1. .

    Örnek kullanım: Elmayı dörde ayırmak.
    #101908 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  2. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak.

    Örnek kullanım: Çocuklara pastadan biraz ayırdım.
    #101909 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  3. Bir yeri bir engelle bölmek.
    #101910 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  4. Birbirinden uzaklaştırmak.
    #101911 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  5. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
    #101912 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  6. .

    Örnek kullanım: Günün fıkralarından bu kitaba ayırdıklarım pek azdır. (F. R. Atay)
    #101913 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  7. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak.

    Örnek kullanım: Karıyı kocasından ayırmak.
    #101914 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  8. Farklı davranmak, fark gözetmek.

    Örnek kullanım: Çocuklarımın hepsini aynı derecede severim, onları hiç birbirinden ayırır mıyım?
    #101915 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  9. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek.

    Örnek kullanım: Odayı çocuklara ayırmak.
    #101916 tdk | 7 yıl önce
    0eylem