gavurların "wow" efekti dedikleri bir tepki var. ilk kez karşılaştığınız bir durum karşısında, bazen türkün ağzından dökülen "oha" nidasıyla aynı.
bu tepkiyi verdiğiniz ilk anlar, bazen gerçekten unutulmaz oluyor. aynı benim death metal ile ilk karşılaşmam gibi. bundan yıllar önce, internetin i'sinin bile olmadığı zamanlarda, müzik bilgisinin kasetlerden dinlenip, en fazla laneth'le pekiştirildiği, abilerden öğrenildiği yıllar. bırakın death metal tabirini, heavy metal 'in böyle alt türleri olduğundan bihaber geçen yıllar. işte böyle böyle geçen günlerden birisinde, söz konusu abilerimizden birisinin "gel bak ne dinleteceğim sana" diyerek bu naif bünyeyi kandırdığı sıcak bir yaz gecesi, mavi renkli ford taunus'un içinde kasetçalara konulan bir çekme kaset... önce sakin sakin başlayan gitarlar, davullar, müzik... ve ardından brutal vokal ile ilk tanışma anı. hayatı boyunca brutal vokal duymamış, varlığından bihaber bu minik kulakların sahibinin verdiği o "oha lan bu ne" tepkisi.
death metal ile ilk tanışmam, sıcak bir yaz gecesi, karanlık bir sokakta, eniştenin mavi ford taunus'u içinde dinlediğim obituary, cause of death ile olmuştu. hayatımın en büyük şoklarından birisini yaşamış, vokalin şekline bir türlü akıl sır erdirememiştim. neden, neden böyleydi vokal? almamıştı kafam. sonraları alışmıştım tabi, dinler bile olmuştum kısa bir süre sonra.