yaşanmış ya da yaşanabilecek olayların zamana ve kişiye bağlanarak anlatıldığı uzun yapıtlar. (bu demek değil ki olağanüstülükler romanda yer bulmaz.)
bu türün ilk örneği rönesans dönemi sanatçılarından rabelais'in "gargaunta" adlı yapıtıdır. modern roman dediğimiz türün ilk örneği de cervantes'in "don kişot" adlı eseridir. bu eserin orijinal adı: el ingenioso hidalgo don quijote de la mancha
Kabaca uzun öyküler diyebileceğimiz yazılı edebiyat örneklerinidir. Romanlar aracılığıyla dünyayı gezebilirsin, yeni insanlar tanıyabilirsin veya kendinle tanışabilirsin. Televizyon izlemekten daha eğlenceli ve faydalı bir aktivitedir.
insanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî tür.
gördüğünüz romanları hint filmlerindeki mahalle halinde dans edenlere benziyor lan bunlar diye benzettiğiniz olmuştur. hatta yazacağım şeye vizonteledeki deli emin gibi "şerreffsizim aklıma geldiydi!" de diyen çıkacaktır.
hani derler ya hellenistik dönem, kültür kaynayması vs. o durduk yere çıkmadı. iskender her tarafa boydan boya yollar yaptırdı. ve yola başlarken de hindistan taraflarından ve ordaki hintlileri köle olarak yol çalışmalarında kullanarak başladı. adam yol yapa yapa ta hindistan'dan oraya buraya gelip dağıldılar. eh kölelerle pek evlenmek istemeyince de kendi aralarında soy sürdürdü gariplerim ırkları bozulmadı. bizim antep'te aptal dedikleri davul zurna işlerine bakanlar da aynıdır. bu arada kimse "yok aptal değil abdal falan" laflarına girmesin, delikanlı olsun. aptallar derken kimsenin aklına bunlar gerizekalı, salak diye gelmez ama kimsenin ağzından da abdal sesi çıkmaz... neyse.
genelde çingene veya kıpti olarak bilinen etnik gruba (bkz: romanlar) ait kişi ve bu grubun kendileri tarafından da kabul gören adlarıdır.
avrupa'da yoğun olarak ortaya çıkışları 9. - 10. yüzyıllar gibi olduğundan, büyük iskender veya romalılarla bir bağlantıları olmadıklarını da ifade etmek gerekir.