1. müsamaha, tahammül, tesamuh, katlanma, görmezden gelme veya göz yumma, başkalarını eylem ve yargılarında serbest bırakma, kendi görüşümüze ve çoğunluğun görüş biçimine aykırı düşen görüşlere sabırla, hem de yan tutmadan katlanmadır.
    #3199 ruzgar gibi gecti | 8 yıl önce
    0kavram 
  2. çoğumuzun yitirdiği.. anlayış..
    sevdiğimiz bir şarkı bir başkası tarafından beğenilmediğinde bile tahammülsüzlük gösterebiliyoruz, ne fena. beğenmeyeni akıl yoksunu, cahil, kültürsüz, zevksiz.. vs diye yaftalayıveriyoruz. dünyanın en zevkli, en zeki, en kültürlü insanı biziz çünkü. nasıl olur da benim beğendiğim şarkıyı beğenmez, pis be, git
    #32336 morgase | 8 yıl önce
    0kavram 
  3. çok güzel bir şey gibi geliyor kulağa. bendeki izlenimi ise pek hoş değil. içten içe gizli bir kibir içeriyor. ben kim oluyorum da kimi, neyi hoş görüyorum. olanı olduğu gibi kabullenmek daha iyi.
    #79201 laedri | 7 yıl önce
    0kavram 
  4. Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

    Örnek kullanım: Pek az kimseye göstermiş olduğu bir hoşgörüden yararlandım. (A. Ş. Hisar)
    #138722 tdk | 6 yıl önce
    0kavram