Francisco Sanchez Gomez. 2014 yılında kalp krizi sonrası müdahalelere rağmen kurtarılamayıp ölmüştür.
1979 yılında john mclaughlin ve larry coryell ile çıktıkları turnede büyük başarılar elde ettiler, 2 sene sonra Larry Coryell gruptan ayrıldıktan sonra gruba al di meola dahil olmuştur ve daha efsane bir hal almışlardır. bu üçlünün kayıtları halen flamenko ve gitar severler için çok kıymetlidir.
Bir mediterranean Sundance vardır ki dinle dinle doyulmaz
çingene kökenlidir. kendisini bildi bileli gitar çalarmış. avrupa'da çingenelerde böyle bir kültür var. genelde belli aileler oluyor çingene köylerinde, müzik açısından aşmış insanlar yetiştiriyorlar. paco de lucia o ailelerden birine doğmuş. tıpkı django reinhardt gibi. django, paco de lucia gibi insanları dünya tanıdı ancak bu adamların daha ne yeğenleri, kuzenleri, torunları, büyük torunları var; korkunç derecede başarılı müzisyen olup hiç kimse tarafından bilinmeyen. paco'nun yeğeni böyle biri mesela. django'nun soyadını taşıyan ve onla aynı soydan gelen lulo reinhardt diye biri var, izlerken zevkten dört köşe oluyorum fakat dünya çapında tanıyanı yok resmen. konudan epey saptım ancak bence çingene arkaplanına açıklama getirmek şarttı. ispanya'da gitanos derler bu çingenelere (andalusian romani).
flamenko icra etmesi aşırı zor bir tarzdır. bu adamın yaptığı iş ise, virtüozitenin de ilerisini gerektirir (müzikal iq). az çok gitar çalarım, hatta fingerstyle falan da çalarım ki genelde insanlar tarafından zor görülür fingerstyle çalmak, çünkü çok şeyi aynı anda yapıyorsunuz. flamenko çalmaya cüret bile edemem ben. bu öyle bir tür ki, kendi içindeki standart şarkıları düzgün bir şekilde ritim kaçırmadan temiz bir şekilde çalmak seneler alıyor. on binlerce saat pratik istiyor. bu sadece minimum seviyeye gelmek için gereken şey. benim aklım almıyor izlerken yaptıkları şeyleri. mesela paco de lucia baş parmağını kullanırken şok oluyorum. baş parmağıyla neredeyse 16'lık notaları çalıyor yahu. eh, gelmişken, öyle nota falan dedim de kendisi ne çaldığı akorların isimlerini bilirdi, ne hangi gamı çaldığını bilirdi, ne hangi tonda çaldığını bilirdi, ne de müzik okumayı bilirdi. youtube'da bulabilirsiniz, kendisi kuruyor bu cümleleri.
kendisine ait en sevdiğim konser kaydından bir parça bırakarak sonlandırıyorum, yanındakilerden biri yeğeni öbürü juan manuel canizares:
(link: www.youtube.com/... : zyryab)
Herhangi bir enstrümanı en iyi çalmış homo sapienstir. Aklınıza Paganini'den Mozart'ı, Eddie Valen Halen'dan Yo yo ma'yı, Kazuhito Yamashita'dan Al di meola'yı getirin hiç biri kendi enstrümanına Paco'nun flamenko gitara hakim olduğu kadar hakim olamamıştır bu yüzden gelmiş geçmiş en büyük enstrümantalisttir. Asla da daha büyük enstrümantalist gelmeyecektir buna çok eminim. Bu adamın kas, iskelet sistemi neredeyse insanın bir üst modeline işaret eder. Serçe parmağıyla küp şeker parçalayabildiği söylenir. Picadoları malmsteen'in shredding'inden hızlıdır. İnanılmaz zor akor geçişlerini çocuk oyuncağıymış gibi gösterir. Mesela 4 parmak kullanılan bir akor var çok alakasız bir yerdeki diğer 4 parmaklı akora yarım saniyede hiçbir şey yokmuş gibi atlar ve hepsine de net basar. neredeyse asla nota kaçırmaz ki telli enstrümanlarda hele ki hızlı çalıyorsanız bu kaçınılmazdır. asla takılmaz o picadoları yaparken dahi.