1. .

    Örnek kullanım: Sol kolunu yürürken hep kalçasına dayardı. (Ö. Seyfettin)
    #101927 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  2. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak.

    Örnek kullanım: Kürekleri iskeleye dayayarak bütün hızıyla itti. (S. F. Abasıyanık)
    #101928 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  3. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak.

    Örnek kullanım: Mektubu gözüne dayadı. Bıçağı göğsüne dayadı.
    #101929 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  4. , .
    #101930 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  5. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak.
    #101931 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  6. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.

    Örnek kullanım: Tezgâha giden garson, önüme koca bir kadeh rakı dayadı. (O. C. Kaygılı)
    #101932 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  7. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak.
    #101935 tdk | 7 yıl önce
    0eylem