katil her zaman olay yerine tekrar döner derler. hayatımızda ne kadar günah işlersek işleyelim, ne kadar insanın kalbini kırarsak kıralım, her ne hatalarla kendimizi boğuşturmak zorunda bıraksak da, bir gün kişi ve mekanlar tekrar hesap sormak için karşımıza çıkar. en kötüsü bir aşkı yüz üstü bıraktıysanız hayatınızın yere batasıca anları çat kapı çıkar karşınıza hiç ummadığınız bir anda. bu da öyle bir hikayedir, keserin ve sapın dönüp, gün gelip hesabın sorulduğu bir hikaye.
ufak yaşlardan bu yana piyanoyla içli dışlı olmuş, tabiri caizse hayatı o olmuş bir adamdır zetterstrom. dünyadan kendini soyutlayan, konusunda en iyi olma yolunda ne gerekirse yapan kahraman, bir o kadarda ruhsal olarak tekliğe ermiştir, itmiştir kendisini kendi elleriyle uçurumdan.
allegro, neşeli olan ve müziğin hızlı, hareketli çalınması gerektiği bölümleri tanımlayan bir klasik müzik terimidir. ismiyle müsemma olmayan bir film var diyorsunuz ilk etapta.
hayat bazen her şeyiyle yolunda gitmez, gardınızı indirdiğiniz an umulmadık bir misafir çıka gelir dünyanıza, bir kadın? hiç kimsenin yapamadığını bir kadın yapar ve adam şehirden uzaklaşır, geçmişe dair ne var ne yoksa silmek ister. ve karşınızda kopenhag-the zone denen bir yerde bulursunuz kendinizi. gerisi siz izleyicilere kalsın, daha fazla detaya girip keyfinizi kaçırmak istemem.
kurgu, kamera, ışık ve pelikül tercihleri ile göze batmayan bir yapım. müziği de es geçmek olmaz oturan filme.
Presto'dan düşük hizdir. Bach suitlerinde genelde allegro tempoyu tercih etse de. 995. Lavta suitinin prelude bölümü prestodur mesela veya su an adını hatirlamadigim bir keman sonatinda allegro assai tercih etmiştir.