10-11. yüzyıllarda yaşamış İranlı ünlü şairlerden biridir. Etnik kimliği konusunda farklı görüşler olmasına rağmen Eserlerinin tamamını Kürtçenin lori lehçesi ile oluşturmuş olan baba tahir, sufi geleneğiyle eserler vermiştir. Az sayıda konuşanı bulunan lori lehçesini tercih etme sebebini ise herhangi bir medrese eğitimi almamasına bağlanmaktadır. Eğitim almadığı düşünülen baba tahir’in bu durumunun yazdığı şiirlerin diline de yansımasına sebep olup halkın anlayabileceği bir dil kullanmasına yol açarak samimiyetin şiire iyice yansımasına ve halkın gönlüne daha kolay girmesine olanak sağlamıştır. Şiirlerinin ana temasını dünya malının terk edilmesi, mutlak itaat ve gerçek aşka kalpten bağlılık ile insanların motive edilebileceği üzerine oluşturmuştur.
Yaşam tarzı olarak onda ilkel sosyalizmin izlerine rastlamak mümkündür. yaşadığı coğrafyada daha önce zerdüştilerin –ki şiirlerinden Zerdüşt inancına bağlı olduğu rahatlıkla çıkarılabilir- etkisi ile karma bir felsefe oluşturarak özel mülkiyeti tamamen reddedip ortak mülkiyeti övmüştür. Zaten yaşadığı sürece varlığının tamamının sadece üstünde bulunanlar olduğu ve bu şekilde yersiz yurtsuz gezerek ömrünü tamamlamasıyla üryan lakabını almıştır. Bu, ondaki özel mülkiyete karşı açılan bir isyan bayrağı olarak değerlendirilebilir.