1. bilinen adıyla "latîfe uşaklı", mustafa kemal atatürk'ün 29 ocak 1923 - 5 ağustos 1925 tarihleri arasında 2.5 yıl evli kaldığı eşidir.

    #71215 kerem | 7 yıl önce
    0tanınmış kişi 
  2. 1898 İzmir doğumlu latife hanım, Fransızca, Almanca, ingilizce ve İspanyolca biliyordu. İzmir'in kurtuluşunun akabinde evlerini karargah olarak kullanan 'le tanışma fırsatı bulmuş, yabacı gazetelerin çevirisi konusunda bir nevi sekreterlik yapmıştır. Amerikan kız koleji mezunu latife hanım, Londra'da dil eğitimi almış, 'nde siyaset ve hukuk eğitimi almıştır. Çok iyi at binen, silah kullanmayı ve piyano çalmayı bilen çok yönlü bir kadındı.
    Tüm o savaş ortamında bile Kelimelere, edebiyata meraklı olan mız, şaka, güldürü anlamına gelen isminden ziyade sevdiği kadına güzel, hoş anlamına gelen demeyi tercih etmiştir.
    'ın ölümünün ardından çok üzülen Atatürk bir gün 'a yanlışlıkla diyerek hitap edince zaten sıkıntılı ilerleyen evlilik hayatları boşanma sürecine girmiştir.

    Kaynak : www.indyturk.com/...
    #234866 tuhaf | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    4tanınmış kişi 
  3. Atatürk hakkındaki anılarda sıkça olumsuz anılan kişi.

    özellikle 'ın yayınladığı 'un notlarında Latife Hanım, misafirlerin yanında kocasını azarlayan, olur olmaz şeyleri kıskanan, kocası tam önemli bir sohbete dalmışken "Kemal geç oldu, yatağa" diye konuyu bölen, çoğunlukla bu lafla sofradan kalkmayan Atatürk'ün üst katındaki odada yüksek topuklularıyla tepinerek onu rahatsız eden, bu topuk sesleri yüzünden sonunda Atatürk'e "efendiler hayatta yaptığım en büyük hata evlenmektir" dedirtmiş sert bir kadın olarak sunulur.

    Diğer yandan, kocasını önemli ziyaretlerde yalnız bırakmayan, çarşaf giyse de yüzünü kapatmayan (çarşafı da bildiğimiz kara çarşaf degil, daha havalı bir şey), kocasıyla beraber konuk ağırlayıp yabancı erkeklerle aynı masaya oturan, hatta o dönemki terbiyenin aksine kocasına doğrudan ismiyle hitap eden bir kadın olarak çok yadırganmış, hakkında ağır küfürler edilmiştir. Özellikle Yunan kaynaklı bir propaganda için bkz:

    www.tahtapod.com/...
    Hamiş: Jean'ın uyarısıyla ölü link düzeltilmiştir.
    #234889 bir gocmen | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    2tanınmış kişi 
  4. latife hanım atatürk olduğu kadar cumhuriyet tarihi için önemli bir figürdür. öncelikle latife hanım, nüfusta geçen adıyla 'dır. soyadı ailesinden gelir. mensubu olduğu ailenin önemi büyüktür çünkü bu evliliğin tesadüfi olmadığını yazının ilerleyen bölümlerinde göreceksiniz.

    mustafa kemal'in ilk evlenmek istediği aslında lerin kızı güzin'dir. da alelade birisi değildir tabi. bu iddianın kaynağı da tevfik rüştü olarak gösteriliyor. tabi bu evlilik gerçekleşmiyor. neden olmadığı konusu ise muallak. daha sonra başka biriyle, yani latife hanım'la evliliklerinde rol alıyor. tabi burada tek rol alan kendisi değil, aynı zamanda 'tır. makbule hanım ise 'nin kızıdır.

    şimdi gelelim evliyazdelere! asıl olayların koptuğu aile burası. evliyazade mehmet efendi ve oğlu , 1. dünya savaşı öncesi toplamda 8 yıl belediye başkanlığı yapmışlardır. köklerini kendi başlıklarında anlatmak lazım tabi ama izmir'in o dönemde en güçlü ailesidir belki de. sadece cumhuriyet öncesi dönem değil tabi, sonrasında bu ailenin evlatları uzun süre türkiye cumhuriyeti'nin en kilit isimleri olacaklardır.

    makbule hanım'ı saydık. atatürk'ün sağ kolu olan, zamanla yanından ayrılan ve küsen bir çok isme karşın her zaman onun yanında olmuş tevfik rüştü aras'ın eşidir.

    makbule'nin kardeşi naciye'nin çocuğu olan ise ile evlidir. güzin ise atatürk'le değil ile evlenir.

    erkek kardeşleri refik efendi'nin kızı beria ise 'nin kurucusu olan ve 1926 yılında atatürk'e suikast suçuyla idam edilen 'la evlenmiştir.

    artık ailenin önemi az buçuk anlaşılmıştır sanırım.

    kurtuluş savaşı sonrasında ise atatürk'ün işleri bitmemiştir. memleket kurtulmuştur ama yıkık bir haldedir. kaldı ki henüz siyasi irade net değildir. ayrıca daha 1. dünya savaşı'ndan kalan ittihat ve terakki ayrışması daha da keskinleşmiştir. belki memlekete gelmeden ölmüştür ama sadece isim kavgası değildir. atatürk ilk zamanlar evliyazadelerin kızını istemesi de bu yüzden tesadüfi değildir. böyle bir evlilik aynı zamanda atatürk'e önemli bir güç katacaktır. tabi bu evlilik olmaz ama tevfik rüştü başka bir güçlü aileye damat gitmesine vesile olur.

    latife hanım başka bir ailedendir ancak uşakizadeler ve evliyazadeler uzak aileler değillerdir.

    uşakizade ailesi basit bir aile değildir. günümüzde bu aile temelde iki soyisim almışlardır: ve . uşaklıgil yazınca aklımıza gelen ilk isim . evet, latife hanım ile akrabalar. aynı zamanda uşakizadeler, evliyazade ailesiyle de akrabalar. daha öncesinde iki aile arasında bir çok evlilik yaşanıyor.

    dolayısıyla mustafa kemal evliyazadelere direk damat gitmiyor ama yine onlarla bağı olan ve güçlü bir aileye damat gidiyordu. ne aile ne de latife hanım'ın nitelikleri tesadüfidir bu arada. atatürk'ün pozitivist ve aydınlıkçı yanına uygun bir eş ve aile seçmesi tesadüf değildir. yapılacak devrimlerde evliliğinin de bu çizgiyi koruması gerektiğini bilir. aynı zamanda ailenin de bu aydınlıkçı çizgisi vardır. mesela latife hanım eğitimini 'nde almıştı. tabi bu eğitim de tesadüfi değildir çünkü oradan okuyup tekrar yurda dönenler çoğunlukla olarak anılan, türklerin aydınlanma hareketinin önemli isimlerini oluşturur. sorbonne üniversitesi'nin tek önemi bu da değildir ama onu da kendi başlığında yazacağım.

    tekrar latife hanım ve ailesine dönelim. babası zamanında ittihat ve terakki'ye direk maddi ve manevi yardımlar yapmıştır. sadece onunla kalmaz ve 2. meşrutiyet ile beraber bir okul açılmasına vesile olur. bu okulda çalışanlar da tesadüfi değildir. okulun öğretmenlerinden milli eğitim bakanlığı yapıp 1929'da erken yaşta ölmüştür. hatta atatürk'ün ağlarken görüldüğü tek an olarak onun cenazesi olarak gösterilir. aynı zamanda köy enstitülerinin fikir babasıdır. yine bir diğer öğretmen arkadaşı sonraki milli eğitim bakanı olacaktır. okulun müdür hem fenerbahçe başkanı olmuştur hem de başbakanlık yapmıştır. öğretmenlerden birisidir. hatta bu okulun öğrencilerinden birisi olan ali adnan menderes ileride başbakan olacak ve idam edilecektir.

    kısacası ne latife hanım ne de ailesi atatürk için bir tesadüf değildir. hele ki latife hanım ve atatürk arasındaki ilişki ise hiç aşk değildir.

    boşanmalarına dair ise söylenecek fazla söz yoktur. atatürk, latife hanım hakkında boşanma kararı aldığında ve tevfik rüştü aras'ın eşlerini çağırır. ve 'a latife hanım'dan ayrılacağını bildirir. ısrarlara rağmen kararı nettir. atatürk'ün o konuşmada "O kafamın içinde bir çiviydi, çıkarmalıydım." diyerek tartışmayı bitirir. evlilikleri zaten çok uzun sürmemiş olmasına rağmen evde yapılan toplantılarda mustafa kemal ve latife hanım'ın anlaşmazlıklarına bir çok kişi şahit olmuştur. boşandıktan sonra ise ne atatürk ne de latife hanım bu konu hakkında bir şey yazmış ne de konuşmuştur. hatta latife hanım'ın bu konu hakkında hiçbir zaman dışarıya konuşulmaması ve yazılmaması istediği bilinmektedir.

    kısacası latife hanım güçlü bir aileden olmakla beraber cumhuriyet kadını için bir figür olarak atatürk'ün eşi olmuştur. iyi bir eğitim almış, kültürel birikimi olan, bir kaç dil bilen ve güçlü bir kişiliktir. özel ilişkilerinde yaşamış oldukları problemler bu evliliği yürütmelerine engel kılmış olabilir. ancak latife hanım bir figür olarak cumhuriyet kadını sembolüdür. özel hayatıyla nesneleştirmeden bakıldığında, güçlü, eğitimli ve kadın olarak toplumun eşit bir bireyidir.

    not: yazdığıma bakayım dediğimde gözlerim kanadı, çoğu bkz kısmını siliyorum bu yüzden.
    #234909 marophat | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    3tanınmış kişi 
  5. Zarafet örneğidir.

    Keşke ezgi mola'nın oyunculuğu, can dündar'ın vasat filmiyle tanışmasaydım.
    #287335 migfer tokmakel | 2 yıl önce (  2 yıl önce)
    0tanınmış kişi