hiç buraya dave weckl, volkan öktem cazcıları geçip lombardoları, portnoyları dahil etmeden bir örnek vermek istiyorum. bu videoda gördüğünüz şey davuldur. çalan abiye de genelde hayvan derler. www.youtube.com/...
her müzik aletinin olduğu gibi, kendisinin de çalma yaşı bulunmayan, metal müzik için tartışmasız olarak en önemli enstrüman.
disturbed elemanlarının dahi "abi, baksana bi' şuna" diyerek paylaştıkları godmother of drumming videosu, benim adıma sanırım hayatla ilgili birçok soru işaretine cevap olan bir kaydı içeriyor. hem dorothea taylor'ın özgüveninin müthiş bir seviyede olması hem aslında çalması gayet kolay bir şarkı olan down with the sickness'ın ritmikiğine uygun olarak kameranın bile yer yer sallanması hem de "yaşa bağlı ön yargılar"ın hayatın temel dinamiği olması herhangi bir müzik aletini çalmayla edinilecek hayat tecrübelerinden kat kat fazlası gibi görünüyor ama değil işte.
Enstrümanın icracıları türkçede bu sözcüğü genelde kullanmıyorlar, "davul" ya da "davul seti" diyorlar, neden bilmem. Bizim evdeki gençken "bateri ne ya, pil mi, davuldur o..." derdi mesela, şimdi de bateri, baterist değil, davul, davulcu kullanılır, kanıksandı öyle ama gördüğüm yegane örnek de bu değil üstelik. Kaç davulcu gördüysem hiçbiri istisnasız bu sözcüğü kullanmıyor, ilginç bir bilgi.
Hiç çalmadığım halde basit bazı tempoları çalabileceğimi iddia ediyorum. Bol bol mobile apk'dan çalmıştım davul bir de ritim kulağım fena değildir.
Davulla ya da başlıktaki adıyla bateriyle ilgili genel sorun ritmi bulma vs değil bence
Ritmi devam ettirme. Mesela 4 4lük çalıyonuz diyelim ki kaç dakika düşmeden, şarkı sizin kafanızı karıştırmadan yapabilirsiniz asıl zorluk orda bence.
İyi davulcular zaten drum machine gibidir, herifler başladım mı bozmuyor.
çalana genellikle davulcu denilen, "baterist" kısmı şık dursa da, "götü kalkık müzisyen" havasını oluk oluk akıttığı için tercih edilmeyen; kick lerinden ziyade zil lerine hakim olmanın iyi bir davulcu olabilmek için önemli olduğu, beynini ikiye ayırıp elleri ve ayaklarıyla da aynı ayırmayı yapamayanların çalmak için başına oturmaması gereken müzik aleti. ayrıca evet, onur akça'yı çok severim.
"müzisyenliğe giriş 101" olarak görülüyor çoğu çevrede ama müzikal altyapının bazıdır davul. bu temel olmadan üretilen bütün eserler, başka bir enstrümanın yol göstericiliğini arar durur bence. davulun/baterinin önemi ise, hem sahnede/stüdyoda en arkada yer alıp öne çıkmaya çalışmayacak kadar gürültülü bir enstrüman olmasından hem de zil-kick-trampet çeşitliliğini tek başına içermesinden ileri gelir (sıklıkla trompet diyorum buna halâ ya. snare drum daha çabuk aklıma geliyor) . gene de, davulu içinden çıkardığınız şarkılar sanki "daha düzenli" ilerliyor gibi hissedebilirsiniz. kulak bu, beynin isteğine göre duyduklarını kendiliğinden ayırabiliyor.
davulun mekanik tekdüzeliğine yönelik de çok eleştiri var. bence en tatlılarından biri "can lego play the drums?" videosunda gösterilenler. dev boyuttaki bir lego setinden müthiş davul partisyonları çıkarmak da mümkün işte. o "bateristim ben bebeğim, akşam işin yoksa sevişelim mi?" insancıklarının itici geldiği noktada lego videosunu akla getirmek dimağ temizleyici olarak işlev görebilir.