-
Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer.
Örnek kullanım: Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler. (Y. K. Karaosmanoğlu) hepsini göster
-
Çankırı iline bağlı ilçelerden biri.
hepsini göster
-
Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre.
Örnek kullanım: Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası. hepsini göster
-
Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm.
Örnek kullanım: Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler. (Ö. Seyfettin) hepsini göster
-
Ne uzun ne kısa, midi.
hepsini göster
-
Ne büyük ne küçük, midi.
hepsini göster
-
iyi ile kötü arasındaki durum.
hepsini göster
-
Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece.
Örnek kullanım: Orta ile geçti. hepsini göster
-
Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
hepsini göster
-
Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
hepsini göster
-
Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan.
Örnek kullanım: Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu. (R. H. Karay) hepsini göster
-
iki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat.
hepsini göster
-
Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer.
hepsini göster
-
orantı.
hepsini göster
-
Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş.
Örnek kullanım: Aut çizgisinden nefis bir orta... (H. Taner) hepsini göster
-
Yeniçeri Ocağında tabur.
hepsini göster