şehir züppesi. ayırıcı vasfı ukalalık. sathi bilgisi, daha doğrusu bilgisizliğine rağmen bu üniversite soytarısı sevimsiz bir lakaytlıkla yığınlara sesleniyor. zavallı taslaman, eyyamın adamı olmanın cazibesine fena kaptırmış kendini.
Yapmaya çalıştığı şey bilim ile islamın bir birine ters düşmediğini öne sürmek ve bilimsel gerçeklerin kuran’da daha önce yazıldığını ispatlamak. Çok iyi niyetli.
Buraya kadar iyi hoş ama konuşmaları dikkatlice dinleyip araştırma yaptığımızda bilim ile ilgili söylediği “ gerçekler”in çok yüzeysel bilgiler olduğunu görüyoruz. Bu açıdan baktığımız zaman bu adamın iddialarını ciddiye almak bir hata gibi geliyor bana.
Diğer bir husus ise bu adam bir islam felsefecisi. Din ile bilimin birbirini ile çelişmediğini ispatlamak için bilimsel gerçeklerden uzak durması gerekiyor. Nedeni ise çok basit, bilim sürekli gelişir ve değişir. Yani bilim bundan 10 yıl önce ak dediği şeye bugün kara diyebilir. Tarihe baktığımızda bunun bir çok örneğini görüyoruz. Yani Caner Taslaman’ın bugünün bilimsel gerçekliğini kuran’da yazıyor diye ortaya attığı iddialar, bu bilimsel gerçeklik yarın çürüdüğü zaman otomatik olarak kuran-ı kerim de yalanlanmış olacak. O zamanda yaptığı bütün işler ateistlerin işine yaramış olacak.
Profesör ünvanı almış birisinin bunu akıl edememiş olması bile “ tırt “ bir kimse olduğunu gösterir. Ha yok fark etmiş ama böyle davranıyorsa durum daha vahim.