19. yüzyılda ortaya çıkan eserler sayesinde günümüzdeki konumdadır. puşkin ve gogol rus edebiyatının en büyük isimleridir, dönemin yazarları onlardan bir hayli etkilenmiştir.
Dünyanın en kaliteli edebiyatçılarının ve kitaplarının bulunduğu kategori; nedense kışın ya da en hüzünlü anlar gibi olmadık zamanlarda okuma isteği gelir, yani bende öyle oluyor
ya yok böyle edebiyat. o nasıl betimlemeler, o nasıl karakter işleyişleri... ah dostoyevski, tolstoy, gogol, puşkin, gonçarov, çehov turgenyev öldürüyorsunuz beni. insan ilişkilerinde kötüyseniz rus edebiyatı okuyunuz. medeniyet görmüş olursunuz. medenileşirsiniz. cidden size çok şey katacaktır bu edebiyat.
lise zamanları... bildiğin, masallardaki gibi şirret bir üvey annem vardı. salona girmek yok, televizyon yok. çük kadar bir odada tıkıl öyle.
bir gün kütüphaneye gittim... baktım karamazov kardeşler yazıyo... dedim ulen daltonlar gibi falan bir şeydir, macera falan kitabıdır. değilmiş.
ancak ben bir bulaştım dostoyevski'ye öyle böyle değil. hemen hemen ne varsa okudum herifin yazdığı. hatta tribe girmiştim ulan bu herifin yazdıkları biterse ne pok yiyeceğim diye. dedim önden kendimi hazırlayayım... turgenyev, tolstoy o bu kim varsa denedim olmadı, aynı tadı bulamadım. tatdan değil alışkanlıktan.
tolstoy'un da geçmişini zikeyim bu arada... gittim harp ve sulh'u aldım kütüphaneden. ooo dedim klasik bu biliyom. başladım okumaya ilk sayfadan...
şu şunun metresi...
şu şunun karısı, şu şunun kocası... 2 sayfa gidiyor öyle, e zaten isimler rus ismi. kafam ambale oldu... "senin girişini yaptığın kitabın aq" dedim içimden, tolstoy maceram ilk günden bitti.
rus edebiyatı iyidir... iyi yönü kimi dramatik olaylar olsa da türk filmi gibi "durun siz kardeşsiniz!" falan gibi dondan çıkar gibi şeylerle karşılaşmazsınız. adam fakirdir fakirliğini hissedersiniz. adam öldürmüştür kaçaktır, kaçaklığını hissedersiniz.
dünyanın en kendine özgü edebiyatlarından biridir, zira I. petro ülkeyi gerçekten kendine özgü bir yere çevirmiştir ve bunun temelini sağlam atmıştır. kültürel anlamda batı-orta avrupa'nın düz taklidi olan bir ülke, kendine özgü herhangi bir kültürel-sanatsal faaliyet koyamazdı ortaya.