1. 'a ait bir şiirdir,


    birden serçelerle indi yağmur
    hangisi serçe
    hangisi yağmur
    #4644 ma icari | 8 yıl önce (  6 yıl önce)
    0şiir 
  2. mine koşan'ın 13 yaşında ünlü olmasını sağlayan; sözü ve müziği vedat yıldırımbora'ya ait bir şarkıdır. şarkının adı "yağmurun sesine bak" olarak biliniyor. şarkıyı daha sonra ve başta olmak üzere birçok bilinen isim yeniden yorumlamıştır, "yağmurun sesine bak, aşka davet ediyor"


    şarkının mine koşan yorumu,
    www.youtube.com/...

    erkin koray yorumu,
    www.youtube.com/...

    belkıs özener yorumu,
    www.youtube.com/...


    yağmurun sesine bak
    aşka davet ediyor
    cama vuran her damla
    beni harab ediyor

    bu yağmur seni benden
    alıp götüren yağmur
    aşkımızı sel gibi
    silip süpüren yağmur

    her damlada ah ettim
    hayatıma kahrettim
    o kadar üzgünüm ki
    seni nasıl kaybettim
    seni nasıl kaybettim

    ne zaman kapım çalsa
    sen geldin sanıyorum
    korkarım ki aşkımı
    boş yere arıyorum

    yine yağmur yağacak
    beni benden alacak
    en acı ızdırabın
    deryasına salacak

    her damlada ah ettim
    hayatıma kahrettim
    o kadar üzgünüm ki
    seni nasıl kaybettim
    seni nasıl kaybettim
    #10537 ma icari | 8 yıl önce
    0şarkı 
  3. bir şiiri. herhalde için yazılmış şiirler arasında en iyisi.


    Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur
    Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
    Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur
    Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
    Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
    En müstesna doğuşa hamiledir kainat

    Yıllardır boz bulanık suları yudumladım
    Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
    Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım

    Hasretin alev alev içime bir an düştü
    Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü
    Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde
    Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü

    İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin
    Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla
    Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin
    Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla
    Evlerin arasına dikilir yeşil bayrak
    Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak

    Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım
    Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı
    Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım

    Yağmur, gülşenimize sensiz, baldıran düştü
    Düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü
    Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe
    Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü

    Bir güzide mektuptur, çağların ötesinden
    Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına
    Yayılır o en büyük muştu, pazartesinden
    Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına
    Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin
    Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin

    Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım
    Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamış, mazide
    Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım

    Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü
    Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü
    Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin
    En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü

    Melekler sağanak sağanak gülümser maveradan
    Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar
    Mutluluk nağmeleri işitirler Hira'dan
    Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar
    Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri
    Paramparça, ateşler sahinin hayalleri

    Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım
    O mücella çehreni izleseydim ebedi
    Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım

    Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü
    Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü
    Katil sinekler deldi hicabın perdesini
    İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü
    Dolaşan ben olsaydım Save'nin damarında
    Tablosunu yapardım yıkılan her kulenin
    Ebedi aşka giden esrarlı yollarında
    Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin
    Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü
    On asırlık ocağın savururdum külünü

    Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım
    Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak
    Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım

    Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü
    Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü
    Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara
    Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü

    Badiye yaylasında koklasaydım izini
    Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgar
    Seninle yıkasaydım acılar dehlizini
    Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar
    Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya
    Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya

    Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım
    Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu
    Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım

    Haritanın en beyaz noktasına kan düştü
    Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü
    Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi
    Hakların temeline sanki bir volkan düştü

    Firakınla kavrulur çölde kum taneleri
    Ahuların içinde sevdan akkor gibidir
    Erdemin, bereketin doldurur haneleri
    Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir
    Şemsiyesi altında yürürsün bulutların
    Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların

    Devlerin esrarını aynalara sorsaydım
    Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler
    Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım

    Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü
    İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü
    Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer
    Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü

    Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini
    Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir
    Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini
    Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir
    Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından
    Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından

    Madeni arzuların ardında seyre daldım
    Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini
    Senin için görülen bir düş de ben olsaydım

    Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü
    Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü
    Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali
    Hazindir ki; dertleri aşmaya umman düştü

    Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır
    Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur
    Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır
    Sesini duymayanlar girdabında boğulur
    Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin
    Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin

    Saatlerin ardında hep kendimi aradım
    Bir melal zincirine takıldı parmaklarım
    Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım

    Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü
    Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü
    Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül
    Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü

    Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde
    Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay
    Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde
    Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray
    Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin
    Mekanın fırçasında solmayan resim senin

    Yağmur, bir gün elimi ellerinde bulsaydım
    Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme
    Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım

    Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü
    Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü
    İniltiler geliyor doğudan ve batıdan
    Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü

    Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın
    İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler
    Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın
    Nazarın ok misali karanlıkları deler
    Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin
    Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin

    Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
    Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
    Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım

    Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
    Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
    Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
    Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü

    Nefesinle yeniden çizilecek desenler
    Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek
    Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler
    Anneler çocuklara hep seni içirecek
    Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
    Sana mümindir sema; sana muhtaçtır zemin

    Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
    Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
    Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

    Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü
    Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü
    Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın
    İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü

    Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
    Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
    Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
    Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
    Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
    Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
    Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
    Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
    Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
    Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
    Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
    Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
    Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
    Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım
    #11145 thedirector | 8 yıl önce
    0şiir 
  4. Bertuğ cemil şarkısı.
    #38930 İyi adamdim ben | 8 yıl önce
    0şarkı 
  5. yaz yağmuru gibi insanın içine damla damla işleyen muhteşem bir şarkısı.

    "sar beni ben, kaçıp gitmem."

    www.youtube.com/...
    #45920 carmen | 8 yıl önce
    0şarkı 
  6. Yetişecek bir yeriniz yoksa, gittiğiniz yerde de kuru kıyafet ve havlu bulabileceksiniz ruhunuzu yıkayabilecek en güzel su.
    #45935 Keltox | 8 yıl önce
    0doğa olayı 
  7. tabiatın ürkütücü gücünü, bereketini ve huzurunu aynı anda hissettiren; tene değen her tanesiyle hem bedeni hem de ruhu arındıran ve akabinde açan güneşle keyfi katlanan lezzetli doğa olayı.
    "güneşi daha çok sevmene yetecek kadar yağmur diliyorum" -bir aborjin duası...
    #45939 the fool | 8 yıl önce
    0doğa olayı 
  8. 'ın albümünden bir parça.

    dayanmak zormuş meğer sonu belli oyunlara
    reddetmeye gücün yoksa eğer
    oysa ki özgürlüğü seçmek, başka vücutlar sevmek, bir şehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek
    var aklımda
    bir yağmur çok uzaklardan çağırıyor
    "gelirsen severim" diyor
    yağmur, yağmur, çok uzaklardan çağırıyor, "gelirsen severim" diyor

    her maske bir şey söyler
    nefretler, sevgiler
    bırak artık sevmiyorsan eğer
    oysa ki özgürlüğü seçmek, başka vücutlar sevmek, bir şehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek
    var aklımda
    bir yağmur çok uzaklardan çağırıyor
    "gelirsen severim" diyor
    yağmur, yağmur, çok uzaklardan çağırıyor, "gelirsen severim" diyor

    oysa ki özgürlüğü seçmek, başka vücutlar sevmek, bir şehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek
    var aklımda
    bir yağmur çok uzaklardan çağırıyor
    "gelirsen severim" diyor
    yağmur, yağmur, cok uzaklardan çağırıyor, "gelirsen severim" diyor...
    #61749 la sagrada familia | 7 yıl önce
    0şarkı 
  9. çok sevdiğim bir kız ismi.
    #63585 la sagrada familia | 7 yıl önce
    0isim 
  10. İngilizcede anlamına gelen Türkçe kelimedir.
    #67875 wtf | 7 yıl önce
    0doğa olayı 
  11. arabanın normal hızından daha hızlı gitmesine sebebiyet veren doğa olayı.

    siz "ben 50 ile gidiyorum yeaa" dersiniz ama hızınız esasında 60 falandır.

    yağmurlu havada hızlı araba kullanıyorlar diye şoförlere sövüyordum hep, üstüm başım su oluyor diye...

    ama anladım ki olay şoförde değil. adam bilmiyor ki gerçek hızının kaç km/s olduğunu.

    ondan sonra gelsin kazalar.
    #70433 touma seguchi | 7 yıl önce
    0doğa olayı 
  12. 'nin filmlerinde mutlaka yağdırdığı damlalar topluluğu.

    Yağmur arındırıcıdır. Doğayı temizlerken özümüzü, ruhumuzu da arındırır. O yüzden filmlerinde öyle sahnelerde yağmurun saflığına teslim eder ki bizleri Tarkovski, her şey yerli yerindedir artık.

    Yağmur bazen de yıkar önüne geleni, duramazsınız o zaman karşısında. Çünkü öyle ister doğa, çünkü biz kirletirken onu, o uzaktan izlemiştir ve içine akıtmıştır göz yaşlarını biz canını yakarken. Ve bir gün tutamaz daha fazla kendisini ve boşalır yaşları gökyüzünden üzerimize, öfkeyle.

    #70857 petra von kant | 7 yıl önce
    0doğa olayı 
  13. sen yagmur yuklu bulut olsan,
    yeryuzune yagarken
    arada beni de islatsan...

    #91785 mjorate | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    0doğa olayı 
  14. Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet.

    Örnek kullanım: Kaşlarından süzülen yağmur damlalarını eliyle sıvazlayarak onlara baktı. (O. Hançerlioğlu)
    #104080 tdk | 7 yıl önce
    0doğa olayı 
  15. Çok ve sık düşen, gelen şey.
    #104082 tdk | 7 yıl önce
    0genel terim 
  16. Çokluk, bolluk.

    Örnek kullanım: Para yağmuru. Övgü yağmuru.
    #104084 tdk | 7 yıl önce
    0genel terim 
  17. Bi oğlum olursa vereceğim isim, gökten yağan küçük su Damlaları, hissiyat, eşitlik, özgürlük
    #106866 yaprak | 7 yıl önce
    0genel terim, isim 
  18. 'ın adını duymamı sağlayan ilk şarkı idi. ' ' albümünde yer alıyor.(2006)

    www.youtube.com/... artık senden gece.
    korkmuyorum hiç karanlık.
    üzerime gel istersen.
    sar beni ben kaçıp gitmem.
    korkmuyorum artık senden yalnızlık.
    korkmuyorum hiç korkmuyorum.
    yüreğime vur vur istersen.
    kalmadı hiç kaçıp gitmem.

    sokaklarda yanımda dolaşan yağmur.
    geceleri başucumda duran yağmur.
    avucumda ellerin yerine yağmur.
    vur yüzüme vur yüzüme
    saçlarımda nefesin yerine yağmur.
    dudağımda dudağın yerine yağmur.
    gökyüzünden çaresizliğimi yağmur.
    vur yüzüme hadi vur yüzüme.
    yağmur..

    korkmuyorum artık senden gece.
    korkmuyorum hiç karanlık.
    üzerime hep gel istersen.
    sar beni ben kaçıp gitmem.
    korkmuyorum artık senden yalnızlık.
    korkmuyorum hiç korkmuyorum.
    yüreğime vur vur istersen.
    kalmadı hiç kaçıp gitmem.

    sokaklarda yanımda dolaşan yağmur.
    geceleri başucumda duran yağmur.
    avucumda ellerin yerine yağmur.
    vur yüzüme vur yüzüme.
    saçlarımda nefesin yerine yağmur.
    dudağımda dudağın yerine yağmur.
    gökyüzünden çaresizliğimi yağmur.
    vur yüzüme hadi vur yüzüme.

    daha hızlı yağmur.
    yağ hadi yağmur.
    ağlar gibi yağmur.
    vur yüzüme vur yüzüme yağmur.
    yağ hadi yağmur.
    çok üzgünüm çok üzgünüm çok üzgün yağmur.
    kaybedecek neyim kaldı ne kaldı yağmur.
    vur yüzüme hadi vur yüzüme.
    yağmur...
    #107302 tanriyibizyarattik | 7 yıl önce
    0şarkı 
  19. Bir doğa olayı harikası insana huzur veren atmosfer olayı.

    Bütün şiirler yağmurda yazıldı.
    #107308 oloji | 7 yıl önce
    0doğa olayı 
  20. 'in 1974 yılında yayımlanan albümünde yer alan, güftesi 'e ait olan şarkısı.

    youtu.be/...
    #108848 invictus | 7 yıl önce
    0şarkı 





  21. #120017 laedri | 6 yıl önce (  6 yıl önce)
    0doğa olayı 
  22. her zaman gökgürültüleri, şimşekler, rüzgar fırtına eşliğinde yağacak değil ya. incecik, usuldan, sakin sakin yağan bir yağmur var istanbul'da. kimse kaçışmıyor, şemsiye de yok. arada bir geçen araçların lastikleri şıpırdıyor yalnızca. güzel hava.
    #153364 laedri | 6 yıl önce
    0doğa olayı 
  23. bülent ortaçgil'in muhteşem tariflediği doğa olayıdır.

    bugün yağmur bir kadın saçıdır
    yeryüzüne dökülen
    upuzun ince ince
    karanlık kokulu

    sen ki aşkta aldatıldın
    yüreğin taş parçası
    dinle yağmuru dinle
    teselli bul türküsünden

    herşey olur herşey büyür, herşey geçer
    hayat kalır

    youtu.be/...
    #167207 memosh usta | 5 yıl önce
    0doğa olayı 
  24. Yaşayanların öfke ve acısıyla beslemekte olan toprak altında yatanları.
    #181884 isthatnotokey | 5 yıl önce
    0doğa olayı 
  25. sen yağmur ol, ben bulut
    #181890 omrumun sonbaharinda | 5 yıl önce
    0doğa olayı