triko makineleri yaygınlaşmadan önce bütün anneler örgü bilirdi. hırkalar, kazaklar, süveterler, yelekler, kaşkollar, şallar, anne yeterince becerikliyse nakışlı çoraplar hepsi evde örülürdü. bitsin de giyelim diye heyecanla beklerdik. örnekler alınıp verilir, çileler yumak yumak sarılırdı. insanların ekran karşısında mal mal abur cubur tüketip obezleşmek yerine bir şeyler ürettiği zamanlardı. şimdi örgü örmek varoşluk sayılıyor. hem de oturduğu yerden yalnızca tüketen varoş insanları tarafından. ben çalışan ele, elin ürettiğine saygı duyarım. keşke birileri bir şeyler örse, herkesin üstünde bir örnek şeyler yerine özgün bir şeyler görsek.