-
orhan veli şiiri.
gerin, bedenim, gerin;
doğan güne karşı.
duyur duyurabilirsen,
elinin kolunun gücünü,
ele güne karşı.
bak! dünya renkler içinde!
bu güzel dünya içinde,
sevin sevinebilirsen
insanlığın haline karşı.
durmadan işliyen saatlerde,
dişli dişliye karşı,
dişlilerin arasında;
güçsüz, güçlüye karşı.
herkes bir şeye karşı.
küçük hanım yatağında, uykuda
rüyalarına karşı.
gerin, bedenim, gerin;
doğan güne karşı.
hepsini göster
-
Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi.
Örnek kullanım: Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor. (H. E. Adıvar) hepsini göster
-
Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı.
Örnek kullanım: Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik. (R. H. Karay) hepsini göster
-
Ön, kat, huzur.
Örnek kullanım: İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar. (Y. Z. Ortaç) hepsini göster
-
Bulunan yere göre önde, ileride olan.
Örnek kullanım: Karşı evin kızları. Karşı mahalle. hepsini göster
-
Karşıt, zıt, muhalif.
Örnek kullanım: İlkin bütün bunların bir emperyalizm numarası olduğunu söyleyerek kesin bir karşı tavır koydu. (M. Mungan) hepsini göster
-
Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Örnek kullanım: Bahçeye karşı oturmak. hepsini göster
-
Karşılık olarak, mukabil.
Örnek kullanım: Bir ölüm haberine karşı ben içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum. (A. Ş. Hisar) hepsini göster
-
İçin, hakkında.
Örnek kullanım: Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı? (S. F. Abasıyanık) hepsini göster
-
-e doğru.
hepsini göster