portekizli bir soyluyla evli olduğundan ve portekiz aristokrasisinden olduğundan planını ilk olarak portekiz kralı ii. joao'a anlatmış olan kaşif.
joao tabii hemen balıklama atlamamıştır bu teklife. o dönemde portekizli matematikçiler, müslümanlardan öğrendikleri trigonometri yardımıyla dünyanın çevresini hesaplamışlardır. haliyle matematikçiler kolomb'un verdiği rakamların kendi hesaplarıyla uyuşmadığını görünce krala durumu anlatmışlardır. bir de bartolomeu dias, ümit burnu rotası üzerinden hindistan'a ulaşmanın bir yolunu bulunca joao'ı ikna yolları kapanmıştır.
kolomb daha sonra şansını "la catolica" unvanlı ispanya kraliçesi i. isabel üzerinde denemek ister. isabel de joao gibi matematikçilere konuyu iletir. ispanyol matematikçiler de hesapların uyuşmadığını fark ederler. ama yine de yolculuğun sadece maddi açılardan imkansız olduğunu, yeterli sürede yolculuk yapıldığı takdirde kolomb'un asya'ya ulaşabilmesinin mümkün olduğunu da söylerler. bu maddi külfet de, kolomb'un yanına alacağı her denizci için 1 yıllık peşin maaş demektir. o dönem için gerçekten de büyük bir maddi külfet. hele ki bir de %98 başarısız olunacağı düşünülen bir proje için alınan çok büyük bir risk.
haliyle ispanya sarayı da kolomb'a "biz size haber vereceğiz" deyip gönderirler. kolomb da beklerken osmanlı da dahil olmak üzere her yere mektuplar yazar "belki projeme sponsor olurlar" diye ama olumlu cevap gelmez kendisine.
iberya'daki son müslüman şehri gırnata (granada) düşünce ispanya sarayı kolomb'un projesine sıcak bakmaya başlar ve kolomb'u umutsuz bir yolculuğa gönderirler.
1-2 isyana rağmen (kolomb'un hesapları hakikaten hatalı olduğundan yolculuk kolomb'un öngördüğünden de uzun sürmüştür) kolomb en sonunda hindistan zannettiği hispanyola kıyılarına ulaşır. burayı hindistan zannettiği için arapça tercümanlarıyla birlikte gemiden iner. ama bir bakar ki, burada yerli halk arap değildir (o zamanlar hnidistan ticaretini araplar yönetiyormuş. hindistan limanlarına araplar hakim olduğundan tüccarlar da arapça kullanırlarmış hindistan'da.).
ama buna rağmen kolomb, ispanya'ya dönünce "marco polo'nun anlattığı asya topraklarına ispanya adına el koydum" şeklinde bir yayın hazırlar. bu sebeple de amerika kıtasına kendi ismi değil de, amerigo vespucci'nin ismi verilmiştir sonradan.
amerika'nın kaşifi olarak anılsa da, amerika içlerine pek ilerlememiş kendisi nedense. kıyıdan kıyıdan dolaşmış hep.
kano, hamak gibi kelimeler kendisinin amerikan yerlilerinin dili üzerine yaptığı çalışmalar sayesinde avrupa dillerine girmiştir.