22 Ocak 1902, İstanbul Üsküdar Altunizâde’de doğmuş besteci ve tanburi.
Babası Denizli Milletvekili Sadık Bey’dir. İtalyan Ticaret Okulu’nda okudğu sırada babasının karşı çıkmasına rağmen 12 yaşında okulu yarım bırakarak ud çalmayı öğrenerek musikiye başladı, 17 yaşında tambur çalmayı öğrenmişti. Beste yapamaya 18 yaşlarında başladı.
Babasının sürekli “Benim oğlum çalgıcı olacak” şeklindeki “aşağılamalarına” dayanamayıp bir gün, “Hayır sanatkar olacak” deyip evi terk etmiştir. Rivayete göre “şimdi gidiyorum ama babacım birgün bu çalgıcı oğlunla bilineceksin” demiştir evi terk ederken.
Yeni adı “Üsküdar Musiki Cemiyeti” o zaman ki adı “Darü’l-Feyz-i Mûsıki“ ye kayduldu ve musiki üstatlarından dersler aldı, ünlü sanatçıların kadrolarında yer almaya başladı.
1929’da ilk Türk ve Müslüman kadın tiyatrocu afife jale ile evlendiler ve 1935 yılında ayrıldılar. Bu birlikteliğin Selahattin Pınar'ın sanat hayatına etkisini büyük oldu. Bu dönemde ve ayrıldıktan sonra bestelediği parçalar genelde karşılıksız ve ümitsiz aşkları, ayrılık acılarını içerdi. Afife Jale'den sonra ölene dek “Seyyare Atıfet Pınar” ile evil kaldı.
Yıllar içinde sanatını ilerletti, bir gün arkadaşı Nubay Bey Dolmabahçede gazi mustafa kemal’in sofrasında pınar’ın şarkılarını seslendirince Atatürk ile tanışma fırsatı doğdu. Gazi mustafa Kemal eserleri çok beğenince eserleri sahibinden dinlemeyi rica etti, ertesi gün pınar soluğu dolmabahçe sarayında aldı. Atatirk’e seslendirdi 2 eser sonucu atatürk kendisine ahşap tanbur tahsis edilmesini sağladı. Zira o sıralarda pınar metal tanburi kullanıyordu.
Pınar 6 Şubat 1960’da bir meyhanede, yanında söz yazarı arkadaşı Selim Aru ile yemek yerken bir kalp krizi sonucu öldü. Rivayete göre ölmeden 10 dakika önce Selim aru’ya “ölüm yıldönümlerimde mezarıma 1 şişe rakı boşaltın” demiştir.
Afife jale ile olan fırtınalı ilişkisi ona “nereden sevdim o zalim kadını” “anladım sevmeyeceksin beni sen nazlı çiçek” “bir bahar akşamı rastladım size” eserlerini besteletmiştir.