sene 90'lar... internet denen şey yeni duyulmuş ama cidden duyan yok sayılır. dergilerin demo oyun cd'leri vermeye yeni başladığı, oyunların 1.4 megabaylık disketlerde olduğu dönem ilk cd'leri gördüğümüzde herkesin aklından geçen şuydu;
- "oha aq... kaç mb şey alıyo lan bu?! (harddiskler 200-400 mb idi)
- ulan şunu yazan bir makine olsa yazabilsen falan?! dünyayı doldurursun lan içine...
bir kaç yıl sonra çıktı cd yazıcılar! makinede başka iş yapmaya kalksan cd yanardı, dokunamazdın. 2 veya 4 x hızla.
sonra dvd cıktı.
sonra
sene 2019... kimi laptoplarda falan cd sürücüsü bile ortadan kalktı.
oha yaniii...
siyah beyaz televizyon devrini, ilk renkli televizyon devrini...................................................... iphone, internetten online canlı görüşme devrini... aynı hayatta görmüş bir insan için bile çok.
yakında nerdeyse saygısızlık eden ergen pijlere "ben kurtuluş savaşını gördüm pezemenkler!" falan deyip ayar vericem heralde, öyle hissediyom.
74 dk. audio formatında müzik kaydedebilmesinin sebebi, o zamana değin yazılmış aralıksız en uzun eserin dokuzuncu senfoni olmasıymış. ilginç bir bilgi...