1. şiirlerini bir müddet "dranas" soyadı ile yayımlayan şair.

    ancak hayattayken bütün şiirlerini bir araya getirmiş. 1974 yılında türkiye iş bankası kültür yayınları tarafından basılan "şiirler"inin kapağında "dıranas"ı tercih etmiştir.

    Nerede ve ne zaman okuduğumu hatırlamadığım bir kaynağa göre soyadı kimliğe yanlış yazılmış. bu gerekçeyle dava açmış ve mahkeme kararıyla soyadını "dıranas"a çevirmiş. zannımca da öyle. yoksa neden daha hayattayken yayınlattığı "şiirler"inin kapağında soyadını bu şekilde kullansın...
    #3823 kesret | 8 yıl önce
    0şair 
  2. biz evlendiğimizde fahriye abla yetmiş yaşlarında bir kadındı ve onu hiç kıskanmadım diye eşinin açıklaması vardır .ilk akla gelen şiiri meşhur "fahriye abla"dır.

    Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,
    Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.
    Bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden,
    Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen!
    Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
    Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
    Ne güzel komşumuzdun sen, Fahriye abla!

    Eviniz kutu gibi bir küçücük evdi,
    Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi;
    Güneşin batmasına yakın saatlerde
    Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede.
    Yaz, kış yeşil bir saksı ıtır pencerede;
    Bahçende akasyalar açardı baharla.
    Ne şirin komşumuzdun sen, Fahriye abla!

    Önce upuzun, sonra kesik saçın vardı;
    Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı.
    İçini gıcıklardı bütün erkeklerin
    Altın bileziklerle dolu bileklerin.
    Açılırdı rüzgârda kısa eteklerin;
    Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla.
    Ne çapkın komşumuzdun sen, Fahriye abla!

    Gönül verdin derlerdi o delikanlıya,
    En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya.
    Bilmem şimdi hâlâ bu ilk kocanda mısın,
    Hâlâ dağları karlı Erzincan?da mısın?
    Bırak, geçmiş günleri gönlüm hatırlasın;
    Hâtırada kalan şey değişmez zamanla.
    Ne vefalı komşumuzdun sen, Fahriye abla!
    #3825 ruzgar gibi gecti | 8 yıl önce
    0şair 
  3. Fahriye abla, olvido şiirlerinin yaratıcısı.

    OLVİDO
    Hoyrattır bu akşamüstüler daima.
    Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
    Yalnızlığımızla doldurup her yeri
    Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
    Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
    Lavanta çiçeği kokan kederleri;
    Hoyrattır bu akşamüstüler daima.

    Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
    Unutuşun o tunç kapısını zorlar
    Ve ruh, atılan oklarla delik deşik;
    İşte, doğduğun eski evdesin birden
    Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,
    Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
    Ve cümle yitikler, mağlûplar, mahzunlar...

    Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
    Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir;
    İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı
    Hatırlar bir gün bir camı açtığını,
    Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu,
    Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı...
    Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.

    Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla
    Halay çeken kızlar misali kolkola.
    Ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri,
    İhtiyaç ağaçlı, kuytu bahçelerden
    Ayışığı gibi sürüklenip giden;
    Geceye bırakıp yorgun erkekleri
    Salınan etekler fısıltıyla, nazla.

    Ebedi âşığın dönüşünü bekler
    Yalan yeminlerin tanığı çiçekler
    Artık olmayacak baharlar içinde.
    Ey, ömrün en güzel türküsü aldanış!
    Aldan, geçmiş olsa bile ümitsiz kış;
    Her garipsi ayak izi kar içinde
    Dönmeyen âşığın serptiği çiçekler.

    Ya sen! ey sen! Esen dallar arasından
    Bir parıltı gibi görünüp kaybolan
    Ne istersin benden akşam saatinde?
    Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,
    Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;
    Hatıraların bu uyanma vaktinde
    Sensin hep, sen, esen dallar arasından.

    Ey unutuş! kapat artık pencereni,
    Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
    Çıkmaz artık sular altından o dünya.
    Bir duman yükselir gibidir kederden
    Macerası çoktan bitmiş o şeylerden.
    Amansız gecenle yayıl dört yanıma
    Ey unutuş! kurtar bu gamlardan beni.


    Ahmet Muhip DRANAS
    #3826 barikat | 8 yıl önce
    0şair 
  4. yayımlanan ilk şiiri "bir kadına"dır. şiir "muhip atalay" takma adıyla milli mecmua'da yayımlanmıştır.
    #15903 kesret | 8 yıl önce
    0şair 
  5. "...gönül verdin derlerdi o delikanlıya,
    en sonunda varmışsın bir erzincanlıya..."

    fahriye abla adlı şiirinin bu dizelerinde seçmiş olduğu şehrin seçilme nedeni, hece ölçüsünü ve uyağı tutturmakmış.
    #26870 kesret | 8 yıl önce
    0şair 

  6. 1909 doğumlu ahmet muhip dranas, ilk ve orta okulu 'da, yüksek öğrenimini 'nde yapmıştır. kısa süreliğine ulus gazetesi ve chp genel merkezinde çalışmış, ve başkanlıklarında bulunmuştur.

    sade, akıcı ve temiz dille yazdığı şiirleriyle tanınmasının yanı sıra, başarılı tiyatro eserleri ve çevirileri bulunmaktadır.

    eserlerinden bazıları şunlardır:





    (oyun, 1947)
    (roman çevirisi, 1945)
    (çeviri, 1942)
    #217536 Angel Spy | 4 yıl önce
    0şair