1. 1
    gal gadot'un oynayacağı film için yeni trailer düşmüş durumda.
    şaşırtıcı şekilde umut verici bir trailer film adına. şaşırtıcı diyorum çünkü dc tarafında bir güvensizlik söz konusu artık bende. dc'nin son işi suicide squad hayal kırıklığıydı, ki artık esamesi bile okunmuyor, umarım bu seferde ellerine yüzlerine bulaştırmazlar.
    film 2017 ortasında geliyor.
    #3491 bhzxlkdt | 2 yıl önce
     
  2. 2
    trailer kesinlikle 10 numara. haziran'da gelecekmiş, beklemekteyiz.
    #30487 morgase | 2 yıl önce
     
  3. 3
    imax'te gösterime girmediği için 3D salonda izlemek zorunda kaldığım ve 3d mevzuuna iyice gıcık olduğum filmdir.

    izlemeyenler için önemli uyarı: lütfen 2d salonlara/klasik düz perdeki salonlardan izleyin!!!

    filmdeki yorumlarıma geçmeden spoiler ibaresi bırakıyorum


    -- spoiler --


    -gal gadot : of ki ne offf... amman sabahlar olmasın.

    -themyscira : amazonların gizli şehri muazzam güzellikle olmuş. akdenizde gizli bir yunan adası. bir orijin hikayesi olarak diana'nın küçüklüğü ve eğitim dönemleri çok güzel aktarılmış. sadece buraya ilişkin uzunca bir film bile çıkarmış.

    -dinana'nın dış dünya hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadan orta çıkması ve yaşadığı adaptasyon problemleri güzel aktarılmış. kıyafet seçim sekansı veya sürekli ares'i bulmak içni savaşa gitme isteği; savaşı tek bir yerde oluyor zannetmesi ve toplum dinamikleri hakkında zerre fikri olmaması vs. güzel detaylarla aktarılmış.

    -olayın birinci dünya savaşı sırasında yaşanması güzel bir detay aslında. çünkü genel olarak dinana insanın iyi olduğuna, ares yüzünden insanların savaşa sürüklendiğine inanmakta. birinci dünya savaşı sırasında ares -filmde gösterdiğine göre- ölüyor ve savaş bitiyor; ancak bir süre sonra ikinci dünya savaşının patlak vermesi, diana'nın batman v superman sırasında söylediği "uzun zaman önce insanlığa yardım etmek istedim; ancak sonradan kendimi geri çektim" minvalindeki laflarını destekler durumda. ares ile işin bitmediğini; dahası insanların ares'in dediği gibi kötülüğü içinde barındırdığını gören diana, inzivaya çekilkip insanlardan uzaklaşacak.

    -diana'nın kendini ilk ortaya koyduğu yerde (merdivenden çıkıp da battal gazi & matrix kıvamında yürüdüğü, bombaya tokat attığı yer) biraz daha aktif olmasını beklerdim. resmen diğerlerine tanklık yapıp aggro çekti üzerine. vur bileklikleri birbirine salla ortalığı, ne bekliyon öyle?

    -aşık olduğu herifle seviştiğini de gösterselermiş iyi olurmuş.

    -ares'in gökyüzünden düşer düşmez bıyıklı ve çelimsiz bir ingiliz olarak görünmesi saçmalığın en büyüğüydü. öyle savaş tanrısı mı olur amk.

    -son savaş sırasında ares'in zırhının etraftaki hurdalardan oluşması da bana tırt geldi. koskoca savaş tanrısı lan bu, gücüyle silahlar yaratan, büyüsüyle koyup geçiren adam. zırhı da gücü sayesinde gelse ya adam gibi. ne o öyle tankerden zırh yapıyor kendine.

    -ares'le savaşı sırasında bvs'dekinden daha güçlü gösterilmiş. ares'i bu kadar kolay alt eden doomsday'i zıplatırdı halbuki.

    -filmde kullanılan müziklere laf edeni vururum.

    -filmin genelindeki renk paleti ve cgi'ın kalitesi çok iyiydi. özellikle renk sıcaklıkları ve palet uyumu hoşuma gitti.


    -- spoiler --


    film ilk çıktıktan sonra bir galeyana gelme durumu oldu, filmi yere göğe sığdıramadılar. bunun genel bir sürü psikolojisi olduğuna inanıyorum açıkçası. yine de bvs'den daha iyi bir film olmuş.

    puanım: 7,5/10
    #44498 the ancient one | 2 yıl önce
     
  4. 4
    İsrail ordusunda görev yapmışlığı olan gal gadot yüzünden lübnan'da yasaklanan film.
     
  5. 5
    çok istememe rağmen sinemada izleyemeyince, malum ortamlara düşünce, vakit kaybetmeden izlemek için başına oturdum. hem dc'nin en iyi işi diyerek bolca yaygarasının yapılmasından, hem de evrene olan ilgimden dolayı da ağzımın suyu akacak beklentisiyle geçtim ekranın başına; lakin pek de beklediğim gibi olmadı. her ne kadar bol eleştiri alsa da, zack snyder'ın man of steel ve bvs filmlerinin, fersah fersah önünde yer aldığını düşünmüyorum; gerçi haksızlık etmeyeyim, man of steel'den daha kolay izlenebilir bir film. filmin en büyük avantajı bolca eleştirilen dc ciddiyetinden sıyrılmış olması ve bunu yaparken de suicide squad gibi bunu yapmacık ve sonradan, aceleyle gelen dokunuşlarla yapmıyor olması. ayrıca ben kendi adıma film üzerinde çokça çalışıldığını düşündüm izlerken, yönetmen başarısı ve tarzı açıkça belli oluyor.

    film, temponun düştüğü anlarda biraz sıktı ama hem cennet adasında geçen sahneler, hem de diana'nın siperlerin arkasından savaş sahnesine ilk kez çıktığı sahneler (ki burada biraz battle of bulge esinlenmesi mi vardı ne?) oldukça başarılıydı. o müthiş tema müziğini ilk kez bu savaş sahnelerinde bekledim ama biraz geç geldi; bu arada filmin müzikleri harika. açıkça belirtmeliyim ki, ana villain'in gizli saklı işler çevirip son ana kadar kendisini açık etmemesi de suicide squad'daki fiyaskodan sonra lokum gibi geldi.

    film, uzun olmasına rağmen diana'nın çocukluğundan yetişkinliğine geçtiği ana kadar geçen süreci oldukça iyi yansıttığı için bütünü ele alındığında akıcılık problemi yaşatmıyor; sadece yukarıda da belirttiğim üzere bu geçişler sırasında temponun düşmesiyle aksiyon beklentisine sokup biraz sıkıyor. aslında sürenin yontularak kısaltılmasıyla diana'nın cennet adasında geçirdiği zamandan, adadan çıkışıyla başlayacak bir yol hikayesine kadar iki belki üç filme bölünebilecek kadar iyi bir hikayeye sahip, ancak daha öncede belirttiğim gibi üzerinde çalışıldığı belli ve film iki - üç film yaratabilecek bu parçalara rağmen oldukça derli toplu. yönetmenlik başarısından kast ettiğim de buydu aslında yukarıda.

    fimdeki görsel efektler arada rahatsız etti beni, fazlaca belli oluyordu savaş sahnelerindeki atlama zıplamaların yapaylığı. daha önce ne man of steel'de ne de bvs'de bu kadar rahatsız etmemişti. arada bir gal gadot'un dublörlerini seçebildiğimi düşündüm, burada da bir sıkıntı vardı sanki. lakin, görsel olarak diyebilirim ki film sinema perdesine yakışacak bir görüş açısına ve harika bir renk paletine sahip. arada bir, ancak savaşın ciddiyetini düşününce acaba daha ciddi bir film olsaydı ne olurdu diye düşünmedim de değil. günün birinde, aynı hikayenin dc'nin o çokça şikayet edilen ciddiyeti ile çekilmiş olmasını ne çok isterdim bu film için...

    gal gadot aksanı dışında sıkıntısız, bvs'de de gördüğüm gibi wonder woman olmuş. biraz cılız kalmasının, vücut diline yansıyan çarpıklıklarına
    rağmen izlenebilirliğe etki etmedi. chris pine, filmden önce aurası yetmeyecek diye düşünmeme rağmen gal gadot'tan daha parlak,
    -- spoiler --


    ancak bu aura problemi elbetteki son sahnelerde ares için geçerli bir hal alıyor. david thewlis, gerçekten inandırıcılk problemi yaşatıyor cılız görüntüsüyle bir tanrı için. ludendorf ise tam tersi, danny huston kötü adam karizmasıyla ekranı doldurmuş durumda. hikaye itibarıyla, filmdeki en önemli karakterlerin gözden çıkarılabilir olması da, ayrı bir detay. bu tip bir yapım için ilk aklıma gelen rogue one'da da karşımıza çıkan bu durum, bana kalırsa filmin dramatik havasına da pozitif bir etki yapıyor. lakin bu koz çok da "güçlü" kullanılamamış.


    -- spoiler --



    bağlamak gerekirse, cennet adasında geçen parlak sahneleri (bolca kralın dönüşü geldi aklıma cennet adasındaki sahnelerde) ve diana'nın dünyaya yolculuğu ayrı bir hikaye, birinci dünya savaşının ele alındığı ve diana'nın savaş sahnesine indiği sahneler ayrı bir hikaye olarak ele alınabilecekken oldukça güzel bağlanmış ve son derece derli toplu bir film olmuş wonder woman. belirttiğim gibi, hikayenin birinci dünya savaşı ile ilgili kısımları daha karanlık bir atmosfere bile sahip olabilirmiş farklı bir filmde. ancak film, bütünü ele alındığında yönetmen başarısıyla ve derli toplu duruşuyla izleyenine göz kırpıyor, benim için bvs'nin önüne geçebilecek bir film değil ama, üzerinde doğru düzgün çalışıldığında (veya çalışılmasına izin verildiğinde) ortaya ne çıkacağını göstermesi açısından dc adına ilerisi için umut verici.

    son bir not olarak; film kesinlikle televizyon için değil, sinema perdesi için yaratılmış olduğunu her sahnesinde buram buram hissettirdi...
    #55265 bhzxlkdt | 1 yıl önce - düzeltme: 1 yıl önce
     
  6. 6
    hak ettiğinden çok daha fazla rating sahibi film.

    dc için bir gelişme ama şu karakterleri marvel'e verselerdi, neler olurdu tahmin edemiyorum bile.

    bu arada ares arkadaşlar? zeus'un oğlu ares... emekli albay kılıklı bir amca mı? yapmayın.
    #55266 larden loughness | 1 yıl önce
     
  7. 7
    ilginçtir, film 2017 yaz sezonunun amerika'da en çok iş yapan süper kahraman filmi olmuş; Guardians of the Galaxy 2 ve Spider-Man: Homecoming'i sollamış gişe gelirinde, ki bu senenin en iyi gişe hasılatı elde eden ikinci filmi durumunda amerika'da. her iki filme göre, ikinci haftasındaki seyirci kaybı da daha az. dünya çapında gişe geliri de, Guardians of the Galaxy 2'den sonra geliyor. bu açıdan bakılınca, bütçesinin de her iki filme nazaran çok daha az olduğu göz önünde bulundurulacak olursa, dc'nin yüzünü baya güldürdüğünü söyleyebiliriz.
    #55461 bhzxlkdt | 1 yıl önce - düzeltme: 1 yıl önce
     
  8. 8
    kariyerinde monster'dan başka hiçbir dişe dokunur yönetmenlik tecrübesi olmayan patty jenkins'in canım hikayeyi bok ettiği filmdir. bütçesi yaklaşık 150 milyon dolar, gişesi şu an için (halen vizyonda olduğu ülkeler var sanırım) 400 milyon doları aşmış. ama cidden bok gibi film olmuş.

    larden'in devasa spoiler'ını yemiştim ben filmi izlemeyi ertelerken. "kadın mıydı, erkek miydi?" diye düşünürken, filmin içinde kayboldum ve unuttum zaten. bunun nedeni senaryonun aman aman olması, izleyiciyi yerden yere vurması falan değil; aksiyon sahnelerini bombok yapmaları. hayatımda belki de ilk kez aksiyon sahnelerindeki hataları durdurup durdurup bulmaya çalıştım. 12 tanesini de not aldım. izleme zevkim de heder oldu bu arada tabii.

    gırla eleştirim var filmle ilgili çünkü çok bekledim ben wonder woman'ı sinemada izlemeyi. 2 yıl önce söylentiler çıktığında "n'olur zack snyder çeksin, gerekirse sucker punch gibi bilgisayar efektine boğulalım ama senaryosu güzel olsun" diye iç geçiriyordum. snyder gene senaryonun belli kısımlarında ve yapımcı koltuğunda var ama patty jenkins kim arkadaş, kim? kariyeri adamakıllı tek bir filmden oluşan, birkaç dizi bölümü çekmiş bir yönetmenin eline böyle güzel ve henüz el değmemiş bir senaryo gönül rahatlığı içinde nasıl bırakılabilir? 2 yıl sonraki devam filmini de o yönetecekmiş. izlersem, diana'nın halatıyla asın beni tavana.

    yazdıkça yazasım geliyor ama yarın iş var, yatmam lazım. kısaca artı/eksilerini yazayım ve sinirle gidip yatayım.

    + diyalogları mükemmel. kim yazdıysa replikleri, bütün her yerinden öpmek lazım. sahne derinliği ve yoğunluğunu (ve böylelikle de gözyaşı pınarlarını harekete geçirmeyi) gerçeğe dönüştürebilmiş.

    + diana rolü için oyunculuk olarak değilse bile, fiziksel görünüm olarak bulunabilecek en iyi aktris gal gadot'ymuş. oyuncu kadrosunu düzenleyen (buna gavurlar "cast manager" diyor) kimse, onun da her yeri öpülmeli.

    + themyscira betimlemeleri, hippolyta ve antiope rolleri (zaten antiope'yi robin wright oynamış. kötü bir oyunculuğunu hatırlamıyorum ben kendisini izlediğim filmlerinde) çizgi romana çok benzemiş. belki de bunları çizgi roman ya da çizgi film hayranlarını filmin içinde tutmak için yapmış olabilirler. amaçları kötü ya da iyi fark etmeksizin, oldukça başarılı bir iş çıkarmışlar.

    zurnanın bok dediği yerler:

    - senaryosu değil dc'nin, izlediğim hiçbir çizgi roman uyarlamasının olamayacağı kadar kötü. ryan reynoldslu green lantern'ın bile bundan kötü senaryosu yoktu, oyunculukları ve bilgisayar destekli efektleri berbattı sadece. spoiler değil bundan sonra yazacaklarım, filmin ilk 15 dakikasında çözeceğiniz bir şey: diana'nın almanlarla karşı karşıya gelmesi çizgi romanın (justice league) bilmem kaçıncı sayısında var. çizgi filminde (justice league: the animated series) ise 3. sezondan sonra böyle olaylar var. sen madem girişi bruce wayne'la ve justice league'la alakalı yapıyorsun, o zaman buna uygun bir senaryoda ilerlemen gerekmez mi? "yok, ben hem justice league filmi için gaza getireyim milleti hem de wonder woman'ın kendi çizgi romanına uygun hikayesini anlatayım" dersen, bunun adı fahiş hata olur patty jenkins hanım. belki de benim mantığım yanlıştır, bilmiyorum. o açılış sahnesinden sonra bunu hak etmedim ben izleyici olarak.

    - oyunculuklar çok çok kötü. gal gadot hareketsiz durup repliklerini okusa, daha etkili olurdu. hadi chris pine "captain kirk" olarak kredisi olan bir aktör; bundan sonra da o kredi pek azalmayacak gibi görünüyor. ama oyuncu kadrosunu ayarlayan ekip olarak siz gal gadot'yu aslanlara yem etmişsiniz. batman v superman: dawn of justice'taki küçücük rolüyle boş yere gaza gelmişiz. bu beklentiyi böyle berbat oyunculuklarla taçlandırmak(!) gerçekten büyük hayal kırıklığı.

    - bilgisayar destekli efektler fena halde sırıtıyor. tamam, diana'yı uçuramıyorsunuz, kilisenin tepesine atlarken gerçekçi oran-orantıyı kuramıyorsunuz diyeyim. yapmayın o zaman! kilise çanını parçaladığında gaza gelmiyoruz; aksine, birkaç sahne önce oraya atlarkenki görsel uyumsuzluklara kafayı takıyoruz. yahu, the incredible hulk'ta bunların ağa babaları vardı. edward norton ve az biraz liv tyler olmasaydı, izlenmeyecekti bile o film. bütçesini bile çıkaramadı hatta bu şartlarda. hiç mi ders almadınız? hiç mi dönüp de "eskiden bu alanda yapılan hatalar nelerdi?" diye araştırmadınız? ben neden araştırdım o zaman? bir tek ben mi kerizim?

    - yan karakterler hem çok sığ hem de konuyla uzaktan yakından alakaları yokmuş da, bir anda konuya dahil olmuşlar gibi. themyscira kısmı hariç, diğer bütün mekanlardaki yan karakterler sit-com'dan fırlamış gibi. rolüne uygun bir tanecik aktör bulamadınız mı mesela david thewlis yerine? ya da eugene brave rock yerine? "tipi senaryodaki aktöre uyuyor, ucuza oynayacaksa çağırın gelsin" mi dediniz? böyle çizgi roman uyarlamalarında başrollerden daha çok yan karakterler önemlidir. ben bunu ortadoğu bataklığındaki bir ülkede, elime geçirebildiklerimi okuyarak, izleyerek öğrenmişken, 150 milyon dolar harcanmış bir filmdeki karar vericiler mi bilemiyor? sinirlenmekten çok, üzülüyorum. bunları gördükten sonra, "recep ivedik gibi garabetlere çok yükleniyoruz sanırım" diye düşünüyorum ciddi ciddi.

    daha çok var eksi hanesine yazılması gereken (kıyafetler, diana'nın hemen hemen her kesilmiş sahneden sonra değişen makyajı, themyscira'da geçen mantıksızlıklar) ama vaktim yok benim şu anda bunları yazmaya. hoş, vaktim olsa da yazsam neye yarayacak? yarın sabahtan kapım çalınıp "lake sen misin? yazdıklarını okuduk. eleştirilerinde haklısın. gel, bunları neden böyle yaptık; anlatalım sana" diyecekler sanki. "çizgi romanlarda yaşıyor bazıları" halâ. evet.

    izlemeyin. wonder woman'ı çok merak ediyorsanız, justice league'in çizgi filmini izleyin. gırla sezon, 100'lerce bölüm. çerez gibi izlersiniz eğer merakınız varsa. ama n'olur şunu izlemeyin. patty jenkins kim arkadaş ya? tamam tamam, sakinleştim. izlemeyin.
    #56609 lake of the hell | 1 yıl önce
     
  9. 9
    şu an izlemekte olduğum film.
    gal gadot olmuş bence.
    #56700 morgase | 1 yıl önce
     
  10. 10
    gal gadot'un bacakları ve geri kalanı dışında hiç bir sike benzemeyen film. bu "adı ilerici film olsun da, taş koysak izlerler" zihniyeti ne ekmek yedi be son yıllarda. "ilerici" dediğim de bildiğimiz poster pozları. kadın kahraman koy, yeter. yoksa öyle savaş ekonomisi, emperyalizm falan desen düz çizgi çekecek ebleklerden dinliyoruz 'ilericilik'i.

    lan uzatmayayım diyorum da "kötü güçlerin zehirlediği kötü almanlara karşı garibanın dostu ve koruyucusu ingiltere saflarında savaşarak" savaş karşıtlığı mı yapılır. erlik tez elden belanızı versin. bir de beğenen beğenene...
    #92111 son kurtadam | 7 ay önce - düzeltme: 7 ay önce