italyanların geliştirdiği 9 savunmacı 2 forvetli oyun sistemi.9 savunmacı şöyle oluyor 3-5-2 (italyanların çokça kullandığı budur) ya da 5-3-2 dizilişleriyle 9 oyuncu iyi savunma yapar önde ki iki oyuncu çok yetenekli geldi mi atan adamlar olurlar.forvetlerin uyumları çok yüksektir bu taktikte.
italyanlar geliştirdi dedim ama kurucusu bir arjantinli olan helenio herrera dır.
Ölümcül defans. 4 lu defans arkalarında 1 libero (sarkik libero), önlerinde 1 libero daha zaten kaleciyide sayarsan 7 etti. itlayanlarin icadı, gipo viani denilen adam bu taktikle seri b'yi kazaniyor pesine sistem cok tutuyor, en başarılı temsilcisi milandir
catenaccio aslında defansa bir sürü oyuncu yığılan bir oyun sistemi değildir. her defansif oynayan takıma catenaccio deniyor ama otobüsü park etmekle çok karıştırılıyor. catenaccio'nun iki karakteristik özelliği vardır. birincisi, kalecinin hemen önünde ve stoperlerin arkasında oynayan, türkçede libero olarak geçen sweeper(süpürücü) rolünde bir oyuncunun yer almasıdır. ikinci karakteristik özelliği ise adam markajıdır. genel olarak dizilişler 1-3-3-3, 1-4-4-1, 1-4-3-2, 3-5-2, 5-3-2 şeklindedir.
catenaccio italyancada asma kilit anlamına gelir. altında yatan felsefe "rakip gol atamazsa, kazanamaz"dır ve bu yönüyle de zaten defansif bir taktik olduğu bellidir ancak ilk uygulayan italyan teknik direktör 1-3-3-3 dizilişiyle görece ofansif bir futbol oynatmıştır.
taktiğin iki farklı çıkış noktası olduğu söylenir:
bir rivayete göre 1942-1943'te Salernitana'yı çalıştıran Giuseppe Viani, bir başka rivayete göre ise helenio herrera balıkçıları izlerken bu taktik aklına gelir. balıkçılar birer ağ atmaktaydı ve acaba ikinci bir ağ daha atsalar ilk ağdan kaçan balıklar orada yakalanmaz mı fikri aklına geldi. böylece adam markajı yapan defans oyuncularının arkasında italyancada serbest anlamına gelen libero (sweeper, süpürücü) koydu. bu oyuncu ilk ağdan kaçan balıkları yakalamakla görevliydi, ancak bununla da sınırlı değildi görevleri. ona aşağıda değineceğim.
daha çok bilinen çıkış noktası ise 1930 ve 1940'larda isviçre'nin koçu Karl Rappan'ın bir oyuncuyu kalecinin önüne koyarak verrou (zincir ya da kilit) sistemini ortaya çıkarması. görsel
taktiğe dönersek, tüm defans oyuncularının ya da libero ve kaleci hariç 9 oyuncunun adam markajı yaptığı sistemde, adam markajından kurtulanları liberonun karşıladığı sistemdir catenaccio. aynı zamanda rakibin yıldız oyuncusunu iki kişi marke etme şansı da tanımaktadır. ancak liberonun görevi süpürmek ya da joker markajcı olmakla sınırlı değildir. libero aynı zamanda çok iyi pas özelliklerine de sahiptir ve kaptığı toplarla ya da süpürdüğü boşa düşen toplarla ileride koşmaya başlamış forvet oyuncularına uzun pas atarak asist yapma yeteneğine de sahiptir. yani savunmacı diyince aklınıza kalas oyuncu gelmesin, aslında oyunu kuran kişidir takımda. zaten sonraki yıllarda adam markajından alan savunmasına geçilince, sonrasında liberolar defansın önüne çekilince ön libero olarak görev bulacaklardır. günümüz modern futbolunda ise artık defansif katkı beklenmeyen registalar vardır.
catenaccio'yu ilk uygulayan italyan teknik direktör nereo rocco'dur ve ofansif sayılabilecek bir anlayış benimsemiştir. 1-3-3-3 dizilişi ve catenaccio ile Triestina gibi bir takımla italya ligi'ni ikinci sırada bitirmiştir. ardından milan'da bu taktikle dönemin futbolunu domine etmiştir.
catenaccio 1970'lerin sonlarına doğru, total futbolun akıcılığına direnemeyince, alan savunmasıyla adam markajının karışımına dayanan zona mista'nın da ortaya çıkmasıyla popülerliğini kaybetmiştir. 1990'ların başında ise libero kavramı, defansın önüne çekilerek tarihe karışmıştır. lothar matthaus son ünlü libero olarak kabul edilir.
günümüzde 2004 avrupa futbol şampiyonası'nda şampiyonluk kazanan yunanistan ve jose mourinho için catenaccio kullandı deniyor. açıkçası yunanistan'ın oyununu pek hatırlamıyorum, eğer libero kullandılarsa ve adam markajı yaptılarsa catenaccio olabilir. ama jose mourinho'nun otobüsü park etmek dışında pek bir şey yaptığını sanmıyorum.