1970 İngiltere doğumlu yönetmen. Filmlerinde izlediği sıradışı işleyişle ilk uzun metraj filmi(1998 yılında çektiği following)'nden itibaren adından söz ettiren yönetmen, ilk vurgunu "memento" filmi ile yapmıştır.
Diğer filmleri ise sırayla;
(bkz: insomnia),
(bkz: batman begins)
(bkz: prestige)
(bkz: the dark knight)
(bkz: inception)
(bkz: the dark knight rises)
(bkz: interstellar)
(bkz: dunkirk)
Dipnot; man of steel'de ise yapımcı olarak görüyoruz kendisini.
özellikle DC tarafındaki süper kahraman filmlerinin kaderini değiştiren, son yılların en önemli yönetmeni.
Nolan 'ın kara şövalye üçlemesiyle, kendi içinde tutarlı bir gerçeklik kazanan batman karakteri ve karanlık atmosfer, ardından gelen man of steel, batman v superman ve hatta suicide squade filmlerinde de etkisini sürdüyor. söz konusu değişim, bir zamanlar ang lee 'nin hulk 'u ile marvel tarafında da denenmiş, ancak gişede çuvallayan marvel, işin gidişatını demir adam, örümcek adam vs. serileriyle bambaşka bir yöne çevirmişti.
her ne kadar özellikle suicide squade ile dc 'de sinematik evreninde değişime gitmeye çalışsa da batman v superman sonrası, ben kendi adıma nolan 'ın açtığı yolda ilerlemeye devam etmeye çalışan dc 'yi daha çok sevdim. bu nedenledir ki, çizgi roman uyarlamalarında devrim yaratmış bir yönetmendir benim için.
nolan tarafında ise; inception 'un, tür içinde değerlendirecek olursam en az matrix kadar devrimsel ve eşine az rastlanır bir film olduğun düşünüyorum. interstellar ise, her ne kadar tam olarak anlayamasam da, içimde hala tekrar tekrar izleme isteği uyandıran ve eşi olmayan bir film kendi adıma.
daha 40'larinda olmasindan dolayi genç demek istiyorum kendisine. sinema dunyasinin genc yonetmenleri arasinda en basarili olanlarindan birisidir hic suphesiz.
Sinema camiasinin zeki yönetmenlerinden biri. Her filmi efsanedir. Filmlerini anlayabilmek için bir kaç kez izlemek gerekir. Filmin sonunda seyirciye her zaman wow Dedirtir.
hayal gücü çok gelişmiş bir yönetmendir. sıradışı ve iyi filmler yapar. Adı, filmlerini izlemek için yeterli bir sebeptir ancak sanatsal yönü eksik olduğundan mütevellit benim için "caanım yönetmenlerim" kategorisinde yer almaz. eksiklerini tamamla, öyle gel Nolan'cığım.
danny boyle ve darren aronofsky ile birlikte sanırım son 20 yılda en fazla umut bağladığım yönetmendi. Nolan özellikle kara şövalye üçlemesiyle biraz daha popüler kültür içinde kaldı. Hız kesmeden de inception, interstellar gibi darren aronofsky'ye nazaran daha az ağlak, aksiyon dozu yüksek işlerle yoluna devam etti. Ben açıkçası sunshine, the fountain ve prestige'ı bu üç yönetmenin en özgün filmleri olarak değerlendiriyorum. Bu adamların kendilerine özgü sinema dillerinin en yalın hallerinin, en gösterişli biçimlerinin bu filmlerde olduğunu düşünüyorum. Nolan için gösteriş kısmını çıkarırsak örneğimiz memento olmalı tabi. Danny boyle ise hala bir çırpıda izlenecek filmler yapsa da özgünlüğünü kaybetti diye düşünüyorum, en azından Nolan klasmanında bir özgünlük yok işlerinde. Bu bağlamda, aronofsky'nin şanssızlığı eline kara şövalye gibi kendisini popüler kültürün içine gömecek bir iş çıkmamış olması diye de ekleyebilirim. Nolan'ın şansı da bu oldu biraz.
Biraz dağınık yazdığımı biliyorum, lakin anlatmak istediğim Nolan hem iyi bir yönetmen hem de iyi projeler seçen bir adam. İnception örneğinde olduğu gibi çok iyi bir filmi çok doğru bir zamanda çekti ve kendini en iyiler arasına attı. darren aronofsky ise özellikle the fountain'de böyle bir beklenti yaratmışken beklenen atlamayı yapamadı, Danny boyle zaten başka bir klasmana geçti ve Nolan zirvede biraz yalnız kaldı.
Şimdiyse o zirvede yeni bir ortağı olduğunu düşünüyorum. Proje ve görüntü yönetmeni seçimlerini doğru yapmaya devam ederse popüler sinema zirvesinde o tahtın yeni varisi benim için denis villeneuve'dür. Açıkçası nolan' ın estetik kaygılarıyla aronofsky'nin ağlak derinliğinin bileşkesinin tam da Denis Villeneuve'da buluştuğu kanaatindeyim.
Başlıca Inception, dark knight, interstellar, prestige gibi filmleriyle tanıdığımız, görsel efekt kullanmayı sevmeyen seyirciyi ekranın içine sokabilmek için tırları taklaya getiren oteli şiş kebap gibi döndüren adam Gösterime girecek olan "tenet" filmine neler yapmaz diyerekten baya heyecanlandırdı beni.