1. El ele tutuşma olayı çok güzel bir şey. insanlar el ele tutuştuğunda, adeta içinde ki pozitif enerjiler birbirine geçiyor ve kişi güç, mutluluk, huzur duyuyor. Ayrıca bir başkası tarafından fiziksel temasa maruz kaldığından birey olduğunun ve kendi farkındalığının arttığını bir kez daha anımsıyor...

    Mesela ben bir iş konuşurken, karşımda ki kişinin elini tutmak isterim (kadın ya da erkek farketmez)
    Ya da arkadaşımı bir konuda ikna etmek istiyorsam onun elini tutup da derdimi meramımı daha güzel anlatabilirim ve kendimi iyi hissedirim.

    Ama ne yazık ki bir erkek, bir erkeğe böyle yapsa, ya da sevgili olmadığı bir kadının elinden tutup da bir şeyler anlatsa, karşıda ki kişi ve toplum tarafından yanlış anlaşılır.

    Bu yüzden bu olayı yapamıyorum. Sadece çok samimi olduğum hemcinsim olan erkek arkadaşlarımın omzuna dokunarak anlatabiliyorum bazı şeyleri... karşı cinse o da yapılmıyor... ama ben her iki cinse de sadece iletişim ve duygu açısından kendimi iyi hissettiğim için el ele tutuşmayı isterdim.


    #32478 tmm | 8 yıl önce
    0davranış 
  2. birleşme hissinin insana ilk ve en çok yaşatan şey belki de. sarılmaktan birbirine seni seviyorum demekten öte. çünkü bunlarda insan birbirine bakar, o an kendileri ile ilgilidir. el ele tutuşup yürümekte, yola karşı bir birleşmişlik var, yarattığı yakınlık hissi bu yüzden sadece dokunmakla ilgili değil.
    #79847 passageoflord | 7 yıl önce
    0davranış 
  3. birbirini seven iki kişinin birleşme halinin zannımca en güzellerinden biridir.

    bende yarattığı dayanışma hissi bambaşka bir şey. kalabalıklar arasında el ele tutuşan sevgililer gördüğümde "kalabalığa karşı direniyorlar, birbirlerini bulmuşlar ve direniyorlar" hissi oluşuyor.
    tüm kötülüklere karşı aşklarını savunmanın en basit göstergesi el ele tutuşmak. sarılmak daha çok bir vedalaşma iken el ele tutuşmak "size karşı biz biriz, direniyoruz" söyleminin temsili olmuştur.

    sonuç olarak el ele tutuşmak gerçekten iyi hissettiriyor, güzel bir şey. elinizi tutacak insanlarla birleşin..
    #277179 yavuzthehun | 3 yıl önce
    0davranış 

  4. yavuz'un her satırına katılıyorum.

    bunların üzerine;
    bu iki kişi daha sonra bireysel direnişlerindeki "yalnız değiliz" mesajını, "önümüze gelene yüz tekme" şarkısı eşliğinde haykırırcasına hayatlarına devam ederken, bir gün aralarına bir küçük el katılır.

    ilk başlarda o çok minik el, farkında olmadığı, sizin yakalayıp tutmanız gereken, her şeyden habersiz minik bir uzuvdur. ancak daha sonraları, büyüdükçe, resmen konuşan bir canlıya dönüşür.

    bir köpek gördüğünde, hoşlanmadığı bir insan gördüğünde, ya da devasa bir yolda arabalara bakarken size sıkı sıkı tutunur.
    resmen size "beni bırakma" der ve siz de onun elini kavrarken içinizden "hepsinin ben anasını..." diye başlayan sinkaflı bir küfürle "merak etme sen canım benim" dersiniz. o el sizi duyar.
    eller konuşur, anlaştıkça birbirlerini sıkar.

    bunun en muhteşemi ise, o minik elin ortada olduğu üçlü el ele tekniğidir ki, enerjisi göğüsten beyne gider.
    el ele tutuşmak, bir insana yalnız olmadığını en çok hissettiren eylemdir.
    ben de herkese elini tutabileceği bir insan diliyorum.
    #277190 la campanella | 3 yıl önce
    0davranış 
  5. bir insanın bir insana ilk yakınlaşma denemesi eylemidir. iki taraftan biri bu duruma karşı çıkmıyor ve suratında şapşal bir anti depresan gülümsemesi beliriyorsa, yürü, yol açık devam et.

    el ele tutuşmalar zaman içinde evrilir. iki tarafın parmaklarının birbirinin parmak aralarına sokulması suretiyle kenetlenme hali alır, samimiyetin ilerlediğinin de bir işaretidir.

    durduk yere el tutmak vardır bir de. araba kullanırken o sürsün ya da siz direksiyonda olun fark etmez, bir eliniz onda olsun istersiniz hep. benim gibi temas manyağı adamlar için hoş bir hazdır dokunmak ve dokunulmak, el ele tutuşmak da bunun pek tabi start noktasıdır.

    sonra araya bir gün üçüncü bir el girer. siz farkında değilsinizdir, sizinle aynı eli tutmuyordur çünkü. boştaki diğer elin de bir sahibi olduğunu öğrenmeniz ne denli uzun sürerse, o kadar zor olur hazmetmesi.

    acaba ben tutuyorum bırakmıyorum diye, hareket etmesini kısıtlıyor muyum, acaba avuç içi terler mi, afakanlar basar mı sıcaktan diye tutmaya kıyamadığınız, öpe öpe bir hâl olduğunuz o elin sizde öylesine duruyor olduğunu fark ettiğinizde, değil ele ele tutuşmak, tekrar o uzvu görmek dahi istemiyorsunuz.

    yalnızca sizinkinin ona, onunkinin de size ait olduğu eller diliyorum herkese.


    -- spoiler --


    birleşiminizden meydana gelecek o mükemmel varlık için bi zahmet paylaşırsınız canım siz de. yani.

    söyletmeyin abicim işte :)


    -- spoiler --

    #277191 mangetsu | 3 yıl önce (  3 yıl önce)
    2davranış