1. sol notasının do olduğu, bu sebeple keman öğrenen kişilerin kafasını epey karıştıran; cahil başlangıç düzeyi keman öğrencilerinin sol telini do notasına çekmeye uğraşırken tellerini kopartan müzik türü. yaptım, oradan biliyorum.

    bu müzik türünde 440 hz titreşimli nota la değil, re'dir.
    0müzik türü 
  2. osmanlı döneminde ince saz tabir edilen müzik türüdür. bizans müziğinin mirasçısıdır bu tür. ama çalındığı söylendiği yüzyıllar boyunca osmanlı kültürü tarafından zenginleştirilmiş, farklı bir noktaya taşınmıştır. türk sanat müziği kent ve saraya özgüdür. radyo devrine gelinene kadar anadolu'da pek tanınmamıştır. bu müzik ud, kemençe, kanun, ney, daire, tamburdan oluşan saz takımı eşliğinde söylenen şarkılardır. alaturka müzik olarak da adlandırılır. türk sanat müziği terimi cumhuriyet döneminde kullanılmaya başlamıştır.
    aynı dönemde türk halk müziği diye bir terim de icat edilmiştir ki eskiden kaba saz olarak bilinirmiş.

    türk sanat müziği şarkıcı odaklı bir müzik türüdür. her şarkı onlarca şarkıcı tarafından icra edilebilir. başlangıçta meşk usulü hocadan öğrenciye aktarılan şarkılar ilerleyen dönemde notaya dökülmüştür ve lakin her icracının kendi meşrebince ses oyunlarını katabileceği küçük alanlar vardır. bu nedenle her şarkıcının icrası farklılık gösterir. ona göre sevilir ya da sevilmez. yetmişli yıllarda başlayan arabesk furyası türk sanat müziğine dinleyici kaybettirmiştir. doksanlarda patlayan türkçe pop ile birlikte artık neredeyse tamamen unutulmuş, kıyıda köşede kalmış bir müzik türüdür.
    #150108 laedri | 6 yıl önce (  2 yıl önce)
    0müzik türü 
  3. Çocukluğumu buram buram burnumda tüttüren müzik türü.

    trt spikerlerince hafif müzik diye ifade edilen pop müziğin hızla yükselişte olduğu yıllarda - henüz özel kanallardan star ve show tv'nin olduğu dönemler- babam trt kanallarından başkasını izlemez, evdeyken de bizlere izletmezdi. İçten içe kızardım "bıktım şu dede şarkılarından!" diye. Bilemezdim ki Kendi halimde takılırken, iradem dışında kulağımdan hiç eksik olmayan bu tınıları farketmeden ne çok seveceğimi...

    Ya bayram sabahları: Erkenden kalkılmış, sofrada kahvaltı yapılırken, trt kanallarındaki bol klarnetli oyun havaları; akşamında "eller kınalı, gözler sürmeli" diye devam eden potporiler...

    Sonra sonra ortaokul son sınıfta ve lisede babam sanat müziği konserlerine götürmeye başlamıştı. Bünyeye iyice nüfuz etsin diye olsa gerek -ki amacına da ulaştı.

    Dün gece 'nin radyo programını dinlerken an an her birini yeniden hatırlamak büyük keyifti.

    Uzunca zaman türk sanat müziğinin asırlarca nesilden nesile aktarılarak günümüze nasıl geldiğini merak etmiştim. Sonra bir büyüğümle yaptığım sohbette sebebinin, parçanın bir üstat tarafından, azar azar çalınması ve okunması suretiyle öğrencisine -o talebe derdi- öğretilmesi olduğunu öğrenmiştim. Notanın kullanılmadığı dönemlerde çok önemli bir yöntemmiş.

    Yaklaşık 600 makamın varlığından söz edilen geleneksel türk müziği, inceliği ile ruha dokunan haliyle sonraki, sonraki daha sonraki nesillere de aktarılmalı kesinlikle. Ruha dokunan dedim Çünkü büyüdüğüm şehirde, Osmanlı döneminde bu iş için ayrılmış merkezde - ki bir dönem belediye konservatuvarı olarak değerlendirilmiştir- akıl hastalığı tedavisinde kullanıldığını biliyorum.

    Değişim ve dönüşümün insan hayatında, kültürlerde ve medeniyetlerde kaçınılmaz bir
    olgu olduğunu hepimiz biliyoruz; Gelişimin adımlarından... Bazı değerler var ki olduğu gibi korunmalı. Türk sanat müziği de gelenekleri sınırı içerisinde kalarak bozulmayacak şekilde değişime uğraması gereken kültürel miraslarımızdan. Alt yapısı çok zengin olan bu müziğe genç nesil de mutlaka sahip çıkmalı ve yaşatmalı.
    #187487 esinti | 5 yıl önce
    3müzik türü 
  4. bu topraklardan çıkmış, 'yle kol kola girerek müzikalitenin dibine dibine vurmuş olan nefis müzik türü.

    tsm'yi osmanlı'yı hatırlattığı için son ses açıp dinleyen barzoları bir kenara koyduğunuzda, genellikle hüzün çağrıştıran, gibi kallavi örneklerinin 2-3 kere üst üste dinlenmesi insana bileklerini kesme gücü(?) verebilecek bir müzik bu. '90'lardaki "kederin fon müziği" olma durumu, yeni neslin tsm'yi hayatına hemen hemen hiç sokmamasıyla birlikte yok oldu bence. örümcek ağları masalarının üzerine çıkmak için can atan köhne meyhanelerin basık havasını doldurma kısmı sabit kaldı sadece. bence eskinin arabesk ve fantezicilerinin tsm albümleri yapması, tsm'nin sesinin son 20-30 yılda daha gür duyulmasına yardımcı olurken, tarkan gibi popçuların yaptıkları tsm albümleri bu müziğin çehresini kötü bir tarafa doğru döndürdü: popüler olmanın kofluğu. keko pop ve keko rapin bile bu derleme tsm albümlerinden etkilenmiş olabileceğini düşünüyorum.

    'ı, 'ı, 'ü, 'i, 'yi, 'yi, 'ı, 'yı, 'yı, 'u, 'i, 'ı, 'yı ve tabii ki 'i keşke yeni nesil de geniş çapta saygıyla ansa, dinlese...
    #282244 lake of the hell | 2 yıl önce
    0müzik türü