1. kişilerin sosyal durumlarını iyileştirmeyi, onlara insanca bir yaşayış düzeyi sağlamayı, onları sosyal güvenliğe kavuşturmayı kendisine ödev bilen devlettir. bu anlamda sosyal devlet sosyal barışı ve sosyal adaleti sağlamak ve korumak amacıyla, sosyal ve ekonomik hayata aktif müdahaleyi kendisi için bir görev bilir.
    #3709 rory mercury | 8 yıl önce
    0siyaset terimi 

  2. Anayasanın 2. Maddesi "Türkiye için sosyal hukuk devletidir" der.

    Sosyal devlet, en basit şekli ile herkese insan onuruna yaraşır asgarî bir hayat seviyesi sağlamayı amaçlayan bir devlet anlayışı olarak tanımlanabilir.

    Toplumun bedensel ve zihinsel yönden en güçsüz, en bağımlı bireyleri olan çocukları koruması devletin öncelikli görevlerinden değil midir?

    Bunun farkına varan Kocaeli Valiliği 2018 yılında bir proje geliştirmiş ve il sınırları içerisinde uygulamış. Bu projeyi başarılı bulan içişlerinden sorumlu bakan 81 ilde uygulanması konusunda karar almış ve il valiliklerine talimat göndermiş; siz de yapın diye...

    Bakalım mı birlikte şu projeye?

    Valilik 10/01/2018 tarihinde 2018/1 sayılı bir karar yayınlamış. Kararın amacı şöyle:
    "Çocuklarımızın sokağın türlü tehlikelerine maruz kalmalarını engellemek, ruhsal ve bedensel açıdan sömürülmelerinin önüne geçmek, eğitim haklarının engellenmesini önlemek, bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal, toplumsal gelişmesine zararlı olacak biçimde aileleri ya da başka kişiler tarafından ihmal veya istismar edilmelerini önlemek için korunma haklarının uygulamaya konulması ve bu yolla kamu esenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır."

    Hukuki dayanak da göstermişler:
    1-5287 Sayılı Türk Ceza Kanunu 188, 190, 194, 229,232. Maddeleri
    2-5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu 9/ç, 1 l/c, 66. Maddeleri,
    3-4250 Sayılı İspirto Ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu (Bu kanunun 6487 Sayılı Kanunla değiştirilen 6/ 3. Madde ve 7/1 Maddeleri)
    4-5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunun 5. Maddesi
    5-5326 Sayılı Kabahatler Kanunu 32. ve 33. Maddeleri

    Bu karar kapsamında sorumlu kamu kurumlarına bir takım görevler verilmiş. Bunlardan bazılarını ekleyeceğim. Fazlası için valiliğin sitesinden kararı inceleyebilirsiniz.

    -İlköğretim çağındaki çocukların çalıştırılmak yerine, okula devamları sağlanacaktır. Bu hususların gerçekleştirilmesinden, takibinden veli veya vasi sorumlu olacaktır.

    -Sokak, cadde, meydan, gar, otogar, durak, tarihi ve kültürel mekanlar, ibadethane ve müştemilatı, terkedilmiş yapılar, inşaatlar, bankaların ATM'leri, köprü altları gibi yerler barınmak amacıyla kullanılmayacaktır.

    Şimdi en çarpıcı maddeye gelelim.
    - Her türlü kimyevi uyuşturucu veya psikotorop maddelerin kullanım amacı (o amaç ne ola ki?) dışında kullanılmaması, kullanım amacı dışında kullanacak kişilere ya da aracılara satışı yasaktır. 18 yaşından küçük olanlara ise her ne amaçla olursa olsun satışı, muhafazası için verilmeyecek ve taşıttırılmayacaktır. (kastedilen maddeler yeşil reçeteli ilaçlar olsun lütfen!)

    Tedbire konu bu maddeler yukarıdaki hukuki dayanaklarına göre devletin icra makamı olan valiliğin asli görevi değil mi yahu? Bunun nesi proje? Sürdürülebilir proje diye diğer illere duyurmanın manası ne?

    Çocuklarını dilendiren veya çalıştıran ailelere idari para cezası uygulanacakmış. Gel de gülme. Devlet olarak aileleri eğitme, ekonomik durumlarını güçlendirecek politikalar geliştirme idari para cezası uygula. Ailelerin Sosyo ekonomik açıdan güçlenmelerini sağlayan çalışmalar geliştirin de onlara proje diyelim.

    Bu çalışmanın bir diğer uzantısı da kadın sağlığı ile ilgili kadınlara eğitimler vermek. Meme kanseri gibi yaygın hastalıklarla ilgili bilgilendirme ve muayene vs... Bu çalışmayı da valinin eşi yürütmüş. Buram buram reklam kokuyor.

    Sosyal hizmetler denilen kurumlarda yeteri kadar sosyal hizmet uzmanı yok. Sosyal projeler üretecek işin uzmanları işsizken birileri de iş yapıyor.
    #156989 esinti | 6 yıl önce (  6 yıl önce)
    0siyaset terimi 
  3. Bundan yedi ay önce yazmışım bu başlık altında

    içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde kanunda tanımlanan değil uygulamaları ile hissetmemiz gereken önemli bir yönetişim biçimi olduğunu kez daha anlamış olduk.

    İkinci dünya savaşı sonrasındaki yokluk dönemlerine dayanıyor doğuş tarihi. Avrupa ülkeri Savaşın halkın üzerinde yarattığı sıkıntıları sosyal devlet anlayışı ile tolere etmiş.

    Sosyal devlet uygulamaları, devletin vatandaşlarına ebeveyn olması gerektiği ilkesine dayanmaktadır. Bu ne anlama geliyor? vatandaşlarını yaşlılık, işsizlik, kazalar ve "hastalıklarla" ilgili risklerden koruyarak, temel ekonomik güvenlik sağlamakla yükümlü olduğudur. Yani beşikten mezara hayatının hemen hemen her aşamasında bireye destek sağlar. Salgın dolayısı ile işsiz kalanlara "aylık gelirin 5 binin altında ise bankalardan 6 ay geri ödemesiz kredi çekme kolaylığı sağlıyorum" demez. gerektiğinde ihtiyaç sahiplerine doğrudan nakit para aktarmak da temel görevleri arasındadır. Yardım fonlarının kaynağı ise alınan vergilerdir. emeğimizin karşılığından elimize geçmeden çatır çatır kesilen vergiler... Sosyal ve siyasi denge unsuru olan Kamu iktisadi teşebbüslerinin gelirlerine hiç değinmiyorum çünkü nakit akışından haberdar olma şansımız yok. Gerçi özelleştirmeden geriye ne kaldı ise!... Cebimizden çıkan verginin hesabını sorsak yeter.

    Evde kal denilen günlerde kapanan iş yerlerinin ardından işsiz kalan insanlar iş-kur önünde iş başvurusu yapmak için neden bekliyor? Valilerin, kaymakamların doğal başkanı olduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları bu tür durumlar için kurulmadı mı?

    Sosyal devleti sıfırlayanlar sayesinde, "imandan ibana ne ara geldik?" sorusunu sorduran bir yötenim anlayışı ile dünyada tek(!) olmayı başardık. Dünya lideri adını tarihe yine altın harflerle yazdırdı. "Padişahım sen çok yaşaaa!" pardon "reis sen çok yaşaaa!" nidalarını atanlar da her daim en fazla etkilenen olmaya devam edecek.

    18 yıllık ömrü süresince din çalışan devlet işlerinin yürütücüsü hükümet, biyolojiden sınıfta kaldı.
    #175886 esinti | 5 yıl önce
    3siyaset terimi 
  4. bizimkiler yanlış anladı sanırım. son dönemlerde bakıyorum bütün işi sosyal medya üzerinden yürütmeye başlamış devlet büyükleri. tweet atana uçak gönderiyorlar, ilaç buluyorlar, test sonucu açıklıyorlar vs.
    sosyal devlet olacağımıza sosyal medya devleti olduk bir şekilde. (berbat espri..)
    #178805 fly | 5 yıl önce (  5 yıl önce)
    0siyaset terimi 
  5. kapitalist üretimin olduğu toplumlardaki ideal devlet isimlendirmesi diğer bir ismi refah devletidir.
    sosyal devletin çıkışı ve oluşumu sscb'ye dayanır çünkü kocaman bir işçi devletine karşı alınabilecek önlem sosyal devletlerin oluşturulmasıydı çünkü sosyalist bir devrimden korkuluyordu.
    bu yüzden sovyetler birliği çökene kadar türkiye de dahil kendi imkanları dahilinde emekçi halkın öne çıktığı 40 senelik bir refah dönemi olmuştur dünyada.
    fakat sscb çökme sinyalleri verince yavaş yavaş neoliberalizm denen doktrin sosyal devletin yerini almıştır.

    24 ocak kararları, anavatan dönemi ve kemal derviş politikaları bu tasfiyede önemli makaslar olarak düşünülebilir.

    sscb çöktükten sonra hızla kit'ler, kooperatifler tasfiye edilmeye başlanmış, sosyal devletin olmazsa olmazı orta direk gittikçe daha alta fakir denilen halk tabanına indirilmiştir.

    bizim ülkedeki akp'yi dünya siyasetinde bu olgudan daha farklı bir yere konumlandırmak hata olur.
    soros moros vs. hikaye, ülkedeki sosyal devleti ve bağımsızlığı en iyi tasfiye edebilecek parti akp'ydi o da 2021 yılından da anlayacağımız üzere ülkeyi kapı anahtar verilecek şekilde iflas ettirdi.
    #270493 migfer tokmakel | 3 yıl önce (  3 yıl önce)
    0siyaset terimi