kitabı ilk kez okuduğumda o kız çocuğuyla aynı yaştaydım. çok etkilenerek okudum. kitap bittiğinde çok sevdiğim bir arkadaşımı kaybetmiş gibi oldum. uzun süre üstümden atamadım o sonun yol açtığı kederi. o kız hep 15 yaşında kaldı, biz kocadık gittik.
anne frank isimli bir yahudi kızın 2. dünya savaşı sırasında tuttuğu güncesinin romanlaştırılması ile ortaya çıkmış kitap.
insanı etkileyen bir eser.
insanların bir radyo haberi ile nasıl umutlandıklarını, yaşamak uğruna nasıl zorluklara göğüs gerebildiklerini, mutlu olmaya çalışışlarını ve bunları "normal" olarak yaptıklarını gördüm ve anlamaya çalıştım ben okurken. hayatta kalma iç güdüsünü bir çocuğun saf kalbi ve sözcükleri ile gördüm. bir ailenin yaşama tutunma mücadelesi, bir ve nicesinin...ne ilk ne de son soykırım olan yahudi soykırımının yaşandığı utanç yüzyılına bir çocuğun bıraktığı yaşamı. eksik kalan yaşamı bu kitap işte.
yaşınız henüz 13, hayattan beklentileriniz arkadaşlarınızla vakit geçirmek, okula gitmek, aşık olmak üzerine kuruluyken, sırf dininizden dolayı bir adam sizin hayatınıza kast ediyor ve hayatınızın son 2 yılını bir çatı katında geçirmek zorunda kalıyorsunuz. düşüncesi bile insanın psikolojisini bozmaya yeterliyken bu zorluğu yaşamak... etkileyici bir kitaptı.