1. Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak.

    Örnek kullanım: Bir kadın tarlada doğuruyor, bir kadın hastanede doğuramıyor. (S. F. Abasıyanık)
    #112094 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  2. Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak.

    Örnek kullanım: Bir kıvılcım isyan havası doğuruyor ve zor önlemlerin alınmasına yol açıyor. (A. Kutlu)
    #112095 tdk | 7 yıl önce
    0eylem