Gönül işlerinde insanın hissiyatını olumsuz yönde etkileyen, Pis bir duygudur.
Geçen yıl, bir kıza aşkı ilan etmiştim, beni türlü bahanelerle reddetmişti, aslında üç aşağı beş yukarı reddedileceğimi biliyordum ama yine de şansımı denemek istedim, ya tutarsa...
Neyse efendim, şimdi bir kız daha var, hoşuma gidiyor, yani olsa fena olmaz, kız'da benden hoşlanıyor sanırım, ya da sanmam. geçen beni acayip kesti, hiç bir kız tarafından bu kadar kesilmemiştim, bakışlarını gördüm ve gözlerini kaçırdı.
Diyeceğim o dur ki, ben bu kıza beni reddetme ihtimaline fazla şans vermesem de yine reddebilme ihtimali var diye açılmıyorum kıza, çok hoş olduysa o açılsın diyorum. Zaten kendisi iş yerimize haftada bir kez gelen iş güvenliği uzmanı... Redderse de biraz üzülürüm, her gördüğümde utanırım, gülesim gelir.
Tanım: yukarıda da dediğim gibi pis bir duygu, insanın ön yargı sahibi olmasını sağlıyor.
bazen çok enteresan bahanelere dayanarak gizlice beyan edilen kavram.
arkadaşlar vasıtasıyla tanışıp konuştuğum bir kız vardı.yine bizi tanıştıran arkadaşlara sebebini anlatarak konuşmayı bitirmişti. sebep şuymuş: "mesajlaşırken bile cümleye büyük harfle başlıyor, mesajlarda virgül falan kullanıyor.ben bu kadar ciddiyet sevmiyorum."
Bazen de reddedilmek büyük atılımların ilk kıvılcımı olabilir. Bunu Türk sinemasında aşık olduğu kişi tarafından beğenilmeyen kadın karakterlerin hırslanıp birer afet-i devrana dönüşmeleri ile klasik bir şekilde örneklendirebiliriz. İşte efendim izleyiciye takriben on saniyede değişim macerası yansıtılır. Kızımız kafasına kitap koyup yürür mesela, kuaföre filan gider, Fransızca bile öğrenir. Sonra bir anda piyuuv. Sözün özü, yeşilçamın bel kemiğini oluşturan bir temadır kendisi. Yeşilçam'ı severiz.
inatla tekrar taarruz için size zaman tanınmasıdır. çökmeyin, pes etmeyin. adam adama oynayın, pres yapın, on saniye kuralını unutmayın. topu kaptırdığın an on saniyede kazanacaksın. kazanamıyor musun? kaybetme. rakibi sakatla. hadi koçlarım göriyim sizi.
genellikle kadınların ''sen çok iyi birisin ama'' cümlesi ile başlayan eylem. bu sözü duyduysanız iş bitmiş demektir gerisini dinlemeseniz bile olur. bundan sonra ne derseniz deyin sonucu değiştirmez. yenilmişsinizdir.. sonrası mı? hayal kırıklığı, yanlızlık, bir müddet için sigara ve alkole yüklenmek, kendini sorgulamaktır.
Merak etmeyin zor da olsa alışacaksınız. Duyduğunuz her müzikte onu hatırlayacaksınız ama vücudunuzdan dikenli bir çiçek çıkarır gibi söküp atacaksınız. Biraz da hayatın gerçeklerini öğrenmiş olacaksınız. Emin olun reddedilmek sandığınız kadar önemli değil, insana asıl koyan yok sayılmak...
faruk vardı bizim, gitmiş plajın en bir içim su kızlarından birine kapılmış. faruk öküz gibi bir adam, hadi erkekte güzellik aranmaz diyelim *, eğitimi temelden sıkıntılı, konuşmayı öğretmemişler, atlamışlar. bu bir ay kendini yedi, ha bugün ha yarın derken "cumartesi kesinlikle konuşuyorum" dedi. kız arabalı ekiple gece şehre inecek, bu dönüşte konuşacak. açılacak, en azından rahatlayacak.
gece yarısına kadar frp oynadık, sigara almaya çıktık, bir baktık faruk park yerinde kızı bekliyor. bekliyor ama önünde belki on kutu bira var. lise zamanları, 10 kutu ne demek! neyse kızı götüren araba yaklaştı, bu yiğidim bi hareketlendi. "dur" falan derken ayağa kalktı, bir adım attı. hörrrr diye pirinçtir, tavuktur ne varsa kustu adam. kafayı kaldırdı, tekrar kustu. kız da yanımıza gelmiş "ne oldu ya faruk iyi mi?" diyor, faruk buna bakıp tekrar kusuyor.
böylece reddedilme korkusundan, işi reddedilmeye getiremedi faruk. üniversitede de var benzer öyküleri ama onlarda ibretlik reddediliyor.