1. (bkz: )
    #85758 laedri | 7 yıl önce
    0şehir 
  2. ismini yunanca "polis" (şehir) kelimesinden almış olan şehir. eskiden klaudiopolis imiş buranın ismi.

    bir diğer bolulu yerleşim birimi olan safranbolu'da da "polis" etkisi var evet.

    (bkz: )

    0şehir 
  3. ankara ile istanbul arası güzergahın ortalarına doğru yer alan, karadeniz bölgesi sınırları içerisinde yer alan ancak halk yaşayış ve özelliklerine göre batı tarafına doğru marmara ve doğu tarafına göre iç anadolu bölgelerini andıran şirin bir şehirdir. yedigöller, abant ve gölcük göllerini barındırmaktadır. adını sıkça duyabilirsiniz ancak kendisinin kent merkezinin nüfusu 200 bin kadar olup, küçük bir istanbul ilçesi kadardır. kentin büyük geçim kaynakları; tavukçuluk, sanayi ve öğrenci şehri olmasıdır. hane başı gelirde bazı yıllar 1. sıraya oturmaktadır bolu şehri.
    #184282 dsaqwe | 5 yıl önce
    0şehir 
  4. diye oraya özgü bi' çikolatası varmış. Krokanlı, bol fındık, fıstıklı, bademli falan. Ben krokan sevmediğim için herhalde, pek beğendiğimi söyleyemem.

    Ayrıca bolçiyi diğer çikiloplardan ayırt edecek bir alametifarikasını da göremedim ben. bolu dağlarında yetişen kakao çekirdeklerinden üretiliyor olsaydı belki severdim, Bilmiyorum. Yöreye has bir özellik bulamadım. belki krokanını abanttan çıkartıyor olabilirler, bak onu hiç araştırmadım.
    #184286 petra von kant | 5 yıl önce
    0şehir 
  5. ankara ile istanbul arasında yer alan, sessiz sakin ve nüfusunun çoğu şehirle karşılaştırıldığında az olduğu canım memleketim. ayrıca çoğu kişinin bileceği üzere birçok doğal güzelliği vardır. göllerden tutun, travertenlere kadar aklınıza ne gelirse bulunuyor.
    (bkz: ), (bkz: ), (bkz: ) daha fazla saymak isterdim ama o kadar fazla doğal güzelliği var ki, dağları tamamen ormanlarla kaplı. çoğu yaylası dümdüz, alabildiğine geniştir. ortasında da gölet bulundurur. balık tutmak ve kamp yapmak için idealdir. kendisi her ne kadar şu an için mümkün olmasa da ileride yaşamak isteyeceğim türkiye'deki tek yerdir.

    ayrıca bolu ile ilgili bir ayrıntı vermek isterim. suyu çoğu insan kökez adı verilen şehrin neredeyse her noktasında bulunan çeşmelerden içer. evlere de kökez bidonlarını dışarıdan doldurup getirirler. yani kökez hariç pek su içmezler. hatta kökezden yapılmayan çay kahve bile içilmez. çeşmelerin başında mercedes arabasının bagajını açıp ellerinde bidonla bekleyen insan da görürsünüz, şahin'in bagajına su bidonlarını doldurmuş insan da. yani tüm herkesin ortak noktasıdır bolu'da kökez. kökez suyu kaynak suyu olup, içimi yumuşaktır. kireç oranı düşük olduğundan çok güzel çay demlenir. insanın içtikçe içesi gelir özellikle yaz mevsiminde. soğuk soğuk el yüz yıkanır, insanı kendine getirir, ferahlatır.
    #198169 sirius | 4 yıl önce
    0şehir 
  6. dinlenme tesislerinin soğukluğu ile nam salmış illerimizden biri.

    yazın en sıcak günlerinde bile, geceleri verilen otobüs molalarında dişleriniz birbirine vura vura tuvalete gidersiniz bu şehirde. telefonla sevdiklerinizi aradıysanız eğer, sesiniz titrer, eliniz uyuşur soğuktan. ''şu,şu,şu,şu ann -huuuuğ- bo bo bo boludayız. he he ta ta tamam gi gi gi gidince a a ararımm'' diyerek konuştuğum günler geliyor aklıma... ne hikmetse otobüse döndüğünüzde o soğuk hava camların ardında, şehrin içinde kalmış gibi hissedersiniz. biraz evvel motor sesinden ya da çocuk ağlamasından uyuyamadığınız o otobüs, artık sıcacık bir yuva oluvermiştir. yol kenarında yanan ışıklar varsa ''Allah kolaylık versin, adamlar kutuplarda yaşıyormuş'' der, yavaştan uykuya dalarsınız...

    (bkz: )

    (bkz: )
    #226140 laz ziya | 4 yıl önce
    0şehir