teoman 'ın o albümünden bir parça. sözlerini bilemem ama enstrümantal kısmı harikadır, elektronik çağda yaşıyormuşsunuz hissi verir. bu arada niye reklamlarda kullanılmamış hiç bu şarkı?
herkes gibi olmayan hayaller peşinde yalnızım kelimeler acıtır canımızı
bilmeden, el yordamıyla koşarken dinle artık, duymuyoruz yalama hayaller, sonunda!
dünya, dünya dünya, dünya dünya aslında yanıbaşımızda!
küçük bir itiraf: sözlerini copy-paste yapmadan yazdığım ilk şarkıydı...
üzgünüm bu benim beni böyle sever misin? hatalar yaptıysam beni affedebilir misin? denedim istedim belki buraya ait değilim yaşadım yıprandım ruhumu çok geride bıraktım
dünya beni anlamadın ya dünya herkesi yuttun ama yalnız kaldın sonunda
tek düşman zamanmış tüm ölümler zamansızmış bir varmış bir yokmuş hayat bizi çoktan unutmuş kağıttan hep düşler ağlasak hemen silinirler biz kimiz nerdeyiz sadece gelip geçiciyiz
(ne uzaksın ne yakın ne baştasın ne sondasın bir son var hazır mısın? hazır mısın? hazır mısın? dünya, bir son var dünya, dünya, dünya bir son var, bir son var hazır mısın?)
tanım 1: soyut kavramlardan genelde en can yakıcılarını insan hakimiyeti dolayısıyla barındıran gezegen. sınır sınır bölünmüş kabileleri, toplulukları ve asırlardır bazı kanaat önderlerinin yönlendirmeleri ile adaletsizlik denilen kavramı topraklarına sularına kadar almak zorunda bırakılmış şanssız bir oluşum. doğal birer sınır olan kıta dediğimiz kara parçalarını kendi içinde de onlarca parçaya bölen insanoğlunun gözünü açtığı her yeni günde bir yanda felaketlerin içinde bir cehennem algısıyla yaşayanlar, bir yanda da mutluluktan kırılacak tipler günümüzde çok net ayrışmış durumda.
bir bakıyorsun beyaz insan gördüğü için hüngür hüngür ağlayan bir afrikalı çocuk, bir bakıyorsun dürüstlüğü yüzünden işinden alınan bir insan, bir bakıyorsun iğrenç dizilerin milyon tıklanan fragmanları, bir bakıyorsun neşeden ölecek koreli şarkıcılar, bir bakıyorsun kurnazca hak gasp edenler, bir bakıyorsun umutları katledilen gençler.
falan diye böyle alakasız örnekler 10 dakikada karşınıza çıkabilir. çok farklı dertler var. ama artık çok dert var. adaletsizlik adım adım değil, dekar dekar seviye atlarken spor yap, yoga yap, gençleş, sigarayı bırak, amuda kalk, smoothie içerken traktör sür insanlarından gına geldi. kendisi mutlu ve rahat diye susmayı namus meselesi haline getirmiş tiplerden gına geldi. nereye kadar? ya yalnızca bizim coğrafya falan olsa sorun, gerçekten dünya kendini döndürür bir şekilde. tamam biz boğuluyoruz da, tipini sikmek gereken yanık suratlı amerikalı da az değil. papatya sarısı saçlarının altına ruh dökülmüş isveçli de az değil. gereksiz tüketen her kimse, az değil. yazık gezegene.
tanım 2: teoman'ın da aynı isimli şarkısı. şarkıdan hareketle "yalama hayaller"in vatanı.