1. Franz kafka'nın Harika eseri. Diğer adı ile "dönüşüm". İki-üç saate okunabilecek kadar kısa olmasına karşın çok çok etkilidir.

    Bir insanın "uyanınca" böceğe dönüşmesi de sıradan karşılanabiliyormuş meğer.
    #6892 Trafalgar | 8 yıl önce
    0roman 
  2. - sokakta yer alan ın logosunda yer alan hamamböceği silueti ile selam çakılmış kitaptır.

    bir kitaptan fazlasıdır.
    #33517 the ancient one | 8 yıl önce
    0roman 
  3. kitaptan şu metafor da çıkar:

    toplumun üstümüze yüklediği rollerin dışına taştığımız zaman, ailemiz tarafından dahi kabul gör(e)meyen yaratıklarız, böceğiz. ailemiz bile bizi terk etmeyi, hatta daha vahimi öldürmeyi göze alabilir. yalnızlığın dibine kadar ilmek ilmek işlendiği kafka eseridir. yalnızlık demişken
    0roman 

  4. Bu kitapla ilgili okuduğum en hoş açıklama "kendisi mi olmak?" Sorusunda. Evet, cidden dönüşüm, aslında yabancılaştırılmanın sembolik olarak ele alındığı en güzellerinden bir uzun hikaye.

    Birisi bİr sabah böcek olarak uyanır. Değersizdir. İğrençtir. Yine de bir insan gibi düşünebilmektedir. Hissedebilmektedir. Hala kendisidir bu bakımdan.

    Cidden "kendisi mi olmakta?"tır.

    İşte bunu sorgulatır, sorgulatmalıdır.
    #51457 vemvet | 8 yıl önce (  8 yıl önce)
    0roman 
  5. www.kitaphaber.com.tr/...
    #114765 albaykus | 6 yıl önce
    0roman 
  6. kitabın çevirisini yapan ahmet cemal’in can yayınlarındaki baskıda yazmış olduğu sonsözün mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum.

    bir şekilde hayat devinimler şeklinde ilerleyip gidiyor. sabah kalkıyoruz, hayatın bize yüklediği zorunlulukları yapacağımızı bilerek, yapmamız gerektiğini bilerek güne devam ediyoruz.
    yeri geliyor gün içinde diğer insanlarla olan diyaloglarımızda duruma göre silikleşiyoruz, olmamamız gereken kişi oluyoruz.belki doğru olan bu ya da biz bu olduğunu düşünüyoruz. zamanla anlamlar yüklediğimiz değerler farklılaşıyor, kendimize duyduğumuz öz saygımız azalıyor.

    odamızda gördüğümüz yaşamak için debelenen küçük böcekten farkımız kalmıyor. çevrede ne olduğunu biliyoruz, belki geçmişi özlüyoruz fakat o ince kara bacaklar yüzünden harekete geçemiyoruz.

    insanların bizi anlaması gerektiğini düşünüyoruz fakat konuştuğumuzda farklı hırıltılar dinletiyoruz insanlara.
    yaşamamız için bize yemek veriyorlar, fakat alıştığımız dört duvarı değiştirmeye de dünden razılar.
    hayatlarından bir şekilde çıktığınızda anlık vicdan azabı dışında bir etki yaratmıyorsunuz. yok olmanızla kalıyorsunuz, dünyadan gelip geçen herhangi bir böcekten birisi olarak...

    franz kafka’nın eseri. türkiye’de dönüşüm ve değişim adlarıyla çeşitli yayınevlerinde yayımlanmıştır.
    1986 yılında can yayınlarında ilk baskısı yayımlanmış.
    ahmet cemal’in çevirisiyle can yayınlarından yayımlanmış hali mevcuttur. ahmet cemal, çeviriyle ilgili yazısında tezer özlü’nün kafka sevgisinden bahsetmiş, erdal öz’ü de anmıştır. güzel bir çeviridir.
    --- spoiler ---

    franz kafka’nın dönüşüm’le ilgili nişanlısı felice bauer’e yazmış olduğu mektuplardan biri:
    “ağla sevgilim, çünkü ağlamanın zamanıdır şimdi! küçük öykümün kahramanı bir süre önce öldü. eğer bir teselli olacaksa senin için, o zaman bil ki yeterince huzurlu ve herkesle barışık olarak öldü.

    --- spoiler ---
    #123284 lou minevra | 6 yıl önce
    0roman 
  7. 'nın fantastik tarzda, felsefi düşüncelerle yoğrulmuş, dünya klasiği eseridir.

    Kitabı bilinirliğinden farklı yorumlamak istiyorum. "Bana göre" isimli penceremden kitabın sayfalarına bakmak istiyorum. İstiyorum ama bunu siz istiyor musunuz? Gregor Samsa'nın istediklerini ailesi istiyor mu peki?

    Üzerinde yaşadığımız dünyaya gözlerimizi açtığımızda adına "yaşam" denilen bir olguyla tanışırız. Ve yaşam başladığı an ölüm başlar. Ölüm kısa bir olay değil, aksine bir olgudur. "İnsan, doğduğu andan itibaren ölmeye başlar." İnsanlar, yaşamın sadece kendilerine ait olduğunu düşünürler, en azından bunu akıllarından bir kez bile olsa geçirmişlerdir. Ben seçilmiş kişi miyim, benim diğer insanların üzerinde olan konumum ve bir gün ortaya çıkacak bir özelliğim mi var, insanlar benim yaşamım için yaratılmış birer figüran mı, tek gerçeklik ben miyim gibi bir takım sorularla hangimiz zihnimizi yormadık? Sonunda yaşadığımız olaylar biz insanların sistemin bize eklediği ya da bizden aldığı yanlarımız dışında aynıyız. Hepimizin düşünce yapısı aynı, sadece bunu yorumlama şeklimiz farklı. (mı?)

    Gelmek istediğim nokta basit. İçerisine doğduğumuz toplum bize şartlar, sebepler ve sonuçlar sunuyor. Bunu yaparsan şunu kazanırsın ve kazanmanı sağlayan sebep tam olarak benim sunduğum koşuldu. Sistem bu cümleyi yerleştirir zihnimize. Biz bunu bilerek yahut bilmeyerek bu sistemin bir parçası haline geliriz. Yaşayarak, nefes alarak sistemi yaşatırız. Gregor Samsa'da bunu yapanlardandı ama belki de bir gün bunun farkına varıp değişmeyi seçti. Bana göre, sistemin bir parçası olmamayı...

    Gregor Samsa, sizce neden şaşırmadı? Bir gün uyandığında bir böcek olduğuna şaşırmayıp yatağında düz durabilmeye çalışmakla, bedenini tanımakla neden uğraştı; neden "nasıl" sorusunu sormadı? Hatta ailesi bile "nasıl" sorusunu sormadı, öyle değil mi? Bu bir soyutlama olduğundan gerçekliğini tartışmaya gerek yok fakat duygular neden "nasıl" sorusundan uzak durdu ki?

    Gregor Samsa, toplumun ondan istediklerinin farkındaydı. Ailesinin ondan istediklerinin farkındaydı. Ancak, artık yetemiyordu. Sistem Gregor'u kullanmıştı ve Gregor Samsa buna artık bir dur demeliydi. Farklılaştı, dönüştü. Kendi gözünde ideal olana dönüştü belki de, işte bu yüzden "nasıl" sorusunu kendisine sormadı yahut gece uyumadan sabah uyandığında dönüşmüş olacağının farkındaydı. Gregor bir böcek olarak görmüyordu kendini, tam olarak ailesinin ona baktığı, toplumun ona baktığı gözle bakıyordu kendisine. Topluma göre Gregor Samsa dışlanmalıydı, pis ve kirli, korkunç görünümlüydü; çünkü o toplumun istediklerini istememeyi seçmişti. Farklılaşmış, dönüşmüştü. Farklı insanlar sevilmezdi, insan yerine koyulmazdı, onlara bir böcek olarak bakılırdı.

    Gregor'un geçmişteki anılarının yavaş yavaş silinmesi, kendini değersiz hissetmeye başlaması, küçücük seslerden irkilmesi, kendinden çok ailesini düşünüyor olması, kardeşinin keman çalışına hayran kalıp onu konservatuvara göndermeye kararlı oluşu, üç kiracı beye karşı düşünceleri... Bunların her biri bir insanın topluma olan inancını sergiliyor, bağlılığını sergiliyor. Modern toplumda aykırı insanın yaşayacaklarına değiniyor. Eğer aykırı insan olmayı seçerseniz görmekte güçlük çekersiniz çünkü insanların, toplumun görülmeye değer olmadığına şartlandırırsınız kendinizi; kendinize dönüp düşüncelere dalarsınız. Zihinsel görünüz güçlenir. Aykırı insan olursanız insanlar size hayvan gözüyle bakarlar. Aykırı insan olursanız sistem sizi öldürür. Ve eğer aykırı insan olmazsanız sistem sizi yavaş yavaş öldürür.

    Bana göre, başta değinmiş olduğum ölümün bir olgu olduğu meselesi burada çözümleniyor. Toplumdan, aileden vb. kurumlardam uzaklaştığınızda ve kendinize dönüp aykırı, bireyci bir kişiliğe büründüğünüzde ölümü bir olgu olmaktan çıkarıyorsunuz. Düşünceleriniz basitleşiyor, mutluluğu basitlikte arıyorsunuz ama basitlikler bile zorlaşıyor. Ölüm olay halini alıyor. Gözlerinizi kapatıp ölüyorsunuz. Aykırı bir insana dönüştüğünüz vakitle ölüm anınız arasında Gregor'un baktığı pencereden bakıyor ve gördüklerinizin yavaş yavaş silindiğine şahit oluyorsunuz. Yaşıyorsunuz, farkında olarak. Ancak, aykırı bir insan değilseniz sistemin bir parçası olarak her saniye ölmektesiniz.

    Uzatmayayım, çok başka bir pencereden yaklaşmak istedim; soyut bir dünyada bir böceğe dönüşmenin aslında insan zihninde olan bir dönüşümün betimlemesi olduğunun farkında olarak...

    Dönüşüp, yaşayarak ölmek dileğiyle.

    bu yazı 1000kitap.com sitesinde tarafımca paylaşılmıştır.
    #132544 laranja | 6 yıl önce
    0roman 
  8. nın yazdığı bir eser.
    "Samsa bir sabah uyandığında yatakta kendini kocaman bir böcek olarak gördü."
    Eserlerinde genellikle kendi yaşantısını anlatıyor yazar. Bu eserde ailesine değinmiş.
    #156271 mental seyyah | 6 yıl önce
    0roman 
  9. Franz Kafka'nın öyküsü, genç bir adamın bir böceğe dönüşmesi gibi saçma bir temaya sahip olmasına rağmen verdiği mesajlarla 1916 yılından bu yana beğeni kazanmış bir eser.

    Hikaye kahramanımız gregor'un, yaşadığı ani, dehşet verici dönüşümünü sorgulamasından çok ekonomik durumu için endişelendiği ailesinin yeni görünüşü için verdiği tepkilerle başetmek zorunda kalmasını konu alıyor. Gerçek dönüşümü yaşayan gregor değil aslında ailesi.

    Kafka, öyküsü ile geleneksel toplumda yaşamın anlamı olarak atfedilen başarı, sosyal konum hatta fiziksel görünüm (güzel/çirkin) gibi niteliklerin ne kadar anlamsız olduğunu gösteriyor. Sahip olduklarımızı hiç kaybetmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Oysa ani ve kalıcı bir değişim, uğruna yaşadığımız bir çok sosyal değeri bir anda yok edebiliyor.

    Her türlü fiziksel anormalliği sembolize eden Gregor'un dönüşümü, günlük hayatımızın tüm varsayımlarını sorgulatıyor: bir zamanlar sosyal çevremizce kabul edilebilir durumdayken yaşadığımız/yaşayacağımız ani değişimle kendimiz olmaktan mı çıkıyoruz? O eski görünüşe sahipken kendimiz değil miydik?

    Hayatta göründüğünden daha fazlası var. Gregor bir böcek olarak uyandığında, onun kimliği değişmemişti. Halen işe gidip para kazanmanın yollarını arıyordu. Ailesinin refahından kendisini sorumlu tutuyordu. Gregor özünden kaybetmemiş olsa da görünümünün bir sonucu olarak insanların ona karşı olan tutumlarının değişmesi kalbini değişmeye başlamıştı. Zamanla Gregor Samsa'yı öldüren şey; böcek olarak yaşadığı fiziksel tecrübesi değil, Bu ani dönüşüm sonucunda insanların ona karşı zulmü oldu.
    #156905 esinti | 6 yıl önce
    0roman 
  10. Bütün metaforları bir yana doğrudan böcek olarak okusanız bile sizi üzecek belki de depresyona sokacak bir yapısı var.
    Aklıma niyeyse hep türcülük de geldi. Bir böceğin ölümünü niyeyse kimse umursamıyor.

    Memeli ırkçılığı herhalde.
    0roman 
  11. böceğe dönüşen bir insanın hikayesini anlatan kafka romanı.

    romanın kısa özeti şudur: geleneksel işlevlerinizi yitirirseniz en yakınlarınız tarafından bile kurtulunması gereken bir böcek olarak görülürsünüz.

    tamam mesaj güzel ama zaten herkesin bildiği açık birşey bu. bunu anlatmak için böcek metaforu falan çok şey, ne bileyim... bence pek iyi bir roman değil.


    #185095 little thirty | 5 yıl önce
    0roman 
  12. hizliresim.com/...
    #187479 merakli sirin | 5 yıl önce
    0roman 
  13. kafka'nın öyküsüdür. insanın mutlu olduğu zamanlarda değil, aksine sorguladığı, düşündüğü ve hatta biraz iç huzursuzluğu yaşadığı bir dönemde okuması, gregor samsa'yı ve dolayısıyla da kafka'yı bir nebze olsun daha kolay anlamasına neden olacaktır.

    -- spoiler --

    samsa ailesi çok da yabancı olmadığımız bireylerden oluşuyor. yaşlı (ki bu daha çok kendini öyle olduğuna inandırdığı için geçerli bir durum) bir baba, hasta (yine babayla aynı psikolojiyi yaşayan) bir anne, dışarıdaki dünyadan pek haberi olmayan ve kendi soyutlanmış dünyasında bundan memnun olan bir genç kız, ailenin maddi bütün yükünü tek başına taşıyan genç bir adam.

    gregor samsa'nın uyandığında böceğe dönüştüğüne şaşırmak yerine, bu yeni duruma bir an önce alışmaya ve hemen işe gitmeye çalışması, eğer işe gidemezse müdür bey'in, gregor'un pek de arkadaş sahibi olmadığı iş yerindeki varlığını tehdit edeceğini ve bu durumun ailesi üzerindeki kötü etkisini düşünmesi, başlı başına sorumluluklarının altında nasıl ezildiğinin kanıtı aslında.

    müdür kapıya dayandığı zaman annesinin gregor'un asosyalliğini anlatıp, müdüre övmeye çalışması aslında gregor'un tam da kendisinden beklenenleri yapan, bunun dışında kendisi için hiçbir çabası olmayan, tam toplumun istediği bir birey olduğunun mesajıdır.

    gregor ise bütün bunlara rağmen kendi olduğu zaman, bugüne kadar yaptığı her şey bir anda koca bir hiçe dönüştü ve gözlerde böcekten farksızdı artık. ailesinin ilk başlarda umudunu kesmemesi bence tamamen kendi vicdanlarını rahatlatma çabasıydı. zaten aile bireyleri işe başlayıp, maddi açıdan artık gregor'a ihtiyaçları kalmadıkça, o ilk zamanlar acı duydukları böcek artık mide bulandıran hale geldi. ki bunu özellikle kız kardeşin işe başlayıp, dış dünyada yer almasıyla artan özgüveniyle de gayet net anlıyoruz. acımasız olan babanın bile gregor'u terk etmeye cesareti yokken kız kardeşin kendi başkalaşımını yaşayıp, çıkarları uğruna her şeyi yapmaya hazır birine dönüşmesi tam da toplumun istediği insan profiline ulaştığının göstergesi. ayrıca aile bireylerinin zorda kaldığında aslında para kazanabilmek için fedakarlıkta bulunması, gregor'u kendi rahatları için kullandıklarının rahatsız edici bir örneği.

    sonu zaten insanın içinde boşlukla kalmasına neden oluyor. kendisi olan birinin, hayatının her anında düşündüğü ve uğrunda çabaladığı insanlar tarafından yalnızlık içinde ölüme terk edilmesi kelimelerle anlatılacak his değil. sonrasında cansız bedenine bakarken, üzülmek yerine içten içe rahatlamaları ve hemen yeni bir hayat planlaması yapmaları ise insanoğlu bencilliğinin en uç boyutlarından.

    -- spoiler --


    kitap, kafka'nın mektuplarında yer verdiği kapak tasarımıyla (hani şu anne, baba ve kız kardeşin aydınlık odada, yanda da karanlık ve kapısı açık oda tarifi) basılsa bence daha etkileyici olurdu.

    ve son olarak aslında çevirmen ahmet cemal çok güzel özetlemiş. "kafka’nın gerçekte hemen tüm eserlerinde var olan gülmece öğesi, burada da eksik değildir: çünkü burada sözü edilen ‘hayvan’, asıl ya da olması gereken insandır!

    birey olmasını başaranlara düşman kesilen son toplumlar ve bu toplumların en güçlü temeli olan, çocuklarının hep iyiliğini, gerçekte ise sürekli köleliğini isteyen son aile yapıları yeryüzünden silinene değin, kafka’nın dönüşüm’ü geçerliliğini ve güncelliğini koruyacaktır."
    #200822 motosikletli kiz | 4 yıl önce
    0roman 
  14. kitapta konu edilen dönüşüm; asıl karakterimiz olan gregor samsa'nın böceğe dönüşmesinin yanında, çevresinin ve ailesinin de kişiliklerindeki dönüşümü ayrıntılarıyla işlemiştir.
    ithaki yayınlarından çıkan kafka nabakov dönüşüm dersiyle "dönüşüm" baskısını alırsanız, kitabın sonunda ekstra bir bölümle karşılaşırsınız. bu bölümde nabokov'un dönüşümle ilgili yaptığı romanın geçtiği ev ve odanın çizimlerini; aynı zamanda çok tartışılan böceğin çizimlerini de görmüş olursunuz. bu açıklama kısmı kitabı okurken kaçırdığınız birçok ayrıntıyı da fark etmenizi sağlar.
    henüz okumamış olanlara veya tekrar okumak isteyenlere tavsiye edilir.
    #235803 bi cay kap gel | 4 yıl önce
    0roman