2004-2005 futbol sezonunda tarihinde ilk kez 3. lig'e düşen (ardından da amatör lige kadar yuvarlanan) göztepe'nin, acısına efkar basıp gırtlak patlatarak keder içmiş taraftarının ünlü karlı kayın ormanında'ya yeni sözler yazarak ürettiği, türkiye'nin en iyi taraftar marşıdır.
o yılları ve ondan önceki şarampole yuvarlanarak küme üstüne küme düşülen yılları gören, bilen, yaşayan hiçbir göztepeli bu marşı kahkahalarla söylemez. zaman içinde kaybedilen tribün dostlarının hepsinin mezarlarında usul usul söylenmiş, kahır dolu yıllar ölümlerle birlikte anılmıştır. sonraki yıllardaki facialar (yakın geçmişteki tavşanlı ve hatay maçlarında ne yemediğimiz gaz ve cop kaldı ne de akıtmadığımız bir damla gözyaşı) ise, bu marşın unutulmasını değil, tekrar tekrar, o günleri hiçbir zaman hafızalardan çıkartmamaya and içerek söylenmesini sağlamıştır.
isyan marşı'nın hikayesini bilmeyenler "aliağa" mevzusunun bizim için hiçbir önemi ve değeri olmadığını, kahır çekmeye 15 yıl önce başladığımızı, 1968-1969 ve 1969-1970 yıllarında avrupa'yı titrettiğimizi, "kahpe bizans"a hiç benzemediğimizi anlayabilir umarım.
bugün lafta süper olan liginize çıktık. çıkmasak da olurdu. biz kahır çekmeye alışkınız, gençliğimizin katilinin etrafında toplanmış insanlarız. gerisi boş.
"izmir'in sokaklarında Yürüyoruz formalarla Sayımız yüz binler oldu Sarısıyla kırmızıyla
Sarın güneş gibi doğsun Kırmızın damarımda kan Sensiz geçmesin bu yaşam Senin için bütün kavgam
göztepe taraftarının süper lig'deki ilk seyircili iç saha maçı olan gençlerbirliği maçında santradan hemen önce hep bir ağızdan söylemeye başladığı efsane marştır. öyle ki hakem bile marşın etkisine kapılarak maçı geç başlattı.
ilk duyduğumda düzene karşı isyan, popülizme karşı isyan, eyyama karşı isyan, statükoya karşı isyan falan zannettiğim o yüzden bi an "ulan adamlara bak, ne iyiymiş" dediğim ama sözlerini okuyunca meğerse kulüp olarak yıllardır içlerinde bulundukları kötü günlere (hem maddi olarak hem de sürekli alt liglerde oynamak zorunda kalmak) isyan olduğunu olduğunu anladığım, biraz da hayal kırıklığına uğradığım marş.
bir adana demirspor taraftarı olarak her dinlediğimde tüylerimi diken diken eden efsane göztepe marşıdır. bana öyle geliyor ki bu marş, salt göztepe'nin değil alt liglere demir atmış, finansal darboğaza girmiş, hevesi kursağında kalmış ve tüm bunlara rağmen hegemonyaya (bkz: istanbul oligarşisi) var gücüyle direnen, pes etmeyen, boyun eğmeyen, canını dişine takmış mücadele eden bütün anadolu takımlarının isyanıdır. bir benzeri için,