Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan veya bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, Çingene ahtapotu, vejetasyon.
Örnek kullanım: Yalnız yağ birikintisinden ibaret bir bez, bir nevi ur, hayatı tehdit edecek bir şey değil! (A. Ş. Hisar)
burn the books they've got too many names and psychosis all this incriminating evidence would surely haunt me if someone broke into my house suits in the living room do you realize guys i was born in 1974 we've got someone here to explain your publishing we know how much you love to be in front of audiences hopeful you are schoolbound you are naive you are driven you are take a trip to new york with your guardian and your fake identification when they said "is there something anything you'd like to know young lady?" you said "yes i'd like to know what kind of people i'll be dealing with" precocious you are headstrong you are terrified you are ahead of your time you are don't mind our staring but we're surprised you're not in a far-gone asylum we're surprised you didn't crack up lord knows that we would've we would've liked to have been there but you keep pushing us away resilient you are big time you are ruthless you are precious you are
Sümerlerin en önemli şehirlerinden biriydi. Fırat nehri kıyılarında günümüz basra şehri yakınlarında kurulmuştu. Kalıntıları hala çok canlı olan şehir, akadlar tarafından yağmalanmış ve halk sürgün edilmişti. Şehri kullanmaya devam eden akadların zigguratlara dokunmayıp eklemeler yaptığı düşünülüyor.
tarihte 2 adet ur şehri vardır. sümer şehri olan ur ve şimdiki urfa olan ur. ibrahim mezopotamyadaki ur'dan çıkar harrandaki ur'a bir dönem uğrar. israil/mısır/mezopotamya arkeolojik araştırmalarının geçmişi hepi topu 100-150 yıllık olduğu için bir kısım tarihçi ve çoğu müslüman ibrahim'i harrandaki ur'lu, yani urfalı sanır.