30 Haziran 1963, Stokholm, İsveç doğumlu neo-klasik rock sanatçısı.
Gerçek adı Lars Johan Yngve Lannerbäck'tır.
7 yaşına kadar müziğe ilgi duymamasına karşılık, jimi hendrix'in ölümü üzerine televizyonda yayınlanan bir programda, jimi hendrix'in şovlarından derlenen görüntüleri ve sahne performanslarını izleyip kendisine hayran kalmış; bu sayede evde duran akustik gitarı çalmaya başlamıştır. Müziğe olan yeteneği aileden kaynaklanmaktadır. Ablası lola lannerbeck de son derece yetenekli bir flütçüdür.
yngwie malmsteen, 10 yaşına geldiğinde deep purple'ın tüm şarkılarını çalabilmeye başlamış; ritchie blackmore hayranlığı ve ablasının yönlendirmeleri ile klasik müziğe yönelerek zaman içerisinde neo-klasik rock olarak ortaya çıkacak özgün tarzına doğru adım atmıştır.
15 yaşındayken çalışmaya başladığı bir gitar atölyesinde, farklı tarzlar ve çeşitler deneme imkanı bularak kendi tekniğine daha uygun bir gitar üretmiştir. far beyond the sun, icarus dream suite gibi ikonik parçalarını da bu yaşlarda bestelemeye başlamıştır.
18 yaşında arkadaşlarıyla 3 parçadan oluşan bir demo kaydetti. Tarzı İsveç için oldukça sıra dışıydı. İsveç'te umdukları ilgiyi bulamayacaklarını anlayınca demo kayıtlarını yurtdışına göndermeye başladılar. Demoyu dinleyen shrapnel music'in sahibi Mike Varney, Yngwie Malmsteen'i steeler'a katılması için Amerika Birleşik Devletleri'ne davet etti. steeler'la bir albüm kaydeden yngwie malmsteen daha sonra alcatrazz'a katıldı. Fakat yngwie malmsteen kendini daha iyi ifade edebilmek, tarzını ortaya koyabilmek istiyordu ve alcatrazz'dan da ayrılarak solo kariyerine başladı.
neo-klasik rock akımının başlangıcı sayılabilecek olan rising force albümünü mart 1984'te yayınladı. rising force albümü müzik listelerinde 60. sıraya kadar yükselmiş ve albümdeki performansı ile yngwie malmsteen "enstürmental rock" dalında grammy'e aday gösterilmiştir.
yngwie malmsteen'in en çok eleştirildiği iki nokta, şarkılarındaki sözlerin basit olması ve gitar tekniğinin gereksiz hızlı olmasıdır. hatta bu hızlı teknik sebebiyle "duygusuz" olarak yaftalanmıştır. sözler ile ilgili eleştirilere yanıt olarak bir röportaj sırasında, sözlerden ziyade müziğin iyi olmasına önem verdiğini söylemiştir. bu durum yngwie malmsteen'in etkilendiği klasik müzik devlerine bağlanabilir.
diğer konu olan hızlı teknik ve duygusuzluk konusunda ise çok farklı tartışmalar dönüyor olsa da, yngwie malmsteen'in paganini tarzına sahip bir gitarist olmasından kaynaklı hızlı çaldığını söylemek yanlış olmaz; ancak duygusuzluk farklı bir konu. yngwie malmsteen'e karşı duygusuz diyenleri anlamak pek mümkün değil benim için.
bir konser sırasında gördüğü ve aşık olduğu ebru isimli bir türk ile evlidir. amerika'ya gittikten sonra eşi genellike "april" ismini kullanmıştır.
tüm şarkıları spotify üzerinden dinlenebilir.
ayrıca kendi sitesinde albüm albüm listelenmiştir.
Ne kadar büyük bir yetenek olursanız olun, bir akımdaki ilk bile olsanız, kendinizi yenilememeniz durumunda ne kadar bayık olabileceğinizin yaşayan kanıtıdır bu abi. İlk albümü gerçekten efsanedir, ortada da ciddi bir yetenek olduğu da ortadadır ancak olmuyor ingviciğim, hep aynı tarz şarkılar... bir de övünüyosun kendimi yenileme gereği duymuyorum diyerekten.
"metallica, master of puppets'ı benim parçalarımdan birinden esinlenmiş olabilir." demiş olan gitarist. o ara kendisinin bazı parçaları da radyolarda çalmaktaymış.
bir de o şarkıyı ilk dinlediğinde lars ve james'in uyumundan çok etkilenmiş ama kirk'ün çaldıklarını hiç beğenmemiş.
Bu koca çılgın, hızlı çalmak için, bir lick’i ya da gam’ı çalıp kaydeder, sonra da hızlı çaldırıp o hız’a erişmeye çalışırmış. Bu anekdot, yanlış hatırlamıyorsam, 1991’deki best of albümünün kartonetinde yazıyordu. Ya da bizi yiyor üstad. Ha bi de canlı olarak görünce ürküten bir adam, lars gibi osuruktan iskandinav değil, 2 metrelik bir viking kendisi. Ah bi de tayt giyme talihsizliklerine imza atmasaymış zamanında... ah be abi. (Okuyosun burayı biliyorum)
doğru müzik türünü yanlış enstrümanda icra etmeye çalışan gitarist.
bu adamın yapmak istediği org müziği aslında, anladım onu ben. orgcu olsa belki çok popüler birisi olmazdı ama klasik müzik dünyasında iyi bir yer edinebilirdi.
ama işte çevresindeki herkes klasikçi olunca, bu amcamız da rock müziğe meyletmiş. yapacak bir şey yok.
bir de bach çalamıyor kendisi. bir videosunda uygulamalı olarak itiraf etmişti.*