benim de bizzat spor bakanlığından aldığım pro lisans ile müdahil olduğum spor dalıdır. günümüzde internet üzerinden pek çok şey yapılabiliyor, bu neden olmasın ? sağlık, spordaki temel unsurlardan biri elbet ama, e-spor da keyif ve adrenalin ile psikolojiye iyi geliyor diye düşünüyorum. günümüzde, cs go, dota, lol gibi, hiç de azımsanmayacak kitlelere hitap eden dünya çapında oyun turnuvaları düzenleniyor. bir kere gidip izlenim sahibi olmanızı tavsiye ederim. kültür sadece kitap okuma ile olmuyor.
sağlığa zarar veren tek spordur diyecektim, sonra tour de france'da, olimpiyatlarda, ufc'de, basketbol liglerinde dopingsiz sporcunun mumla arandığını hatırladım.
neyse spor falan değildir, kimse kendini kandırmasın. nüfus müdürlüğünün sims için vatandaşlık numarası vermesi ne kadar absesse, spor bakanlığının buna lisans vermesi de o kadar abestir. bu manzara e-spor spor olduğundan değil, bürokrasinin saçmalamasından, spor dışında oyuncu lisansı dağıtacak yürütme olmamasından kaynaklanıyor.
ha spor olmaması zevkini ya da saygınlığını azaltmaz. maydonozu elma diye yemenin alemi yok, hepsi bu.
öncelikle spor nedir? Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü* e-spor ise bunun bilgisayar oyunlarında yapılanıdır. peki e-spordaki Bedeni veya zihni geliştiren şeyler neler: 1. el göz koordinasyonu: görülen şey ile elin yaptığının birbirine uyması olayı ve fareyi/klavyeyi kullandıkça gelişiyor bu durum. 2. refleks: oyunlarda en önemli şeylerden biri refleks, sırf bunu geliştirmek için e-sporcular farklı fiziksel antrenmanlar yapıyor 3. takım oyunu: şüphesiz ki takım oyununu yapabilmek, iletişim kurabilmek de önemli 4. strateji: oyunu kazandırır. rakibin ne yapacağını/yapabileceğini tahmin etmek, düşünülmesi zor şeyleri düşünmek ve yapmak* bu liste böyle uzar gider ve unutmayın satranç da bir spordur.
bütün sporlar için tdk'nin tanımına uymayan bir durum var; futbol takımında oynayanların hiç biri 'Bedeni geliştirmek amacıyla' yapmadığı gibi, e-sporda da durum aynı.
Sporun sözlük tanımında "beden hareketlerinden" oluşması vardır. Yok efendim takım, strateji, reflex bilmemne sporun ne olduğuna değil, nasıl yapılabileceğine dair mevzulardır.
Eğer "joistiğe basmak beden hareketidir" gibi olmadık bir iddianız yoksa -ki o zaman mesela chatleşmek de spor olsun, aşçılık da- sırf "bilgisayar oyunları göt büyütüyor" fikrine karşı algı yönetimi için seçilmiş kerameti kendinden belli bir ada bakıp "bu spordur" diyemezsin.
işin lisans federasyon kısmına zaten değindim.
Kategorisi konusunda sözlük yönetimi ile de yazıştık, "ilgilisi öyle diyor, biz de diyeceğiz" yaklaşımı olduğu için spor branşı seçiliyor.
açıklama/ ek: Bu işin karşılıklı atışmaya dönmemesi için uzatıyorum. ta 1970'lerden beri toplu bilgisayar oyunları yarışmaları, büyük organizasyonları olmasına rağmen, bu işe "spor" kulpu takmak, obezitenin dünya -ama özellikle amerika- problemi haline gelip buna savaş açılmasına denk geliyor. bundan önce çok yerel, yaygın olmayan kullanımını var.
obeziteye savaştan en fazla darbe yiyen sektörler büyük reklam kampanyaları ile kendini kurtarmaya çalıştı -ve başardı. gida sektörünün desteklediği "şişmanlar da sağlıklı olabilir" "şişmanlığı kabul" gibi sözde solcuları hedef alan kampanyalar bir yana, bir de exergaminglere umdukları pazarı bulamayan oyun firmalarının "canım 11 saat oturup ekrana bakmak da spordur" mesajını inceden veren bu çalışması çıktı.
Bu bilgisayar oyununu sevme meselesi değil, sadece uzun süre oturmanın bile kalp üzerinde sigaraya yakın tahribatı saptanmışken, saatlerce ekrana bakmanın değil suçluluk, bedene yararlı bir şeymiş algısıyla satılması. bu amaçla bilgisayar oynamaya olmadık "spor" payesinin reklamlanması. ve sözlük anlamına dair kategorik bir problem.
bu işle uğraşanlar ya çubuk gibi ince oluyor ya da ayı yavrusu gibi kocaman oluyor. halbuki bunun ofis işlerinden bir gram farkı yok. tamamen kişisel tercih böyle olmaları. başka ülkelerde çok daha az olsa da bizim ülkemizde aşırı yaygın bu. çünkü insanlar kolay para kazanma yolu olarak görüyor e-sporu. oyundan başka hayatları olmuyor. yarın ne yapacaklarına dair bir fikirleri yok. bu ay aldıkları 10 bin lirayı nasıl yiyeceklerini düşünüyorlar. 17-18 yaşındaki biri için bu şartlarda güzel paralar çünkü. sonra yaş oluyor 24-25. artık iyi para kazanılacak yaşı geçmiş oluyorlar. twitch'te yayıncı olmaya başlıyorlar. aklı olanlar da erken yaşta yurt dışına gidip orada en iyisi olmaya uğraşıyor.
www.youtube.com/... yabancı ülkelerdeki gaming houseları videodan görebilirsiniz. trdekiler ise bi' odaya 5 kişi doluşup önlerinde dürüm ayranla oyun oynayıp uyuyup uyanıp tekrar oyun oynuyorlar. yabancılar ise inanılmaz profesyonel.