doğal kaynak suyu.
1500m yükseklikteki türkmen dağından çıkarılır. 1936 yılından beri eskişehirlilerin içme suyu kaynağıdır.
benim çocukluğumda, evimizin önüne her gün belirli bir saatte su tankeri gelir; bu tankeri kullanan amca, verdiğimiz plastik bidonlara kalabak suyunu para karşılığı doldururdu. bidonları önceden, kapının önüne koyardık. sucu amca gelince de evden koşturarak çıkar, amca tüm bidonları doldurup gitmeden parasını yetiştirirdik. bazen de balkondan annemiz bağırırdı, "sucuuuu! sucuuuuuu! bekler misin, çocuk bidon getiriyor." koşa koşa gidip, para ve bidonu sucu amcaya verirdik, o da doldururdu.
kimin kaç litrelik bidonu varsa ona göre para verirdi. litre hesabıyla satılırdı.
sooora, bu damacanalar çıktı piyasaya. boşunu geri ver, dolusunu al... kalabak suyu da kendini geliştirdi ve bu yeni teknolojiye ayak uydurdu. artık kalabak suyu da yıllardır damacana ile alınıyor.
hatta ve hatta artık pet şişe olayına girdiler ve yurdun dört bir yanına da diğer sular gibi satılıyor. güzel bir pazarlama yöntemi, aferin düşünene. kalabak suyu eskişehir dışına çıkmış oldu.
www.kalabak.com.tr/...
hamiş: Eskişehir'de musluktan akan su zinhar içilmez.
içilemeyen ama doğal kaynak olduğu söylenen eskişehir suyu. öğrenciler tarafından yaratılmış sloganı kelebek etkisi'ne atıfta bulunur. "bir içen bir daha iflah olmaz."
Yazdan beri, damacana yenileme ihalesinin bir türlü bitmemesi ve dönen yolsuzluklar yüzünden damacana servisi yapılamayan içme suyu.
eskişehir'de yeraltı sularının* çokluğu sebebiyle musluktan akan su hiç içilmez, kapı kapı dolaşan suculardan Kalabak suyu alınır. yılmaz büyükerşen döneminde plastik damacanalarla satışı başlamıştır ama Usul hala aynı, sucu kamyonları eski Aygazcılar gibi jingle çala çala gezer, duyunca hemen aşağı iner "sucu hoooop" diye seslenir alırsınız.
Suyun Hikayesi atatürk'e dayandırılır. 1936'da Eskişehir'e gelen Atatürk şehirde içme suyu olmadığını, artezyen kuyularından alınan yeraltı sularının testide soğutularak içildiğini öğrenir. "benim milletimi kükürtlü suya mahkûm edemezsiniz" diye valiyi azarlayan Atatürk, "İsmet Paşa yıllarca burada savaştı, o tatlı su kaynaklarını herkesten iyi bilir, onun gösterdiği yerden ne yapın edin su getirin" der. Ama Ankara'dan istihkak ayarlanamaz. Belediye de mecburen her gıda maddesine büyük narh koyarak boru hattını döşer. Rivayete göre, Belediye başkanı açılış töreninde nasıl olmuşsa konuşma kağıdını kaybetmiş ve irticalen şöyle demiş:
"n'ettik ettik, kalabak suyunu eskişehire gettik, şaklatın len kahpe dölleri (alkışlayın lan orospu çocukları)..."
Ancak bu rivayetin aslı Faslı yoktur, kaynaklara göre uzun uzun konuşma yapmış başkan.