Basit bir matematiği olan eylemdir ancak disiplin gerektirir.
Günlük kalori ihtiyacınızı hesaplayıp 400-500 kalori altına inerseniz, ekmeği ve şekeri keserseniz(ekmeği kesemiyorsanız azaltın ve tam buğdaylı ekmek tüketin ancak şekeri kesinlikle hayatınızdan çıkarın.) ve su tüketiminizi arttırırsanız kilo verirsiniz.
Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için yukarıda bahsettiğim şeyleri yapmanız gerekir. Kilo verirken vücudunuzun estetiğini de korumak isterseniz listeye sporu da ekleyin.
ekmeği, yağı, tuzu, şekeri, tatlıyı, kolayı falan kesince çok kolay yapılan eylem. spor, yürüyüş gibi hiçbir ekstra fiziksel aktivite yapmadan baya kilo verdim bu şekilde. hem böylesi daha sağlıklı. aslında hiçbir zaman şişman denecek kadar kilolu olmadım hayatım boyunca ama baya saldığımı fark edince ve çevredekilerin çok kilo almışsın laflarını duyunca dikkat etmeye başladım. bu kilo verme işini çok kasmadan, kendine zulmetmeden, zamana yayarak yapmak lazım bence. zaten kilo yapacak şeyleri çok tüketmeyince vücut zaman içinde fazla kiloları atıyor.
annem hala ekmek ye ekmek, ekmek yemezsen doymazsın diyor ama.
düşünme eylemi, en yoğun ve en çok harcanan enerji mekanizması olduğu için zayıflama konusunda da etkili. en azından benim üzerimde görüldü etkisi. düşünme eyleminden ne zaman vazgeçer de yemek yemeğe başlarsam o vakit kilolanırım.
1 ayda 3 kilo veriliyor. 10 günde 5 kilo veriliyor, gibi size kısıtlanmış zamanda çok kilo verdiren, adına diyet programı denen saçmalıklara kanmayın. o diyet biterse daha fazlasını alacaksınız. tek beslenme şekli olan diyetlere kanmayın, kısaca diyet kelimesinden kaçın. biri diyetten bahsediyorsa hedefi sizin kısa zamanda belirli kilo verdirmek, cebinizden paranızı almak. sonra siz tekrardan kilo alınca ona başvurmanız için sizin aklınıza giriyor.
diyet diye bir şey yoktur.
hayat vardır. hayat değişikliği vardır. kilo vermek için beslenme kuralları koyun. mesela; sadece 3 öğün yemek yiyeceğim ve öğünler arası su hariç hiçbir şey yemeyeceğim ve içmeyeceğim. yemeklerde yenilecek porsiyonlar önceden bilinçli şekilde belirlenecek ve porsiyonlar geçilmeyecek. porsiyon konusunda karasızsanız sizi seven bilinçli bir kişi seçin. kola ve diğer fabrikasyon şekerli sıvılar içilmeyecek. çaya ve kahveye şeker atılmayacak...
hergün azda olsa spor yapılacak gibi.
bu hayat değişiklikleri ile zaten yavaş yavaş kilo verirsiniz.
unutmayın, gerçekten sahip olduğumuz tek şey vucudumuz ve sağlık.
Şekeri, tuzu, unu, yağı, ekmeği, pilavı, onu bunu şunu tamamen keserseniz, günlük almanız gereken kaloriden 500 veya daha fazla kalori açığına giderseniz, spor yapmadan da gerçekleştirebileceğiniz eylemdir. Kesinlikle bunu yapmaktan uzak durulmalıdır. Ne un, şeker, tuz, yağ büyük düşman/bölüm canavarıdır, ne de ne kadar az yersem o kadar çok kilo veririm mantığı sağlıklıdır. Bu şekilde verilen kiloların bir kısmı yağdan ve sudan verilirken, büyük miktarlarda kas kaybı da yaşanılabilir. Kas kaybı, kilo verirken dikkat edilmesi gereken önemli faktörlerden biridir. Kişi kilo verirken ne kadar az kas kaybederse, vücuttaki yağ oranı o kadar düşecektir. Kaybedilmeyen kas, Metabolizmayı daha hızlı çalıştırmaya devam edip, ekstra kalori yaktıracaktır. Yağ kaybetmek göreceli kolayken, kas kazanmak çok daha zordur.
Önemli bir not: önce kilo vereyim sonra kas yaparım gibi bir düşünce yanlıştır. Çünkü kas kazanmak için kişi normalden daha fazla kalori alır (u: (bulking) ki bu kas kazanırken yağ da yapmaya/almaya neden olur.
Yüksek miktarda kilo verirken yaşanacak sarkmalar, kaybedilen kas ile doğru orantılı olacaktır.
Kilo vermek için en sağlıklı ve sürdürülebilir yöntem, yeme alışkanlığını yavaş yavaş değiştirmektir. Bunun yanına spor da eklenirse, kişi sağlıklı bir şekilde kilo verebilir.
kimse naralar atmasın insan güzel olsun yeter diye, şişman olmak hiç güzel bir şey değil.
şişman biri olarak bunu itiraf etmeliyim , kendimle barışık mıyım? evet ama bedenimle barışık değilim. barışık olmadığımı anlayalı uzun bir müddet geçti fakat bununla başa çıkmak için ve her kötü durumda yemeğe sarılmamak gerektiğini öğrenmem zaman aldı bu süre zarfında obez olmuş ve mide ameliyatını araştırırken kendimi bulmuş biriyim. türlü türlü diyetisyene gittim.
97 kilo bir insanı 1 kibrit kutusu ot bokla zayıflatacağını düşünen zihniyete karşıyım. doğru destek doğru doktorlarla verin şu kiloyu illa kontrol altında olmak istiyorsanız, yoksa zaten yemezsen veriliyor bu canına yandığımın yağları.
peki mide ameliyatı? çözüm mü? hayır değil, öncelikle sevgili şişman arkadaşım o gırtlağı tutamıyor isen mide ameliyatından 1 sene sonra tıpış tıpış ve yavaş yavaş o kiloları alacaksın, boşuna kasma gene diyet yapacaksın gene spor yapacaksın. (tecrübeyle sabit)
şu mide ameliyatı içinde ben obezim bak sınırdayım naraları atma bende obezdim 25 kilo verdim ancak şişman olabildim, ama olay gırtlağını tutmakta geçiyormuş. son 5 aydır öğrendiğim tek şey sağlıklı yaşayınca veriliyormuş. o hamburgeri hafta 1 kere ye yada hiç yeme emin ol eksiklik değil, hayatında zaten yiyeceğini yemişsin bütün hafta normal şeyler ye tabak tabak yeme 1 kaşık al her şeyden ye ama az ye. şuan hiç kendimi zorlamadan kilo verir hale geldim ve bu düşüşü kimse durduramaz kendim bile aynaya bakıyorum evet kilo veriyorum evet daha iyiyim ama hala mutlu değilim demek ki daha var diyorum.
ve spor, belli kiloya kadar yapmadım çünkü 15 dk sonra nefes nefes kalıyordum ve sokağa çıkıp obez halimle koşmaya utanıyordum, ki hala çokta değişmiş değil utancım. sonuçta kesinlikle gerekli olan durum günde 45 dk bile yürüsen emin ol çok şey değişecek.
tabi ki de güzel insan hep güzeldir buna lafım yok ama arkadaş göbek ve popo kombinasyonun birleşmemesi gerekiyor, sen sonsuzluk işareti değil insansın ve sonsuz da değilsin.
ama baskıyla, insanların demesiyle başlama diyete yada sağlıklı yaşamaya çünkü bir sabah olacak uyanacaksın ve evet bugün o gün diyecek sonunda kendin için bir şey yapacaksın.
Herkesin gerçekleştirmek istediği fakat zorlandığı eylem.
ben 110 kilodan 82 kiloya düşerken şunları yaptım:
sabahları limonlu ılık su içerek güne başlamak.
bol yeşillikli ve bol proteinli bir kahvaltı.(ekmek yerine ceviz vb. yemenizi tavsiye ederim)
şekeri ve paketlenmiş gıdaları tamamen kesip şeker direncini düşürmek.
haftada en az 3 kez yarım saat kardiyo yarım saat ağırlık kaldıracak şekilde spor.(bazı günler sadece 1 saat havuza gittim)
tarçın, zencefil, zerdeçal gibi baharatlar kullanarak hem metobolizmayı hızlandırıp hem de şeker isteğini bastırmak.
öğle yemeğinde sade türk kahvesi ile yedi tane çiğ bağdem ile yedi tane çiğ fındık tüketmek.
maydonoz yiyip, yeşil çaylar içmek.
yatma saatinize göre akşam 7'den 8'den sonra bir şeyler yememek. (bu sayede sabaha kadar leptin hormonunun etkisiyle yağ yakabilirsiniz) Kilo verirken intermittent fasting yapmadım fakat şu an kilomu korumak için ve daha iyi hissettiğim için 16 saatlik açlık orucu uyguluyorum.
en önemlisi tüm bunları bir yaşam tarzı haline getirmek. hedefe ulaştıktan sonra tekrardan hamburgerlere, şekerlere saldırırsak giden kilolar hızla geri gelir. ben bu batağa bir daha düşmemek için fast food ürünlerine ve şekere düşman kesildim. hayatımdan tamamen çıkardım. çok da mutluyum ve sağlıklı olduğumu düşünüyorum.
şekere ve fast food'a düşman olmanızı sağlayacak bir kaç belgesel tavsiyesi:
Ödünç verir gibi verilmemesi gereken şey. Bugün verip yarın geri alacaksan eğer ben şimdi ne anladım bu işten?
Sağlıklı kilo vermek, anlık olmaz, kademeli olur. Şunu unutmayın ki eğer bir diyette size, bilmem kaç günde şu kadar kilo vereceksiniz, taahütünde bulunuluyorsa hiç bulaşmayın derim ben.
altın kural yemeyi akşamın erken saatlerinde kesip tamamen boş mideyle uyumak. bu güne dinç başlamanızı, dinlenmiş uyanmanızı sağlamak için şart. gün içinde aşırılıklara kaçmadan yemeniz, günü masa başında geçirmiyorsanız ufak ufak kilo vermenizi başlatacak. tempolu bir işte çalışıyorsanız hızla kilo verebilirsiniz.
guruldayan mideyle yattınız fakat tüm gün masa başındasınız diyelim, gün içerisinde hunharca yemeyin, akşam yemeğini kökten kesin. yine kilo vereceksiniz. kilo vermek için aceleniz varsa akşamları yürüyüş, hafif sporlar çok iyi gider.
çok hızlı kilo vermek için sabah kahvaltısı + öğle yemeği + iş çıkışı ağır spor/yüzme ve elbette aç uyudunuz. mide bomboş sabah çakı gibisiniz.
defalarca kilo vermiş, ve formda kalamayıp başa dönmüş olarak kişisel deneyimlerim bu şekilde. kilo vermek zordur, formda kalmak çok daha zor. ideal kilonuza ulaştığınızda yeme alışkanlıklarınızın değişmiş olması gerekmekte, bu akşam bir porsiyon tatlı götüreyim sonra dikkat ederimle startı verdiğiniz anda tüm süreç hızla başa dönüyor. sigara bağımlılığı gibi yıllarca içmezsiniz sonra bir sigara yılların emeğini yakar kül eder.
nefsinize katı kurallar koyup, kuralcı olmalısınız. ve elbette aç uyumalısınız.
şimdi bu mecrada kim olduğumu, haliyle de zayıf olduğumu bilen bir hayli kişi var. onlardan küfür yemek pahasına yazıyorum bu girdiyi, düşünün ne biçim daraldım.
içimde bir şişman var. dışarıdan zayıf görünüyorum, ama ruhum, karakterim şişman. korkunç bir yeme isteğim ve iştahım var. hayatım bununla mücadele etmekle geçiyor. bir süre önce bir badimle muhabbeti olmuştu, "senin hiç bunalımın yok mu hayatta?" diye sormuştu da "yok yea ne bunalımım olcak" diye yavşak yavşak cevap vermiştim. nah yok bunalımım. aha bu var. her gün kendime on yüz bin milyon kere aynı soruyu soruyorum: "bunu* yesem mi yemesem mi?"
şimdi diyelim canım bir şey yemek istiyor -ki hep istiyor zaten- ama günlük kalorimin limitine yaklaşmışsam, takvimde o yemeği yiyebileceğim tarih belirliyorum. ciddi ciddi bu konuya tahsis edilmiş excel tablom var benim. "bak onu şimdi yeme, nabu takvime de yazıyorum, bak perşembe yiyeceksin allahın cezası, dur allah belanı vermesin yeme" tablosu adı da.
neden böyle, çünkü kilo vermek çok zor canına yanayım. daha kilo almama aşamasında sinir hastası kesilen şahsım bu karakterle kilo alsa nasıl verir hiç bilmiyorum.
oysa ne güzel arkadaşlarım var, önlerine üç lokma bir yiyecek gelir, didiklerler de didiklerler. nimet olm o, oynamayın günah diye müdahale ederim bir noktada, bunlar bir de yarısını yiyemez, tıkandım falan derler. aha işte bu uyuzlar, benim hayatta en çok kıskandığım insanlar oluyorlar.
zayıf olmak ve sağlıklı beslenmek bu kadar zor olmamalıydı.
hayatım boyunca o kadar çok yaptım ki bu, yapamadığım anlamına geliyor.
radikal iniş çıkışlar yaşadım defalarca. hani YZ yokken, fotoğraflarımı öncesi- sonrası diye ajansa satsam reklam yüzü olurdum. hem de kaç kere.
neyse sonuçta uzun süredir obezim. dizimin omzumun sakatlığı bahane elbette.
diyeceklerim şu:
1- Fad diyetler kilo verdirir ama kilo sorununuzu çözmez. hem biyolojik, hem sosyal olarak sürdümek imkansız olduğundan, mutlaka patlar.
Bunlar siklet düşen sporcu, çekime yetişen oyuncu vs. için geçici çözümlerdir.
south beach, okinava , dukan, keto , paleo, atkins... eti kes, meyveyi kes, sade havuç ye... allah ne verdiyse denemiş ve geçici etkisini hem kendimde hem onlarca insanda görmüş bir insanım.
2- 6 ay geçmeden "kilo vedim" demeyin. bana kalsa bir yıl ama, insaflı davrandım.
gidenin- gelenin ne kadarı su, ne kadarı yağ, bu sürede ne kadar kas kaybettin, bazalın ne oldu. öyle haftadan haftaya tartıda belli olmuyor.
3- Kilo almak, bir davranış problemidir. yemek problemi değildir. yaşamamış/ eğitimini almamış insan bilemez, dedikleri değersizdir. bunu kilo almak başlığına uzun yazarım.
özetle her ne yapacaksanız, ömür boyu sürdürülebilir olsun. "Fad diyetle 3 ayda şu kadar düşerim sonra eskisine dönerim ama çok dikkat ederim" diye bir dünya yok.
sadece günde üç öğün yiyerek 3-4 ayda (ara öğün falan yok) 80'lerden 60'lara kadar yaptığım eylem. şimdilerde istikrarlı bir şekilde 60'larda seyrediyor kilom.
tabii herkese göre değişir kilo vermek ama bende etkili olan bu oldu. aburcuburu falan kesince insan epey kilo veriyor. bir de yıllardır günde en az bir saat yürüyüş yaparım. ama bunun çok etkisi oluyor mu bilmiyorum.*