bir dönem harun yahya çıkışlı evrim temalı belgeseller vardı tv lerde gösterilen. materyalizm aşağı materyalizm yukarı, biyolojiden bahsetmezler materyalizme ne kadar da gıcık olduklarını anlatır dururlardı.
metafizikçiler materyalizmden nefret eder. kendilerini yok sayan bir anlayışa nefret duymaları doğal diyeceğim ama değil aslında. çünkü materyalizmin laboratuvarı, ölçebildiği alanı genişlettikçe bu alandan idealizmi de inanışları da çıkarıyor. materyalizm metafizik için saygı duyulup alt edilebilen bir şey olamıyor. çünkü materyalizm zaten denklemlerinin geçerli olduğu alanda etkin ve bunu giderek genişletiyor. o genişlettikçe metafizik ya kaçıyor ya da kaypaklaşıyor. materyalist değilim, ama materyalizmin genişlemesini düşünün. kelebek etkisi yaklaşımı, bize insanın ve doğanın bütün hareketlerinin tahmin edilebilir olduğunu söylemiyor mu ? soğuk ve tatsız bir şey ama etkili.
democritus (ya da demokritos) tarafından evreni anlamak için modellenmiş düşünce sistemi. canlı-cansız ayırt etmeksizin, bütün varlıkların maddi bir etkileşim sonucu var olduğunu, tek gerçeğin bu fiziksel madde olabileceğini (kısaca töz) anlatır ve temeline "fiziksel yapı"yı monte eder.
materyalizm söz konusu olduğunda, varlık nedenini araştıran insancıkların kafalarını çok da yormamaları gerektiğini savunduğunu anlarım hep. sanki, mahalle abisinin kendisine doğru gelen topa gelişine vurmadan önce ağzından dökülen "aşk meşk boş işler olm, her şey parada bitiyor" cümlesi gibi... kapitalizmin aslında materyalizmin varabileceği en yüksek nokta olduğunu savunanlar olduğu gibi, diyalektik materyalizmi "tek gerçek ilke" olarak benimseyenler de mevcut.
düşünce akımları hakkında bilgili birisi başlığı iyice dolduracaktır, benden şimdilik bu kadar.