birinci tekil şahıs iyelik eki. sessiz harfle biten sözcüklerde ulamak için önüne ses uyumu gözetilerek bir sesli harf alır.
o kadar her yerde ve yersiz kullanılıyor ki ayar oluyorum. herşeyi kişinin mülkü haline getirerek işaret eden bu m harfini alfabeden ihraç edesim geliyor. mesela rabbime sordum cleveland dedi. niye senin rabbin annem. yalnızca sana mı ait. atam, ülkem ve benzeri sahiplenmeler de rahatsız ediyor. lan acık da bize bırak. niye hepsi senin oluyor. bir de ekranlarda yemek programları falan var. soğanımı doğruyorum, pirincimi ekliyorum, domatesimi bilmemne yapıyorum. her boka püsüre bir aidiyet eki eklenmesi çok rahatsız ediyor. arabın yağı bol bulunca neresine süreceğini şaşırması gibi bu iyelik belirleyen m herşeyin sonuna eklenmeye başladı. bütün isimlerin sonuna kapak olarak kullanılıyor. bu da dilin azizliği. batı dillerindeki gibi ilgili kelimenin önüne bağımsız bir ek olarak getiren bir dil yapısı olsa bu kadar rahatça kullanılmaz.
1931 yapımı fritz lang filmi. M-Eine Stadt sucht einen Mörder (Bir şehir katilini arıyor).
Dünyanın en underrated filmlerinden birisi bence. Zamanının oldukça ötesinde, övmelere doyamayacağım bir film. Sinemanın mihenk taşlarından biri, Kara filmlerin atası, en iyilerinden olanı, muhteşem bir psikolojik gerilim.
Filmi izlerken akciğer kanseri olmanız işten bile değil. Saçınız başınız tütün kokuyor ama değer.