kişilerin yaşı kaç olursa olsun bağımsız birey olamaması nedeniyle çok sayıda insanın başına gelen hal. bağımsız değilsin, ailene aitsin. evlat olarak, kardeş olarak, torun olarak onların mülküsün. onların gerçekleşmemiş hayallerini gerçekleştirmek gibi bir misyonun var. kültürümüz ne yazık ki çocuklarını yalnızca beden olarak büyütüyor. duygusal olarak büyümüyor insanlar. bağımsızlaşamıyor, birey olamıyor. yetişkin insanları anneleri babaları evlendiriyor mesela. evlendiriyor derken eş bulmayı kastetmiyorum. iş güç sahibi yetişkin insanlar evlenirken onu kız tarafı alır, bunu erkek tarafı alır diye evlerinin kurulmasını ailelerinin yardımıyla gerçekleştirmeyi normal karşılıyor. hatta kendi yağıyla kavrulmaya çalışan garipseniyor. evlenmek istediğin kişiyi kendin bulsan bile bir aile büyüğün gidiyor, karşı tarafın aile büyüğünden kız istiyor. onlar da veriyor. hatta bazen vermiyor da. kararını onaylatmanı bekliyor sistem. vesayet altındasın. evlendikten sonra da kendine ait bir hayatın olamıyor. her iki taraf da evine kendi paranla alacağın düdüklü tencerenin bile markasına karışmayı hak görüyor. anneler babalar hayatta olduğu sürece çocuk statüsü kalkmıyor insanın üstünden. ailenin birey üstündeki mutlak iktidarını zayıflatacak bir eş her zaman dışa vurulmasa da, inkar edilse de, hatta hadi artık evlilik zamanın geldi diyerek aile tarafından kişiye itelendiyse bile bu sistemde bir oyunbozan, bir öteki olarak görülüyor. bu nedenle bağımsızlaşamayan her birey eş ve aile arasında sıkışıyor.
Gençlere tavsiyem; kararlıysanız, "evlenmek istediğim kişiyi buldum" diyorsanız, seviyor ve güveniyorsanız her kararı sadece 2 kişi alın. Anne babayı işe karıştırmayın. Tabiki büyükleri hiçe saymamak, onların tecrübelerinden faydalanmak lazım ama günün sonunda her birey kendi kararını yanlış da olsa kendi verebilmeli. İki tarafın da ailelerini kendisinin idare etmesi ve eşine yansıtmaması en doğrusu. Her zaman olmuyor tabi bu ama dengeyi iyi kurmak lazım. arada laf taşımak dengeleri ve idare etme işini bozuyor. aileniz size eşiniz/nişanlınız hakkında ne söylerse söylesin bunu karşı tarafa yansıtmamak lazım. siz eşinizi tanıyorsunuz, seviyorsunuz. aileler henüz birbirini iyi tanımıyor. o yüzden herkes her hareketi, her sözü yanlış anlamaya müsait. bunu göz önünde bulundurun. eşinizle aranıza kimseyi sokmayın. bitti, bu kadar. mersi
bir insan "aile ile eş arasında" diyor, artık asıl ailesinin eşi olduğunu kabul etmiyorsa evlenmesin zaten.
ev içine ev sokmayın, evinizi kurun. başka türlüsü çeşit çeşit hasta üretiyor. başımda iki tane var. uzun süre de "cicişim camışım" frpsi oynayıp durumu kendilerine itiraf edemiyorlar.