-
Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak.
Örnek kullanım: Bir kadın tarlada doğuruyor, bir kadın hastanede doğuramıyor. (S. F. Abasıyanık) -
Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak.
Örnek kullanım: Bir kıvılcım isyan havası doğuruyor ve zor önlemlerin alınmasına yol açıyor. (A. Kutlu)