garbi yeli miydin, yavru şahan mıydın
seni bir çağıran mı vardı
durduğun yerde durmazdın
bir kez o işte son kez
işte o asıldığın
korkak değilsin, şuçlu değilsin
başını neden neden başını
bir yana yatırdın
dünya gibi bastıran bir şey mi var
omuzların neden omuzların
kolların taze dal gibi
uzuyor iki yandan toprağa
kaç yüzyılı aştın, kaç ülkeyi geçtin
kurban olaydım boylarına
çocuk çek kaşlarını
onursuz şeyler üstünden
kirpiğin yüzüne düşürme
bütün dünyaya gövdenle
gülümseme öyle
ağıdımı bozacaksın
ölen kişilerin ardından duyulan acıyı, üzüntüyü dile getirmek için söylenen şiirlerdir. türklerde ağıt geleneği çok eskidir. anadolu'nun hemen her yerinde söylenir.
Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
Örnek kullanım: Rahman'ın sazı susmuş, okuduğu ağıt bitmiştir. (Y. K. Karaosmanoğlu)
etnik ritimlere yaptıkları elektro-akustik dokunuşlarla dinleyicileri müziğin büyüleyici evreninde egzotik bir seyahate çıkaran islandman’in 2016 yılında çıkardığı ep’in ismi ve ilk parçası. Ağıt