Ülkemizin megastarı, yıllarca da uğraştı bunu haketmek için. Şimdi büyük çoğunluğun görüşü ise Tarkan ne şarkı yapsa dinlenir. Bu kadar güvenilir olmuş durumda bizler için :)
kendimi bildiğim andan itibaren hayatımın çoğu anısına eşlik etmiş şarkılarla yanımda olan güzel adam. küçücük çocukken televizyonda fazla müzik kanalının olmadığı zamanlarda kral tv'nin başında nöbet tutma sebebimmiş kendisi. büyük ihtimalle yetiştiğim ilk şarkısı budur. en sevdiğim şarkı olmasının nedenini de buna bağlıyorum. www.youtube.com/...
kardeşimin doğumuyla hafif kıskançlık krizleri geçirdiğim dönemlerde de yanımda kendisi vardı. bu klibi izleyip deşarj olduğumu biliyorum. www.youtube.com/...
ve kuzu kuzu'dan sonra gelen albümü karma. ömrü hayatım boyunca dinleyebileceğim en güzel pop şarkılarının toplandığı albüm budur. sen başkasın'ı hala aynı coşkuyla dinleyebiliyorsam bu kaliteli albüm için tarkan'a teşekkür etmeliyim. hele ki popüler kültür zehirlenmesi yaşadığımız bu günlerde en büyük ilacımdır bu albüm. bir sene sonra 2002 dünya kupası boyunca dinlediğimiz -ve hala dinlemeye devam ettiğimiz- taş adlı şarkısının uyarlaması "bir oluruz yolunda" çok güzel değil mi? her dinlediğimde senegal maçının öncesine dönerim. maç sonunda bağıra çağıra bunu söylemenin verdiği mutluluğu tekrar yaşayabilsek keşke... www.youtube.com/...
peşi sıra ingilizce'yi yeni yeni söktüğümüz yıllarda yaptığı albüm. ergenliğe ilk adımlarımızı attığımız yıllarda aşık olduğumuz en güzel adamdın sen tarkan. www.youtube.com/...
daha sonra 2007 metamorfoz. değişimin ayak sesleri. hem biz değiştik hem dünya değişti hem de tarkan. değişmeyen tek şey yanımızdaki yolculuğu olacak sanırım. çünkü her dönem muazzam bir şarkıya imza atacağını hissettiriyor be adam. www.youtube.com/...
daha sonra adımı kalbine yaz beni unutma diyerek yazımıza konuk oldu bu adam. arada bir duyarlık müzeyyen senar'la düetlerini ama arabesk yorumlayacağı hiç aklıma gelmezdi mesela benim. bir hatasız kul olmaz performansıyla tekrar hayran bıraktı kendine. www.youtube.com/...
daha sonra ahde vefa albümü ile türk sanat musikisinin eşsiz parçalarına güzel yorumlar getirdi. daha bir sevdim. şunu dinlerken mest olmamak elde mi? www.youtube.com/...
ve bu sene yeni albümüyle yanımızdaki yolculuğuna devam ediyor bu güzel adam. "yolla" adlı şarkısı dinledikçe daha bir oturuyor. uzun yıllar boyunca mega starımız olarak kalasın be güzel adam. bizi gece gölgenin rahatına bakan ya da cevapsız çınlamalarla boğulan gençler haline getirmediğin için çok teşekkürler. o muhteşem düetlerine değinmeden de geçemeyeceğim. kulak ziyafeti çekmişiz vakti zamanında kıymetini bilmek lazım.
sezgin burak tarafından yazılan ve çizilen çizgi roman karakteri. hürriyet gazetesinde bant olarak yayınlanırdı. sonra dergi formatında da basıldı. hürriyet gazetesinin tarkan karakterine karşılık milliyet gazetesinde de suat yalaz tarafından çizilen karaoğlan bantı yayınlanırdı. her iki karakter de türk sinemasında kartal tibet tarafından canlandırılmıştır.
toplamda 15 tarkan hikayesi varmış.
Mars'ın Kılıcı
Margus Kalesi
Bayraktaki Canavar
Dehşet Kulesi
Maryo'nun Kuşları
Kuzey Canavarları
Honoriya'nın Yüzüğü
Korkunç Takip
Gümüş Eyer
Viking Kanı
Altın Madalyon
Kuzeyde Dehşet Var
Güçlü Kahraman
Kurt Kanı
Milano'ya Giden Yol
Baba olacağını bir videoyla duyurmuş şarkıcı. Hasbelkader izledik videouyu lakin adam sanki beni hamile bırakmış gibi hissettim. Onlar asıl mimik lan öyle, gözler bi büyüyo bi küçülüyor, dişler dondurma gibi... Açmayın dedeler korkunçlu video
baba olacağını duyurduğu videodaki samimiyetini baya bi' sorguladığım megastar. Tabi ki samimiyetine inandırmak gibi bir gayesi olmayabilir, hatta bu beni hiç ama hiç ilgilendirmeye de bilir ama o surat ifadesi sabahtan beri gözümün önünden gitmiyor. Fazla itici.
Harbi megastar abimiz. Olacaksa popçu diye tabir edilen müzisyen böyle olmalı bence. Yakışıklı, iyi dans ediyor ve nerdeyse boş işi yok. Pop standartlarında tabii ki. Ve aşk gitti bizden bağımlılık yaptı bu ara, bir de nostalji olsun diye, oynama şıkıdım, fındıkkıran, kuzu kuzu, dudu dudu falan takılıyordum yorumlara bir baktım yorumlar yabancı kaynıyor. Kızın teki dünyadaki en güzel gözlere sahip erkek yazmış video altına (yabancı biri) bizim türkün cevaba bak. Show vagina, sent boobs yazmış herif. Ulan bura periscope değil salak :D
Küçük olduğumu belli etmemeliyim (!) Temalı yazımızda bu hafta benim çocukken dinlediğim ve nostaljik anılara büründüğüm şarkısı ise vay anam vay. Düşünün yaşımı sbssjsj
Ben bu adamın İngilizce bir albümü olduğunu bugün öğrendim. Şaşırdım tabi. Yorumlar genelde olumlu olmakla beraber dinlemek için açtığım şarkılardan birisini 30 saniyede kapattım ben. Sanırım mazisi oldukça eski ve baya da ünlü isimlerle düet olayları falan olacakmış anladığım kadarıyla. Ancak albüm dijital ortamlara erken mi salınmış, çalınmış mı ne olduysa başarısız bir pr çalışması yürütülmüş olsa gerek ki pek ses getirmeden tarihin tozlu sayfalarına karışıp gitmiş. Yani ilginç de bir hikayesi var anladığım kadarıyla. Galiba İtalya dışındaki Avrupa ülkelerinde piyasaya çıkmış ancak planlandığı gibi piyasaya sürülemeyip başarısız bir satış grafiği yakalayınca Amerika'da satışa sunulmamış.
orta asya türk devletlerinde bir soyluluk unvanı. ama ilginçtir ki bulgarlarda falan pek kullanılmamış sanırım. "hakim" gibi bir anlamı var ki ilginç bir biçimde eskiden soylu kişilerin bu tarz unvanlar kullanması çok rastlanan bir durum. sanırım bulundukları yerlerin yasalarını oluşturanların o yerlerin soylu kişileri olmalarından dolayı olan bir durum olsa gerek.
Çizgi romanların sinemaya uyarlanması da aslında ilginç anektodları barındırır. filmin yapımcısı arzu film ilk filmin çekiminden önce başrol oyuncusunu seçmek için bir yarışma düzenler. ancak yarışma sonrasında yarışmayı kazanan oyuncunun gişe beklentisini karşılamayacağını düşünerek karaoğlan serisinden tanınan kartal tibet'e verir rolü. yarışmayı kazanan oyuncu ise (ki adını bilmiyorum) başka bir yapımcının çektiği tarkan: canavarlı kule filminde oynar.
tarkan'ın geçmişi, anası babası, hikayesi, doğumu vb. bilgileri veren film serinin ikinci filmi gümüş eyer'dir. o yüzden kimdir, nedir, necidir, nereden gelir nereye gider bu tarkan diye merak edeniniz olursa seriye bu filmden başlamanızı salık veririm.
şimdi tabi bizim cenahta tarkan, kara murat gibi tarihi süper kahraman filmleri varken ana akım sinemada bunun karşılığı olarak ilk conan serisi geliyor akla. tabi kafada canlanan bu conan imajını düşününce kartal tibet filmden önce keşke iki kas yapsaydı o da olmadı definasyona girseydi falan diyesi geliyor insanın. sosisten hallice kolları, hafif kambur duruşu, kıllı bacakları falan düşününce fiziksel olarak tarkan imajı çizgi romanları aratmasa da bugün için, six pack beklentimiz yok tabi ama biraz eksik kalıyor. buna rağmen filmerin mistik havası, büyücüleri, efsaneleri, mitolojisi, devleri, fantastik canavarları falan derken doyurucu bir içerik sunuyor. tabi yeşilçam'ın gişe odaklı bakış açısı prodüksüyon kalitesini b filmlerden hallice tutsa da bunlar izlemesi keyifli filmler her zaman için.
peki kimdir bu tarkan?
ms. 150 yıllarında hun türkleri hazar denizi kıyılarına kadar iner. hazar denizi kıyılarındaki alan ülkesi de atila'nın gazabına uğrayan ülkelerden birisidir ve ülkenin kralı mı desem, sahibi mi desem artık ünvanını bilemediğim kostok topraklarını hunlara bırakıp geri çekildikten sonra atila'da alan ülkesine kumandanı altar'ı atar. kostok tabi bu geri çekilmenin verdiği hırsla bazı ibnelikler peşinde koşmaktadır ve bu yüzden günün birinde altar'ın kumandanı olduğu alan kalesine (ki atila ele geçirdiği ülkelerde bu tip sınır karakolları kurmaktadır) misafirliğe gider. yanında da gosha isimli büyücü bir kadın vardır. genç ve güzel, alımlı mı alımlı gosha'nın da amacı aslında altar'ın oğlu tan'ı görmektir. bu büyücü ablamız yakışıklı, kaslı maslı erkekleri ağına düşürüp kazığa bağladıktan sonra karşısında çıplak dans ritüelleri yerine getirirken kurbanını öldürüp kafatasından şarap içen bir deli aslına bakarsanız. neyse efendim, gosha tabi tan'ı görür, tan gosha'yı görür derken büyücü hediye olarak altar'ın oğluna büyülü bir kolye hediye eder. tan kolyeyi boynuna geçirir geçirmesine ama fark etmeden de büyünün etkisi altına girer ve kısa bir süre sonra gosha'nın tutsağı olur.
tabi altar oğlunu kaybedince delirir, hesabını kostok'tan sorar morar ama ne yapsa ne etse tan'ın izini bulamaz. aradan yaklaşık 1 sene geçtikten sonra da altar'ın bir oğlu daha olur. evet, bu çocuk tarkan'dır.
lakin kostok'un hain planları dinmez. tam da tarkan'ın birinci yaşı münasebetiyle verilen bir ziyafette kaleye alanlı gibi sızıp altar'ı tuzağa düşürür, milleti kılıçtan geçirir, kalede kim var kim yok öldürür. yalnız hikayeye göre tarkan'ın süt annesi mi bakıcısı mı artık kimse genç bir abla kostok'a kendi oğlunu tarkan diye yutturup tarkan'ı kaçırmayı başarır. lakin kaç kaç nereye kadar. vahşi hayvanlar tarafından köşeye sıkıştırılınca ikili, ablamız bu kez de kendini feda edip çakallara yem olur ve tarkan'ın hayatını bir kez daha kurtarır. bu esnada ıssızlığın ortasında tek başına kalan tarkan'ı bir erkek kurt bulur ve onu götünden kaptığı gibi yuvasına götürür. burada yeni doğum yapmış bir de dişi kurt vardır ki tarkan'da o sütten nemalanmaya başlar. böyle böyle kurtlar tarafından büyütülen tarkan okul çağına gelmesine rağmen kümeslerde tavuk hırsızlığı yaparken günün birinde yakalanır ve kostok'a teslim edilmek üzere kafese kapatılır.
tabi burada bir detay vermek lazım ki kostok kaledeki katliamda altar'ın yedi sülalesini kılıçtan geçirdiğini sansa bile aslında altar'ın kanından gelen birisi tarafından canının alınacağı şeklinde bir lanetle damgalanmıştır.
bu arada kostok'un saldırısında kaleden yaralı kurtulan bir de tulga isimli amca vardır. kader bu ya, tulga da tarkan'ın yakalandığı köydedir ve o da tarkan'ı tanır. Sonrasında onu kapatıldığı kafesten kurtarıp yanına alır ona konuşmayı, dövüşmeyi, kim olduğunu öğretir yıllar içinde...
tarkan'ın filmlerde anlatılan hikayesi de bu ki zaten hikayenin yaratıcısı burak sezgin de senaristler arasında olduğu ve özellikle ilk filmler hikayelerden uyarlandığı için muhtemelen çizgi romanlarla paralel bir hikaye yukarıda yazdığım.