1. Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek.

    Örnek kullanım: Kardeşleri çardağın içine, dışına yatakları yayıyorlardı. (N. Cumalı)
    #90352 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  2. Birçok kimseye duyurmak.

    Örnek kullanım: Kıran Bey, çetesinin şöhretini her tarafa yaydı. (R. H. Karay)
    #90353 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  3. Çevreye dağılmasına sebep olmak.

    Örnek kullanım: Sıtmayı çevreye yayan sivrisineklerdir.
    #90354 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  4. Sınırı genişletmek.

    Örnek kullanım: Tozu yaymak. Lekeyi yaymak.
    #90355 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  5. Koyun, inek vb.ni otlatmak.
    #90356 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  6. Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak.
    #90357 tdk | 7 yıl önce
    0eylem 
  7. Işık kaynağı, ışığı kendinden dışarıya doğru çeşitli yönlere göndermek.

    Örnek kullanım: Mumun yaydığı ışık zayıftı.
    #90358 tdk | 7 yıl önce
    0eylem