-
Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek.
Örnek kullanım: Kardeşleri çardağın içine, dışına yatakları yayıyorlardı. (N. Cumalı) hepsini göster
-
Birçok kimseye duyurmak.
Örnek kullanım: Kıran Bey, çetesinin şöhretini her tarafa yaydı. (R. H. Karay) hepsini göster
-
Çevreye dağılmasına sebep olmak.
Örnek kullanım: Sıtmayı çevreye yayan sivrisineklerdir. hepsini göster
-
Sınırı genişletmek.
Örnek kullanım: Tozu yaymak. Lekeyi yaymak. hepsini göster
-
Koyun, inek vb.ni otlatmak.
hepsini göster
-
Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak.
hepsini göster
-
Işık kaynağı, ışığı kendinden dışarıya doğru çeşitli yönlere göndermek.
Örnek kullanım: Mumun yaydığı ışık zayıftı. hepsini göster