(bkz: davudi ses)
Yav bu adam başka söylüyor. Cidden genelde tenorlara aşığızdır. Bizzat ben tenor hastasıyım ama bunun sebebi benim müzikte şaşırtıcı işler duyunca yaşadığım mutluluk ve heyecan. Bu yüzden o tiz sesler beni çıldırtıyor ve deliye dönüyorum, heyecanlanıyorum. Ancak benim şarkı söyleme anlayışım ikiye ayrılır. Biri Benim günlük hayatta bıkmadan söylediğim, içinde ses oyunları olan şarkılardır. diğeri de o sanatçı gibi asla duyguyu veremeyeceğimi bildiğim için genelde insan içinde çok söylemediğim şarkılardır ki bunlar özeldir. Her an dinlenemez, ağlatır.
Bu aralar başka girdilerimde bahsettiğim gibi türk müziği, doğu müziği, makamsal müzik, gerekirse ezan allah ne verdiyse dinliyorum. Keşfetmeye kulağımı açmaya çalışıyorum. Yıllardır kulağımda gizlice yer edinmiş olan ve benim inatla dinlemediğim müzikleri şimdi anlamaya başlıyorum. Bu eksiğimi kapatmak için de araştırma yaparken dur lan bir tanju okan'a da bakayım dedim. Kadınım'ı biliyordum sadece ve o bile saygı duymama yetmişti.
Ancak yeni duyduğum ve keşfettiğim şu parça beni vurdu. Adam ağlıyor sevgili kulzos yazarları. Bildiğin ağlıyor söylerken. Ve ağlatıyor da. Bu nasıl bir teatral söyleyiş, bir duygu aktarımı, bu nasıl sevmek be babacım..