kelimeye vurursan... altı üstü o da "flu" bu da "flu" dersin.
o da grip bu da grip.
yıllarca grip olacağını anlayınca bir baş sarmısak yiyip çoğu zaman ilk günden hafif hasarla kırgınlıkla falan geçirip gidiyordum.
ancak bu son üç beş gün önce olduğum grip... o da grip bu da grip falan değil. "oha aq bu nasıl grip?!" dedirtti ilk günden. sonra öğrendim influenzaymış grip değil. domuz gribi falan işte.
bir süre önce doktorun bana koyduğu teşhis idi. dedi ki "influenza olmuşsun." ben de dedim ki "o ne ola ki?" "domuz gribi." dedi böyle sakin sakin. hayatım gözlerimin önünden film şeridi gibi geçti. ağlamaklı bir sesle "peki kaç gün ömrüm kaldı." diye sordum. "domuz gibisin bişi olmaz..." dedi.
tanıdık doktora gitmeyeceksin arkadaş. rahat rahat bir dram yaşatmıyorlar insana... uyuz kadın.
bunun a ve b tipi oluyormuş. bir kere yakalanınca aynı tipten olana bir daha yakalanmıyormuşsun. çünkü eğer ölmezsen bağışıklık gelişiyor. ölürsen zaten yakalanamıyorsun... ben doktorun yancısıyım? yabancısıyım? bişiyiyim...
hastalık ilk zamanlardaki gibi tehlikeli değil. çünkü ilk salgından sonra ilaçları bulunabilir hale geldi. yani içiyorsun, iyileşiyorsun. en azından bende öyle oldu. içtim, iyi oldum.
özet olarak, öyle korkulacak bir hastalık değil. grip işte. tedavi edilmezse her grip ölümcül zaten... bi de bulaşıcı tabi. evdekilere bulaştırmamak için maske kullanmak iyi oluyormuş.
halk dilinde (bkz: domuz gribi) olarak bilinen ve h1n1 diye de çok duyduğumuz hastalık. boğaz ağrısı, baş ağrısı, burun akıntısı, öksürük, solunum güçlüğü, kusma, ishal gibi belirtilerle insanı dumur eder. aman dikkat.
%3-%5 mortalitesi olan ciddi hastalık. Çok yaşlıysanız, kronik akciğer, kronik kalp hastasıysanız. Epilepsiniz var ve kronik ilaç kullanıyorsanız, felç geçirdiyseniz ölüm oranı daha da artıyor. Çok çocuk hastaneye yatırtıyor. Maske takın, el yıkayın, bol c vitamini alın.
halk dilindeki domuz gribinin gerçek adı. hatta "influenza a" ve "influenza b" tipleri var. a çoğunlukla kuş gribine, b ise domuz gibine örnekleniyor çünkü bu hayvanlar arasında yaygın hastalıklar bunlar. öyle "öksürüyorum biraz ya, bi' şeyim yok" deyin, geçmeyin.
sanırım 1 aydır falan herkes influenza. önce öksürük ve ateşle başlıyor. sonra eklem ağrısı, halsizlik, griple aynı belirtiler ve son olarak da "yatsam geçer ya" hissiyle birleşiyor. yattığınız anda da covid gibi bünyenizi esir alıyor. öksürüğün sürekli hale gelmesi ve en az 2 ay bu ciğer delen öksürükten kurtulamama durumlarını görüyorum ben çevremde. zatürreyle de dirsek teması var influenzanın çünkü ciğerlere indiğinde gene covid gibi bünyenizi baya sarsıyor. toplu taşımada aksıran, tıksıran, burnunu silen, sesi çatallaşmış insanların hepsi influenza en az 1 aydır. iş yerinde böyle birisini görürseniz maske takma alışkanlığınıza geri dönmeniz iyi gelebilir. okullardaki küçük yaştaki çocuklar arasında neredeyse 2 aydır yaygın bir salgın halinde olduğundan bahsetmem yersiz. bilinçsiz ebeveynler çocuğunun burnunu silip okula yolluyor, sonra biz metroda işe giderken bunlarla karşılaşıp hasta oluyoruz. sıçtığımın beyinsizleri.
erken dönem tedavisinde genellikle grip ilaçları (nurofen falan), öksürüğü kesmese bile şiddetini azaltan şuruplar, ateş düşürücüler (parol ne kadar işe yaramaz bir ilaçtır ya) veriyor doktorlar. teşhis almış 4 arkadaşım var, iş yerindeki gencolardan da 1 aydır öksürenler mevcut. ben halâ ateş kısmını pek atlatamadım sanırım. geçen hafta atlattığımı sanıp parol'ü kesmiştim ama birkaç gün önce "ben halâ ölmedim" diyerek böğürerek zombi gibi hortladı. ateşin eklem ağrısına dönmesini, öksürüğün de ciğerlerden çıkmasını engelleyecek şiddete çekme işini hallederseniz en azından çok ağır atlatmazsınız. hele ki çevrenizde yaşlı akrabalarınız varsa, bir süre yanlarına yaklaşmayın. covid zamanı devlet eliyle de olsa nasıl dikkat ettiyseniz, influenza olduğunuzda da dikkat etmeniz gerek. neredeyse 100 yaşındaki anneannemin, pandemi döneminden sonra çöktüğünü gün gün gördüğüm annemin olacağı influenza ile benim ayakta sadece ateşlenerek atlattığım influenzanın aynı olma ihtimali yok zaten, paramparça eder yaşlılarınızı bu illet. dikkat edin.
edit: he, bir de "mevsimsel grip oldum ya, bi' şeyim yok" diyenlerin yanına da yaklaşmayın. asıl bunlar ortalıkta sürekli gezip, avm doldurup, kafelerden çıkmayıp hastalığı yayan tayfa. kendilerine dikkat etmedikleri gibi, hastalandıktan sonra da düz dünyacı gibi "ben hasta değilim ki" kafasına bürünüp daha da çok sosyalleşiyorlar. ayaklı virüs resmen bunlar. yaklaşmayın yanlarına.
edit: @ma icari sağ olsun, halka tatlısına aklım gitmiş herhalde. onu değiştirdim. hastayım ben, üstüme gelmeyin!