modernizm ile postmodernizm arasındaki kırılma noktasının ta kendisidir.
avrupa'nın sanatta merkez olmaktan çıkıp amerika'nın sanatta merkez olmasıdır. sanatın merkezi gerçeküstücülükten sonra new york'a kaymıştır, paris değil; bu da dünya siyasetinin amerika tarafından yürütülmesidir. teknolojik açıdan sermayenin güçlü olduğu yerde kargaşa, kaos, yaşam vardır; onun için de o merkezin hep çekiciliği vardır, o yüzden sanatçılar paris'ten new york'a kaymıştır.
avrupa'da birinci dünya savaşı'nın enkazında doğan avangart hareket.
kökleri Zürih'te olmasına rağmen kısa ömürlü varlığında geniş çapta yayılmıştır. zürih'te ball, tristan tzara ve hans arp gibi sanatçılar, toplumu dönüştürmek adına edebiyat ve absürd şiirleri kullandılar. marcel duchamp, man ray ve beatrice wood'u içeren new york dadaistleri, sanatın ne yapabileceğinin geleneksel tanımına daha da meydan okuyan avangart ready-made'ler (sanatçı tarafından çok az manipülasyonla sanat olarak sunulabilecek günlük nesneler) yarattılar. raoul hausmann, hannah hoch ve max ernst gibi alman dadaistler ise hareketi daha çok siyasal bir ifade biçimi olarak ele almışlardır.
Dadaizm, savaşa ve toplumsal düzensizliğe karşı başkaldırmadan doğan bir sanat akımıdır. Edebiyatta ise 1916'da dil ve estetik kurallarını tanımayan, kelimelerin anlamlarına önem vermeyen, anlatım tarzı olarak olabildiğince çağrışımlara dayanan bir yöntem izleyen bir akım.
Dadaizmin çıkışı 20'nci yüzyılın ilk çeyreğinde Tristan Tzara adlı bir gencin öncülüğünde bir grup şair tarafından kurulan akımda genç şairler kendilerine Fransızcada 'oyuncak tahta at' manasına gelen 'dada' sözcüğünü akımlarının ismi olarak seçmişlerdir. Birinci Dünya Savaşı sonrasında bir akım olduğu için dönemin kasvetini, depresifliğini, karamsarlığını eserlerine yansıtmışlardır. Ancak sadece 6 yıl varlık gösterebilmiş ve 1922'de etkilerini kaybetmişlerdir.
Dadaizmin özellikleri Dadaizmin temsilcileri olarak Tristan Tzara, Jean Arp, Richard Hülsenbeck, Emmy Hennings ve Marcel Janco gibi isimleri sayılabilir. Dadaizmin özellikleri arasında şunları saymak mümkündür: Dadaizmde bir kuşağın ümitsizliği ve isyanı vardır. Her şeye kuşkuyla bakarlar. Çevrelerindeki hiçbir şeyin doğruluğuna inanmazlar. Dadaistler aklın değerinin olmadığına inanırlar. İnsanları şaşırtmak isteyen akımda alışılmış estetik anlayışa karşı çıkmak isterler ve dil, biçim gibi kaygılar taşımazlar. Onlara göre estetiğin bir değeri yoktur.
dada savaşa karşı bir tepki olarak doğar. ancak bu tepki, bir çığlık değil; neden-sonuç ilişkileriyle bağdaşmayan, kalıplaşmış estetik değerleri ters yüz eden bir anlayış. dada kaostan beslenir. bu yaklaşımda punk akamıyla büyük benzerlikler gösterir. dada estetiği ile punk estetiği paralel sularda yüzer ancak aralarında bir fark var. dada entelektüel bir çevrede sınırlı bir kesime ulaşırken, punk toplumun daha alt kademelerinde daha büyük kalabalıklar arasında filizlenir.
dada denilince öne çıkan isimlerden marcel duchamp'ın feminen alteregosu ve man ray tarafından fotoğraflanan, duchamp'ın bedeninde hayat bulan rrose sélavy karakteri sunduğu çifte anlamlarla dada estetiğini özetler.
karışık bir sanat akımı daha... literatürde dadacılık olarak karşınıza çıkabilir, şaşırmayın. temsilcilerine dadaist denir. burjuva sanatına bir baş kaldırıdır ! denilir.
dadaistler estetik ve sanatın ilkelerini yok sayarak malzeme ve teknik yönden sınırsız, resimler yaptıkları görülmektedir. bu sebepten de postmodern sanat akımı olarak gözükmektedir. ama tarihsel bakınca modern sanat içinde kabul edilir. siz karar verirsiniz. çünkü ben bilmiyorum