Gecen 1 mayis tatilini firsat bilip edirne'ye gitmistik. Arkadaslar aksam yemegi icin biraz uzak ama sizi bi yere et yemeye goturcez yiyince bayilcaksiniz dediler.
Neyse cok uzatmiyim kesan'in bi koyune gittik. Bildigin koy ama meyhane var koyde. Ortam on numara koyluler gelmis hem yiyip iciyor hem sohbet ediyor. Et gercekten superdi, esas bomba hesabi odedik giderken sahibi olan amca 1 lt plastik sisede sarap verdi. Bunu biz evde yapiyoruz ic dene dedi, nasip dun aksamaymis. Arkadas yok boyle bi sarap petruslar,chardonnayler falan halt etmis. Eminim o yorede ev yapimi sarap populerdir yolunuz duserse muhakkak alin.
Karadenizli kadınların eskilerden beri özellikle başlarına bağladıkları kırmızı-siyah-beyaz ve azıcık da sarı renklerin hakim olduğu kumaşın bez haline getirdikleri ,el dokuması olarak çeşitlendirdikleri tekstil ürününün ismi, Keşan bezi yani. Tabi şimdi fabrikasyon çoğu.
Hep almak istemisimdir malum artık turistik bir hale büründüğü için de her yerde satılıyor ama ben asıl yerinden almak istemiştim, aldım da.
İsmini hatırlamaya çalışırken Trabzon Ayasofya tarafında bunu satan bir abiye sordum,"ya abi ismi neydi bunun dedim" 'peştemal' dedi.(bele de takılanları var aynı zamanda) Yahu hayır orijinal ismi neydi dedim , durdu , düşündü , "ha Keşan da Keşan" dedi * . Yani ya kendileri de çok popüler olduğundan ve kimseler adını merak etmeyip , sadece süs olarak yeter ki pullu şıkırtılı bir şeyler olsun diyerek satın alındığından ismine gerek duymuyorlar ya da beklemediği an sorulduğundan bir an durdu.
Ben sadelikten yana olduğum için o tarz bir model aldım,renklerini de çesitlendirmişler haliyle, orijinalliği çok bozmadan bandana tarzı normalde de kullanılabilen bir model bence şık duruyor.
'Keşanı aldığım abiye selam ederek (bkz: trabzon) değerlendirmem için kaşüstünde enerji toplayacağım bu arada çünkü baya uzun bir yazı olacak sanıyorum ki'..
Saç renginize uyumlu olanı bile alabilirsiniz, kızıl saç için şu yakışıyor bana kalırsa. **
istisnasız her gece bir yerden gırnata sesi gelen, edirne'nin güzide ilçesi.
abi bir yerde her akşam mı düğün, dernek, eğlence olur... güneş batmaya başladı mı uzak/yakın bir yerlerden mutlaka müzik sesi geliyor. yav hadi normal eğlenceler neyse de takı merasimini dinlemekten gına geldi. cama çıkıyorum hiçbir şey görünmüyor ama gaipten bir ses geliyor gülerman'dan da 50 100 150 200 250 300...
kafa şişiren gırnatalarını ve gece saatlerindeki sarhoş kavgalarını bir kenara bırakırsak fena bir yer gibi durmuyor. küçük bir çarşısı var. çarşının haricinde 500-600 metre uzunluğunda sağlı sollu kafelerin olduğu güzel bir caddesi var. gençler genelde orada takılıyor. trakya üniversitesi'nin meslek yüksekokulları varmış burada, okul zamanı öğrenci hareketliliği oluyormuş. emlakçı tayfası ülkenin her yerinde olduğu gibi burada da mevcut. onun haricinde benim anlayabildiğim kadarıyla fazla sayıda askeri personel ve memur var.
ilçe merkezine gelindiğinde çok sayıda yabancı olduğu görülecektir. "bu kara kızanların ne işi var burda beyaa" diyecekler için peşinen söyleyeyim baykar'ın uçuş test ve eğitim merkezi var keşan'da. keşan'daki askeri havalimanında çok sayıda yabancı kursiyer eğitim görüyor. hal böyle olunca ağustos ayında üzerinde montlarla dolaşan siyahi kızanları görmek olasılıklar dahilinde. ağustos sıcağında mont mu giyiyorlarmış? evet kesinlikle öyle. şoför klima açtıktan 10 dk sonra sırayla hapşırmaya başlıyor gariplerim...
efenim son olarak kampçıların ve günübirlikçilerin gözdesi erikli'den de bahsederek girdiyi sonlandırayım. erikli keşan'a araçla yaklaşık yarım saat mesafede bulunan, ege denizi kıyısındaki bir yer. son zamanlarda pek bir meşhur. suyu gerçekten çok temiz. kumsal pek iyi bir durumda değil. halk plajı kısmında tuvalet, duş, kabin vs. hiçbir şey yok. kampa gelen çok sayıda kişi vardı ama biz yalnızca yüzüp çıktığımız için kamp yerlerinden haberim yok. arabanızla giderseniz koylara mutlaka gidin dediler. tabii biz otostopçu olduğumuzdan dolayı "abi şu koylara bi sürüver hele" diyemedik. şu başlığa da bakınız verip oraya da bir girdi ekleyelim: (bkz: otostop anıları)
ve şunu da özellikle belirteyim ki tıpkı her akşam olduğu gibi bu akşam da, ben bu girdiyi sizlerle paylaşırken dışarıdaki sarhoşlar kavga ederek kafa ütülemektedirler. eyyorlamam bu kadar.