Bi kaç gün önce 8milyon dolarlık bağış trafiğine konu olmuştu da o trafiğin detayları aslında şöyleymiş:
Başkent gaz Kızılaya 8milyon dolar bağış yapıyor. Başkent gazın sahibi, reis'in imam hatipten arkadaşı bu arada. Bu paranın önemli bir bölümü Kızılay üzerinden "bikereden bişey olmaz ensar Vakfına" gitmiş. Ama para orada da kalmamış, Bilal'in kurucularından, yönetim kurulu üyelerinden birisinin de Esra Erdoğan olduğu türgev'in, yönetim kurulunda gene Esra erdoğan'ın adının gözüktüğü Amerika kolu Türken'e aktarılmış. Niye? Çünkü Amerika'ya okumaya giden Türk çocuklarının sümüklü imamın pençesine düşmemesi için yurt yaptırılmış. Ensar ve türgev'in Ekrem imamson'un göreve geldikten sonra ibb bütçesinden aldıkları yardımları kestiği vakıflar arasında olduğunu da ekleyelim. Ensar 30, türgev 230milyon küsür TL yardım almış ibb'den.
Kısacası vatandaşın ödediği doğalgaz paraları, vergiler falan üç beş aile vakfı arasında turnike olmak suretiyle mesela Amerika topraklarında gayrimenkul yatırımı olarak değerlendirilmiş.
Doğalgaz faturalarından şikayet edenlerin aklında olsun.
çocukken sınıfta kolu olmak için can attığım kurumdu kendisi.
şu zarflardan kendi semtimize ait olanı kaç defa doldurduğumu hatırlamıyorum, içine harçlıklarımızı koyardık, ben değil biz demeyi öğrendiğimiz ilk yerdi aslında. pbs.twimg.com/...
kızılay kolu olmak sınıf içinde çok önemliydi, seçilmek için uğraşırdık. çünkü işte bu zarflardan falan sorumlu olurdunuz, arkasında dev gibi kızılay vardı. kızılay bizim için kurtuluş savaşıydı; basakgazetesi.com/...
çünkü trafik kolu olup ne yapacan allasen, trafik müdürlüğüne mi bağlanacaksın nedir? meteoroloji kolu da az aktiviteliydi, camdan bakıp hava güneşli falan derdi de ciddi değil. ama kızılay kolu öyle mi, para emanet ediliyor düşün yani, o derece. nasıl sorumluluk inanılmaz.
sonra gençlik dönemi koşa koşa gittim ben buraya, altın ilk yardımcı falan oldum. kaç aşamalı sınavlara girdim, sertifikalarım var sıra sıra, gurur duyuyordum inanın. her cv'me eklemişimdir.
şimdilerde görüyoruz ki, içinde çocuk harçlıklarıyla dolu olan zarflara sahip çıktığım kadar koca kuruma sahip çıkmamış kimse.
herkes için güzel olan ne varsa, kıymetli olan, anlamlı olan, değerli olan, geleneksel olan, kültürel olan ne varsa yok etmeye, değersizleştirmeye and içmişler sanki. elimize kağıt kalem alıp hesap yapsak ne kadar zarar verebiliriz diye bu kadar hayal edemeyiz, bu kadar planlayamayız resmen.
30 ekim 2020 izmir depremi sonrası yine bağış kampanyası başlatmış kurumdur. deprem yazıp 2868'e gönderecekmişiz. kızılay dendiğinde artık aklıma sadece başkentgazla yaptıkları "işbirliği" * geliyor. kızılay soda bile içmiyorum. 10 lirayı depremzedelerden esirgediğimden değil, güvenim sıfırladığından. yardımı başka şekilde yapmayı tercih ederim. mesela izmir büyükşehir belediyesinin çok daha etkili olacağını düşünüyorum.
asrın en büyük felaketinde ahbap derneğine 46 milyon liraya çadır sattığı söyleniyor. eczacılar odasına da satmış sanırım. adamlar eczacılar olarak örgütlenip ilaç ayarlamış bölgeye seyyar eczane kurmak için harekete geçmiş dört tane çadırı tanesine 140 bin tl vererek kızılay'dan satın almışlar deniyor. ben kızılay'ı her tür afette ilk yardım edecek örgüt diye bilirdim... demek ki bize yanlış öğretilmiş... bunlar hep yetersiz eğitim.
bugün 'kızılay' diye andığımız dernek, 11 haziran 1868 tarihinde 'mecruhin ve mardayı askeriyeye imdat ve muavenet cemiyeti' adıyla kurulmuş, 14 nisan 1877'de 'osmanlı hilal-i ahmer cemiyeti', 1923'te cumhuriyetin ilanından sonra, 'türkiye hilaliahmer cemiyeti', 1935'te 'türkiye kızılay cemiyeti' ve 1947'de de 'türkiye kızılay derneği' adlarını almıştır.
kan bağışı yapmadığım, yapanı kınadığımdır. bakın arkadaşlar büyük harflerle yazacağım ama sözlük formatından dolayı görünmeyecek KIZILAY BAĞIŞLADIĞINIZ KANLARI SATIYOR ULAN SATIYOR!!! İLLA KAN BAĞIŞI YAPACAĞIM DİYORSANIZ DUYURULARI TAKİP EDİN YA DA EFENDİ EFENDİ HERHANGİ BİR HASTANEYE GİDİP KAN BORCU OLAN BİRİNİN ADINA KAN VERMEK İSTİYORUM DEYİN. KIZILAYA KAN VERMEYİN!!
uluslararası kızıl haç hareketinin türk ve islami uzantsı olan, ülkenin en büyük yardım kuruluşu.
şimdi ben son olayda acayip iki yanlı birçok yazı, girdi, yorum okudum. kimisi yeni akit tadında, kimi halk tv tadındaydı. ikisi de benim için aynı anlamı ifade ediyor bu arada. ideolojik olarak farklı olabilirler ama partizanlıkları tamamen aynı. her şeyin aşırısına karşıyım ben.
neyse ne diyorduk;
şimdi ahbap kızılay'ın elindeki çadırları parasıyla satın almış di mi, olayı doğru anladım ben? şimdi velev ki, kızılay stoğundaki çadırları sevk etmiş olsaydı (olması gereken) ve ahbap türkiye'deki en büyük çadır üreticilerinden biri olan kızılay'a ait iştirake yönlendirilmiş olsaydı stok olmadığı için ve oraya yine parasıyla sipariş verilseydi, yine böyle tepki olacak mıydı? insanların kızdığı nokta, afad ve kızılay'a bağış yapabilecekken ahbap'ı tercih etmeleri ve bu paraların da yine dolaylı yoldan o kurumlara geçmesine ise, burada büyük bir anlam karmaşası var. çünkü ahbap, sivil toplum örgütü. kızılay ve afad ise devlete bağlı çalışan yardım kuruluşları. akredite olabilmek için sahadaki en yetkili organizasyondan müsaade almak gerekiyor mevzuat gereği.
kızılan nokta çadırların parasıyla alınması ise, orada daha komik bir durum var, diğer çadır üreten firmalara da kızmak lazım o zaman, afet zamanı parasıyla niye satıyonuz çadır diye. kimse kimseye dünya yıkılsa bedava bir şey vermez arkadaşlar, geçiniz. bedava olacak olsa para mı toplanır allahsen?
burada zannediyorum sadece zamanlama hatası var. kızılay kendi deposunda halihazırda lazım olan ve kullanılması için ivedilikle sahaya yönlendirilmesi gereken çadırları değil ahbap, uganda cumhurbaşkanı istese satmaması lazım. yok kardeşim, biz olması gereken yere yolladık, ama çadırı bura yapıyor, parasıyla yaptırın, biz de parasıyla yaptırıyoruz olsa iş, ben anlıyorum. ama çadırın parayla alınmasına kızılmasını anlamıyorum. kızılay'ın çadırı satmasını anlamıyorum, ahbapın almasını da anlamıyorum. hadi aldın, duyursaydın o zaman derler adama, kızılay'a çadır sorduk, bize parayla sattı diyeydin, o zaman anlardım.
kızılay bir yardım kuruluşudur, mevzuata hakim değilim, hukuksal açıdan yorum yapamam fakat, parasıyla yardım malzemesini bir başka stk veya x kuruma satması en hafif tabirle etik değildir.
kızılayın iştiraki olan çadır imâlatı bir şirkettir, oraya kızılay da bir başkası da parasıyla (maliyetine) çadır yaptırabiliyorsa bu akla da mantığa da etiğe de ticarete de uygundur.
ben bir şeyleri kaçırdıysam veya yanlış anladıysam beni düzeltiniz.
senelerce düzenli kan bağışı yaptığım, vücudumun 5 litresini bıraktığım, son yılların "değişikliklerinden" sonra en ufak gönül bağı hissetmediğim kurumdur.
her boka "işinize gelirse", her itiraza "it ürü kervan yürür" diyen tiplerin hayrına bile emeğim geçsin istemiyorum.
hala kan veriyorum. duyuruları takip ederek, gönlümün ısındığı insana. kimsenin zoruna gitmesin, gönül işi bu işler.