bu başlık kişiye özel bir başlıktır
  1. Eski zaman kadınlarının isimleriyle derinleşen
    Ve bir eski zaman şairinin dahi düşmekle dolduramadığı çukurun en derin yerinde.
    Kendimi özlüyorum.

    Eğer adımla müsemma olmak zehri dolaşmasaydı damarımda
    Kuyumun dibinde bile ellerimi gün ışığından saklamaya çabalamazdım.
    #49849 barayyulun | 8 yıl önce
    0kişiye özel 
  2. Bir gülüşün kaç gemi batırır?
    Kaç gemi pusmuştur falezli kıyılarına?
    Hangi şehirdeki şavaş kadınlarının iç çekişidir soluğun?

    Sen hiç duydun mu?
    Bir korsanın merhametinden bahis açıldığını
    Kayalarını aşındıran haberci dalgalarda
    Sahi, bir korsan kaç kişidir?

    Seni bulacağım ve kuşatacağım lalena
    Dehşetengiz ordumla
    Ve gemimi dibe çeken merhametimle
    Yağma etmeden.
    #52546 barayyulun | 8 yıl önce
    0kişiye özel 
  3. Sırf birisinin nazarını celbetsin diye ortaya atılan değersiz sözlerin, demirleyecek bir liman bulamayan bir gemi gibi boşluğa karışması...

    Kimin için anlam taşımadığını anımsamadan defalarca dinlediğim şarkılar, birini sevmeye devam edebilmek için gerekçeler sunan rüyalardan uyanıp tekrar uyanamayınca hatırlatıyor neyi imgelediğini.

    Keşke "köpeklerden korkuyorum, dolmuş durağına kadar bırakır mısın?" diye sorduğun o sabah, önümüze çıkan köpekleri görünce koluma girdiğin an söyleseydim seni sevdiğimi.
    Ama defalarca ikinci adam olmanın kazandırdığı dirençle büyüyen gururum izin vermemişti o sabah.

    "Neden böyle soğuk davranıyorsun?"

    "Sana olan hislerimi açıklamak hevesiyle dolu olarak geldiğim kütüphanenin bahçesinde, seni o neandertal kılıklı oğlanla liseli aşıklar gibi yürürken gördüğüm için." demeliydim, diyemedim.
    Belki de maskem düşmüştür dedim.

    Ölü doğmuş bir çocuktu seni sevmek artık o saatten sonra, en avaz çığlıklar bile diriltemez cansız bebek bedenini.

    Düşen maskemi arıyorum uyandığım rüyanın esrikliği içinde, bulanık gözlerle.



    #52683 barayyulun | 8 yıl önce
    0kişiye özel 

  4. taşra çocuklarının akıllarında, babalarına söylemek için derleyip, babalarının bir bakışıyla yalan olan nice uzun monologları olur.
    söylenemeyen her sözcük bir taş olur, babayla evlat arasındaki uçuruma düşer.
    Daha fırlatılan taşın dibe düştüğündeki takırtı duyulmadan, konuşmalar kestirilip atılır.
    Taşra’nın alınyazısı budur.
    Ama Birgün o taşlar uçurumu doldurur.O zaman ya buzlar erir, ya da analar bağrına taş basar.
    #53175 barayyulun | 8 yıl önce (  8 yıl önce)
    2kişiye özel 
  5. gökyüzüne bakmayı akıl ettim edeli; hep bir yıldız takımı çarpardı gözüme. bazı geceler beş, bazı geceler üç; ayın haleli olduğu gecelerde ise iki yıldız delerdi göğün karanlığını. bir zaman sonra, kaderim addettim o yıldızları. eğer ay haleli ise, sadece iki yıldız çarpıyorsa gözüme; hayatım rayına girmeye başlayacaktı. yani en azından, o geceyi takip eden gün için.
    "hale" umudumdu. haddim olmadan, henüz sesini bile duymamışken hem de; "hale" diye tanıttım seni kendime.

    şehirler arası bir otobüsün, esas gideceği şehrin yolu üzerinde bulunan önemsiz bir şehri; cam kenarından seyrediyormuşcasına yaşıyordum bu şehirde önceleri.

    Şimdi ise, seni her gördüğümde; kömürlü bir trenin camından ilk defa gördüğü şehri, umutla seyre dalan "taşralı parasız yatılı çocukları" gibi hissediyorum.
    Umutlu.
    #65356 barayyulun | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    0kişiye özel 
  6. haklılığımızı fısıltılarla ancak anlatabildiğimiz, hakkımızı haksızlığa düşmek tereddüdüyle arayamadığımız zamanlar bitecek elbet; dilimizin çözüldüğü ve çağların bizleri de meşru kıldığı günlere duyulan umutla yaşama tutunmamız gerek.

    gençliklerini emekleri uğruna heba eden ve ardından emekleri de hiç edilen dostlarımın; bir gelecek kurmasına dahi izin vermiyorlar.harbiyeliler'den bahsediyorum.memlekete gelince görüşmek hayaliyle yanıp tutuştuğum dostumun tutuklandığı haberini aldım gelir gelmez.sana ulaşmam şu an için pek mümkün değil kardeşim, ama ilk paragrafta yazdıklarımın bugün için ne kadar kof gelse de, seni aklımdan çıkarmadığımın emaresi olsun.



    "Yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor
    halkın doğurgan dünyasına dalmakla " diyor ya İsmet Özel.

    Birkaç gündür her akşam dükkana uğrayıp babamı soran, ve yüzündeki yıkıntılı ifadeyi çehresinde pek de görmediğim bir adam, bu akşam tekrar uğradı dükkana.Yoldan geçerken genç oğlunun kolundan bir çocuk edasıyla aklıma bir şüphe düştü ilkin, etraftaki insanlarla konuşurken de meselenin özünü anlamıştım:
    Diğer oğlunu uyuşturucunun kollarında yitirmiş meğerse.
    Gözlerinde açık seçik anlaşılmasa da, acının ardından kendini var etme gayretiyle sıyrılmaya çalışan bir intikam hissi vardı.
    zor...
    #74924 barayyulun | 7 yıl önce
    0kişiye özel 
  7. Biteviyeliğe muhalif, hürce sloganlar yazan o ince bileklerin
    Ne de kazınmış
    Korkusuz anne serçeler gibi aklıma
    Cesaretinden laf açamayacak kadar da
    Şu gömülü aşkımı meşru kılamayacak kadar da korkağım oysa ki ben
    Sesinde okunur hiç yazılmamış masallar
    Gözlerin beni hiç tasarlanmamış renklere boyar


    Buzdağı'mın su olup aktığı, altının bakır pahası olduğu gün
    Hudutların tebeşir tozuyla çizildiği dünlerden
    Dilimin çözülüp de çağların bizi meşru kıldığı günlere gelindiğinde
    Bir zafer türküsü mırıldanacağım sessizce
    Kim bilir belki o gün
    Sen de seversin beni.
    #78260 barayyulun | 7 yıl önce
    0kişiye özel